ordu-logo
Son Dakika
06 Aralık 2016 Salı
Layout 1Layout 1

“Bize gülenler arkamızdan geldi…”

15 Kasım 2016 Salı, 10:47
ahmet-aydin-ilk-kivi-2

İşte ilk kivinin 20 yıl önce başlayan hikayesi
Ordu’da ilk kivi 20 yıl önce Ahmet – Adile Aydın çifti tarafından Turnasuyu Vadisi’nde yer alan Emen Mahallesi’ndeki oldukça mütevazi ve eğimli bir arazide dikildi. Üstelik bugün 80 yaşında olan Ahmet Aydın o zaman 60 yaşındaydı. Eşi Adile Aydın ise 45. Onlarla ilk kivinin hikayesini hayatlarına nasıl bir katkı yaptığını çevrenin tepkisini konuştuk. Tarihe not olarak düşülebilecek ilginç cevaplar aldık. İşte o röportaj:
“Kivi ipek böceği ve çaydan sonra geldi
-İlk kivi nasıl başladı, nasıl karar verdiniz bu bilinmeyen ürünü yetiştirmeye?
Ahmet Aydın: “Ben yaptım da başkası neden yapmadı diye soruyorsun. Peki anlatayım. Bir gün çocukların okuluna gittim. Baktım birisi orada oturuyor. Tanıştık, meğer ziraat mühendisiymiş. Baktım yakın birisi. Güzel muhabbet ettik. Bana kendisini ilk ziyaret eden kişinin benim olduğumu söyledi. Bana ipek böceği verdi, dut fidanı verdi, çay verdi. İşin doğrusu birbirimizi sevdik. Bende dediklerini yaptım.”
İnsanlar benden ‘kene’ alıyordu”
-O zaman kivi gündemde yok yani?
Ahmet Aydın: “Evet yok. Ben onu dediklerini yaptım ipek böceği işine girdim. Ama değil Ordu’da Türkiye’de bu iş kalktı. Çay işine devam ettim. Ama bu arada insanlar benden kene alıyor. Kene almak ne demek bilir misiniz? Kene almak şu; bu arada insanlar bana diyor ki ‘burada olmayan şeyi niye yapıyorsun, olmasa halin ne olacak’. Ben de elinde iş olan birisiyim, yenilikleri merak ediyorum. Ama bu arada memura da diyorum ki bu iş tutmaz ise ne olacak? Bu arada ilginç bir gelişme oldu.””
Çivi mi kivi mi?
-Nedir o ilginç gelişme?
Ahmet Aydın: “Çay Türkiye’de tekeldi. O tekel kalktı. Bunu üzerine memura gittim dedim ki beni kene alanlar var yani çok görenler var beni hiç kimseye maskara etme. Pek bir cevap vermedi. Bu arada epey bir zaman geçti. Arayan soran da olmadı. Bu sürede aramız biraz serin geçti. Bir gün bir araç geldi. Aslında epey bir yeri dolaşmışlar hiç kimse kivi dikmeyi kabul etmemiş. Onlara bana geldi. Halbu ki denense ne olur. Onlar kivi deyince ben tabi bilmediğim için çivi anladım. Sonra meyve olduğunu söylediler.”
-Yani o kadar bilmediğiniz bir ürün…
Ahmet Aydın: “Evet öyle. Onlar deneme yapmış başarılı olmuş. Ben de alalım dedim. Benim niyetim 5-10 kök dikmek ama bana 18 kök kivi verdiler. Ama onlarında çoğu erkek çıktı. Aslında 10 tane de bir tane erkek olması falan lazım ama öyle olmadı. Ama sonrasında işler düzeldi yoluna girdi. Kivi böyle başladı. Ama zamanında bana avanak diyenler sonra işin peşine düştü. Ama biz zamanında o kötü sözlere de katlandık. Kimisi yüzüme karşı söyledi, kimisi demedi. Ama meğer arkamdan bu sözleri demeyen yokmuş.”

-Peki çevrenizde tuhaf karşılayanlar oldu mu?
Ahmet Aydın: “Olmaz olur mu? İlk zamanlarlar 4 ton kivi oldu düz hesap 5 Bin Lira aldım. Bu o zaman büyük para hem de küçük bir alandan kazanılan büyük bir para. O zaman bize avanak diyenler hep bu işe ilgi duymaya başladı, arkamızdan geldi. İyi gelir elde ettik. İyi ki kiviye başlamışım diyorum tabi. Tabi benim arazim o kadar elverişli değil elverişli olanlar daha iyi kazandı. Tabi bir iki senedir rüzgar yüzünden tam verim olmuyor ama ben bu işe devam edeceğim.”
“Kivi yüzümüzü güldürdü”
-Kivi sizin hayatınıza nasıl bir etki yaptı?
Ahmet Aydın: “Fındığın yanında kivinin bize güzel bir katkısı oldu. Bir almada 6-7 milyar parayı birden alıyorsun. Fındıktan o zaman o kadar alınmıyordu. Biz o parayla iki ev aldık iki kez de hacılığa gittik. Biri umre biri hac. Kivi diktiğim yerden en fazla 200 kilo fındık alırdım o da çok iyi bakım yaparsan. Tabi kivi fındığa göre daha çok bakım isteyen bir ürün.”
“Üretici ürün çeşitliliğine gitmeli”
-Peki ilk kiviyi diken üretici olarak diğer üreticilere ürün çeşitliliğini tavsiye ediyor musunuz?
Ahmet Aydın: “Ordu’da üretici tabi ki ürün çeşitliliğine gitmeli. Hele de uygun yerde. Denemenin hepsinin gerçekleşmesi gerekmez. Bir denensin bakılsın oluyorsa mutlu ediyorsa devam edilir. Denemeden bir şey kaybedilmez ki.”

Kutu…. Kutu….. kutu…..
“Yüklü para alınca herkes heveslendi”

-Siz neler söylersiniz ilk kiviyi yetiştiren üretici olarak?
Adile Aydın: “Son birkaç yıl hariç kivimiz çok güzel oldu olmadı desem Allah sorar bize. İyi para aldık. Komşular küçük bir yerden yüklü para aldığımızı öğrenince onlar da bu işe girdiler. Onlar kivi dikmek için yer bulamıyorlardı ama bizim yüklü bir para aldığımız öğrenince onlar da dikmek için yer buldular. Biz bunun ekmeğini yedik. İyi ki başlamışız diyoruz. Bize çok güzel ekonomik katkı yaptı.”
“İnsanlar yenilik peşinde olsun”
-Nasıl bir katkı yaptı?
Adile Aydın: “Buradan gelen gelirle hacılığa gittim, umreye gittim. Ordu’dan bir kendime biri oğlana ev aldım. Şimdi de olursa buradaki evin üstünü yaptıracağım. Üretici farklı ürünlere yönelsin. Ben 65 yaşındayım da gene diyorum ki yaşım gencelse de bir şeyler eksem diksem diyorum. Ama gençlerde terlemeden kazanmak istiyor.”

Röportaj: Yasin Çanakçı/Ordu Hayat

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım paykasa
gaziantep escort porno izle bursa escort bursa escort izmir escort Bursa Escort Samsun Escort mersinliescortt istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort Fethiye Escort porno izle