ordu-logo
Son Dakika
18 Ocak 2017 Çarşamba

“Böyle giderse fındık biter, ziraat odası da kapanır”

23 Kasım 2015 Pazartesi, 14:46

 

İhracatçı Necat Yürür, Ziraat Odasının sadece fiyat politikası ve rekolte yarışı yaptığını, onda da yanıldığını, fındık verimi ve kalitesi konusunda hiçbir şey yapmadığını ileri sürüyor.

 

Fındık ihracatçısı Necat Yürür, Ziraat Odalarının fiyat kadar, kalite ve yenilenmeye de sahip çıkması gerektiğini, aksi halde fındığın biteceğini söylerken, odalarında kapanacağı uyarısı yapıyor. Yürür, yaptığımız söyleşide ziraat odalarının rekolte yarışı yaptığını, onda da yanıldığını dile getirirken, Organize sanayi bölgesinin de yanlış planlamadan dolayı atıl kaldığı tespitinde bulunuyor.

“1 milyon ton tüketimine doğru gidiyoruz”

Bundan 13 yıl önce “Türkiye 1 milyon ton fındığa hazırlansın” diyordunuz. Bu öngörünüz sizi doğruladı mı?

Nejat Yürür; “Yaklaştı. 750 – 800 bin ton rekolte oldu sonraki senelerde.”

– Dünya fındık tüketimi nereye gider?

Nejat Yürür; “Bilemezsin ki. Dünyanın ekonomik şartları, refah düzeyi; Tüketimi etkileyen faktörler.”

Fındık temel bir ihtiyaç

-Tarım alanında fındık temel bir ihtiyaç mı? Ve çikolata…

Nejat Yürür; “Çikolatada temel bir ihtiyaç, dolgu maddesi. Çikolatanın olmazsa olmazı.Çikolata tabi bir ekmek değil ama, bence temel bir ihtiyaç. Dünyanın büyük bir çoğunluğu tüketiyor. Parası olan tüketiyor.”

Fındığın sorunu Allah’a kalmış

-Uzun yıllardır fındığı fiyat üzerinden değerlendirerek tartışmalar yaptık. Fiyat yükselirse sorunların biteceğini düşündük. Bu doğru muydu?

Nejat Yürür; “Fındığı ne kadar pahalı satarsan üreticinin cebine o kadar fazla para girecek. Sorunlarını daha rahat halledecek. Fındığın fiyatı artarsa yöremiz ve üreticimiz için hayırlı olacak.”

– Fiyat artarsa Fındığın sorunu çözülmüş olacak mı?

Nejat Yürür; “Fındığın sorunu Allah’a kalmış vaziyette şu anda. Fındığın arkasında kimse yok, bir tek Allah var. Allah dengeliyor, 2 sene, 3 sene ürün vermiyor, bir tarafı yakıyor, bir taraftan veriyor, bir dahaki sene bir tarafı yakıp diğer taraftan veriyor, bir denge sağlıyor, ilahi güç. Bir tarafta dünyanın trolleşmiş 9-10 firması var, fındığın % 90’ını alıyor, işleyip tüketiyor. 10 tane dev bir tarafta, 7 milyon üretici bir tarafta. Bunların arasında bir denge olmazsa bu 10 tane dev 7 milyon üreticiyi 2 sene, 3 sene bol üründe perişan eder. Yani fiyatları düşürür. Üreticinin desteklenmesi lazım. Biz işi Allaha bıraktık.”

Yüksek rekolte riski hala var mı?

Nejat Yürür; “Olmaz olur mu. Mesela bu sene fındık iyi. Geçen seneden fazla. Belki bir miktar elde kalacak. Diyelim ki dalda da iyi fındık oldu. Bunu fazlasını bir yerde alıp stoklayacak, ihtiyaç olduğunda piyasaya sürecek bir kooperatif, bir mekanizma var mı? Yok. Hadi bırakalım devlet karışmasın. Tamam. Üretici kendi içinde yeniden yapılansın. Yani bir gün lazım olacak kooperatif.”

Fiskobirlik kaderine terk edilmiş

-Fiskobirlik bu boşluğu doldurabilir mi?

Nejat Yürür; “Fiskobirlik yeniden yapılandırılırsa olabilir. Ama şu anda Fiskobirlik de kaderine terk edilmiş durumda. Depolar da sadece tüccarın ve sanayicinin fındığını depoluyor. Yani bir işe yarıyor. Yinede fındık depoluyor. Yani üreticiye doğrudan katkısı yok.”

-Ordu’da ekonomik kaynağın merkezinde fındık olması sürdürülebilir bir durum mu?

Nejat Yürür; “Fiyat istikrarı sağlanabilirse sürdürülebilir.

“Organize Sanayi doğru planlanmadı. Atıl kaldı.”

-Organize sanayi bölgesi yılın büyük bir bölümünde atıl kalıyor. Sanayi bölgeleri hep böylemidir? Nasıl değerlendiriyorsunuz?

Nejat Yürür; “Değildir ama bizdeki çok enteresan oldu. Bizde hiç hesap kitap yapılmadı. Ordu’nun fındığını 10 taş (fındığı kıran ana makine) kırar. Buraya 1994’de sanayi açılınca, sayı 60 taşa çıktı. 10 taşın gördüğü işi 60 taşla görmeye başladık. Dolayısıyla çoğu atıl olduğu için kapanıyor. Ordu’nun fındığını 3 tane fabrika kırabilir. Yani merkezin fındığına 3 fabrika yeter. Ama bu gün 17 tane fabrika var organize sanayi bölgesinde. Tabi doğal olarak atıl kalacak. Ordu’daki fabrikalar Türkiye’nin tüm fındığını işleyebilecek kapasitede.”

-En baştan planlama yapılırken devletin aciz kalması bir yana, siz iş insanlarının da sorumluğu yok mu?

Nejat Yürür; “Elbette var. O zaman şartlar öyleydi. Sektörün kendisini eleştirmesi lazım. Görmedi, göremedi. Fabrikayı satılığa çıkarsalar, harcadığı kaynağı elde edemez. Yani değerinin altında satar. O durumda. Zamanında niye yapıldı; iş de görmedi. Sistem görmedi onu.”

-Fındığı yeteri kadar endüstriyel ürüne dönüştürebiliyor muyuz?

Nejat Yürür; “Bizim işimiz fındığı alıp, seçip standartlarına uygun hale getirip piyasaya sürmek.”

-Daha ileri bir hedefi yok mu Ordulu sanayicilerin?

Nejat Yürür; “Varsa parası olan, kendine güvenen, ileriyi gören yatırım yapar. Bir sağra daha yaparsan Ordu’da işe yarar. İmkanın varsa 10 tane yap, dünyaya pazarla. Tabi rekabet gücün varsa.

“Daha bir torbayı bile çözemediler…”

– Batı bölgelerinde üretilen fındığı dikkate alarak, Ordu fındık merkezi olmaktan çıkar mı?

Nejat Yürür; “İl bazında en fazla üretim Ordu’da. Ama bölgesel olarak batının üretimi her gün artıyor. Ordu’nun üretimi artmıyor. Önümüzdeki yıllarda belki de düşecek. Çünkü fındık ağaçları yaşlanıyor. Batıdaki fındık ağaçları daha genç. Aramızda 100 sene fark var. Batıda üretim daha çok artacak gibi. Ordu’da yenileme çalışmaları yapılmıyor. Fındık kökünden yenilenmeli. Bahçelemekle fındık gençleşmez. Tabi bu ziraatçıların işi. Ziraat odalarının işi. Fiyatından çok ziraat odaları fındığın verimine bakmalı. Onlar tutturmuşlar bir fiyat, öyle gidiyorlar. Tamam, fiyatına da baksınlar. Ama kalitesine, verimliliğine de baksınlar. Naylona koyuyorlar, çürütüyorlar. Bunu ziraat odası halledebilir. 50 sene sonra ziraat odaları kapanır böyle giderse. Çünkü böyle giderse fındık biter.

Ziraat odaları sadece rekolte yanılgı yarışı yapmamalı. Bir tanesi 10 kilo diyor, diğeri 15 kilo diyor. Bunu ne kadar saklıyor, 3 ay, 5 ay. Sonra gerçek ortaya çıkıyor. Mesela geçen sene ne dedi, 380 bin ton dedi, 450 bin ton çıktı. % 25 yanılgı olmaz. Yanılırsın, hata payı olur ama bu %25 olmaz. Sözde yalan beyanla üreticiyi destekliyor. Olmaz. Sürdürülebilir bir durum değil. 50 yıldır bir naylon çuvalını halledemediler. Fındık çürüyor. Günah değil mi? Fındığın saklandığı torbayı değiştiremediler. Bir fındık torbasını değiştiremedi 50 yıldır. Diyelim 2 ton fındığın var. Normal çuvalda saklarsan 2 randıman çürük 2 ton fındıkta 80 kg yapar, 1.000 Lira. Oysa gözenekli çuvallarla 40 liraya sorunu çözüyorsun.”

Röportaj ; Şeref Özkan/Yılmaz Ülgü

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort gaziantep escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri escort ataşehir antalya escort