ordu-logo
Son Dakika
21 Ocak 2017 Cumartesi

“Fındığı ‘kalite’ satar…”

12 Ağustos 2016 Cuma, 11:18

ATİK Fındık Yönetim Kurulu Üyesi Mert Atik, fındıkta s on yıllarda yaşanan en büyük sorunun ‘kalite’ olduğunu belirterek, fiyat üzerindeki tartışmaların gereksiz olduğunu söyledi.

Ordu Hayat Gazetesi’nin fındık konusunda sorularını cevaplandıran Mert Atik’e göre hükümetin ilk önceliği de fındığın ‘milli ürün’ ilan edilmesi olmalı.
-Sayın Atik, bir fiyat tartışmasıdır gidiyor. Sizce fındıktaki en önemli sorun nedir?
Mert Atik; “Fındıkta bence en önemli sorun kalitedir. Bir ürün üretiyorsunuz sonunda v e piyasaya sürüyorsunuz. Eğer bu ürettiğiniz ürün kaliteli değilse buna ne fiyat verirseniz verin. Çünkü biz son tüketiciyi düşünmek durumundayız. Son tüketiciye ulaştırdığımız ürün eğer kaliteli değilse fiyatı ne olursa olsun zaten almaz.
Sonuçta hiç kimse gümrüklerden, sınır kapılarından Aflatoksin yüzünden geri dönen ürünü konuşmuyor. Bundan bahseden bir tane ne organizasyon başkanı gördüm, ne de yetkili bir kurum gördüm. Mademki bu bizim milli ürünümüz, o zaman bu ürünün kalitesel problemlerini de konuşalım, konuşmalıyız. Bu seneki Türk fındığı aflatoksin anlamında berbat. Bu nereden geliyor? Üreticinin hasat zamanı doğru bir şekilde bu ürünü kurutmamasından, çuvallamamasından kaynaklanıyor.
Ama bu tür sorunları konuşmuyoruz. Bizim varsa yoksa derdimiz fiyat. Bu çok yanlış bir yaklaşım. Çünkü fındığın ele alınması gereken birçok aksayan yönü var, ama biz sadece tek bir tarafa takılmışız. Çünkü en fazla reytingi fiyattan alıyoruz, onun için de oraya takılmış gidiyoruz.”

-Fındıkta yaygın olarak kullanılan emanet sisteminin de bu kaosta yeri var mı?
Mert Atik; “Zaten konu fındığın alınmasından çok satılması. Bölgemizde bir emanet gerçeği var. Bu emanet sisteminde size fındık ne kadar gelirse gelsin getiren adam satmadığı müddetçe siz istediğiniz kadar almaya çalışın. Hal böyle olunca konu fındıkçının ürünü satın alması değil, üreticinin ürününü satmasıdır.”

-Son iki yıldaki fiyatlarda doğal afetlerin etkisi oldukça fazla, diyebilir miyiz?
Mert Atik; “Gayet tabi. Bu fiyatların buraya gelmesinin sebebi zaten bölgemizde oluşan doğal bir afettir, dondur. Bu çok özel bir durum. Siz nerdeyse 1 milyon ton rekolte beklerken yarı yarıya düşüyor. 450 bin tonlara düşüyor. Böyle bir şey olduğunda tabi ki fiyat yükselecek. Ama rekolte tekrar normal seviyelerini bulduğunda da tabi ki düşecektir. Ekonominin dengesi bu.”

-O zaman fiyatta serbest piyasa olmasının bit etkisi yok…
Mert Atik; “Şunu düşünmek, unutmamak lazım; bu fındık 20 liralara çıkarken de serbest piyasaydı. 10 liraya düşünce mi serbest piyasa sıkıntı oldu? 20 liraya çıkınca devlet müdahalesi yoktu. Serbest piyasa sayesinde çıktı zaten o fiyatlara. Serbest piyasa sayesinde zaten uzun süre 14 liralardan işlem görebildi.”

-Peki fındık fiyatlarında doğal afetlerden kaynaklanan astronomik artışlar Türkiye’nin Dünyadaki Pazar payını etkiler mi?
Mert Atik ; “Fındığı kullanmak zorunda olan büyük firmalar var. Bunlar fındıktan kaçamaz. Ama küçük ve orta ölçekli sanayiciler de çok ciddi bir şekilde fındığın yerine yer fıstığı olsun, daha uyguna gelirse ceviz olsun, badem olsun bunları kullanıldıklarını gördük. Yani kabuklu fındığın fiyatı 20 liralara çıktığında çok ciddi bir şekilde piyasada kullanımı azaldı, bu bir gerçek.”

-Böyle giderse pazar payımızı kaybeder miyiz?
Mert Atik; “Türkiye pazarını istese de kaybedemez. Çünkü Dünyada fındığın yüzde 75’ini biz üretiyoruz. Ama şöyle kaybedebilir; öbür pazarlar gelişmeye, büyümeye devam ettikçe Türkiye yavaş yavaş tabii ki kaybediyor payını. Ama çok yavaş bir hızda. Bugün Şili’de bile fındık üretiliyor artık. Azerbaycan, Gürcistan, İtalya olsun her sene bu ülkeler her yıl üretim miktarlarını artırıyorlar.”

-Bazı fındık sanayicileri fiyat üzerinden kendilerine yöneltilen suçlamalar nedeniyle kendi deyimleri ile ‘zaten önü görünmeyen’ fındık işinden çekilmeyi düşünüyorlar. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Mert Atik; “Küskün tabi ki sanayiciler. Belli başlı kesimlerin koltuklarını korumak için tek taktikleri olarak çeşitli beyanatlarla fındık ihracatçısını böyle canavarlaştırma, şeytanlaştırma yoluna giderse tabii ki bu insanlar da yaptıkları işten bunalır. Bu nedenle böyle düşünmelerini haklı görmemek mümkün değil. Siz yaptığınız işte sürekli eleştirilir, hedef gösterirseniz yapmazlar, o da onların hakkıdır.”

-Sizin beklentiniz nedir?
Mert Atik; “Bu piyasa el ele olduğumuz, zincirleme bir birine bağlı olduğumuz bir piyasa. Üretici üretir, toptancı alır, fabrikacıya getirir o da alır ihracatını yapar. Böylece köylünün, üretenin ürettiği ürün satılabilir bir emtiaya dönüşür. Sonuçta biz bu malı satamadığımız sürece 100 binlerce ton fındık çıksa ne olacak? Bu bir denge, bu bir sistemdir. Bizim temennimiz hiç kimseyi üzmeyecek, ne ihracatçıyı satışlarında, ne de üreticiyi üzmeyecek güzel fiyatların oluşması ve bu zincirin devam etmesidir.”

-Sizce burada hükümete düşen nedir?
Mert Atik ; “Onlar çok daha iyi bilir. Ama öncelikle fındıklı ürünlerde Türk fındığı logosu olmalı. Hem Türk fındığının bilinilirliliği, hem de marka değeri artar.” Söyleşi; Adnan Alparslan/Ordu Hayat

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort Samsun Escort Bursa Escort mersinliescortt izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort konya escort oyuncak hikayesi 4 izle Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri eskişehir web tasarım escort ataşehir