ordu-logo
Son Dakika
04 Aralık 2016 Pazar
Layout 1Layout 1

Mavi Ladin solarsa Ordu 1 Trilyon kaybeder!

31 Ekim 2016 Pazartesi, 12:49
halil-kulunk-mavi-ladin-3

Karaoluk-Yeşilköy-Günören-Kısacık Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Kurucu Başkanı Halil Külünk, Ordu’da fidancılık üzerine kurulan ilk kooperatifini başkanı. Şu anda bazı sağlık sorunları sebebiyle görevini sürdürmeyen Halil Külünk ile bu günlerde sıkıntıları ile gündeme gelen fidancılığı konuştuk, çok ilginç cevaplar aldık. İşte o röportaj:

Fidancılığın 3 sorunu var!

-Yani bir haset sezonu içindeyiz. Fidancıların fidanlarını yok pahasına satmaya çalıştığı haberlerini alıyoruz. Oysa bir zamanlar insanlar fındık bahçelerini keserek fidan yetiştiriyordu. Bu nasıl ve neden oldu?
Halil Külünk: Elbette bunları geniş geniş ifade etmem mümkün. Ancak fidancılığın sorunlarını 3 başlıkta toplamak da mümkün. Bunlardan birincisi kontrolsüz üretim yani aşırı üretim. İkincisi kontrolsüz üretim sonucu kontrolsüz satış. Üçüncüsü ise bütün bunlara karşın denetimin olmaması. Ordu’nun fidancılığa elverişli olması bir avantaj. Ordu iklimi Türkiye’de fidancılıkta söz sahibi Yalova ile birebir örtüşüyor. Hatta dünya çiçekçiliğinde söz sahibi Hollanda ile de örtüşüyor.

Denetimsizlik her şeyi kötüye götürdü!
-Peki bu avantaj nasıl dezavantaja dönüştü?
Halil Külünk: İşte eğilmemiz gereken konu bu. Ordu’da güzel bir üretim varken güzel bir iklim varken her şey yerli yerindeyken neden bugün bu iş neden yerlerde sürünüyor? Bu işin Ordu’daki ilk başlangıcı 1990’lı yıllarda oluyor. Bundan sonra zorluklar aşılarak bu işi herkes benimsiyor. İnsanlar bu işi kabil etti, devlet bu işi kabul etti ama burada bunu kontrol edecek bir mekanizma olmadı. İşte bu her şeyin kötüye gitmesine neden oldu.

Yerel fidanların da yetiştirilmesi gerekir
-Bu arada başka bir gelişme oldu mu?
Halil Külünk: Oldu tabi. Bir mavi ladin, bir batı ladini, bir doğu ladini bir Karadeniz Göknarı, Uludağ Göknarı dediğimiz mavi göknar Ordu’da çok rahat yetiştirilirken bir şeyler oldu ve bu iş bozuntuya uğradı. Bu arada bizim yerli ürünlerimiz de nedense üretilmedi. Neydi onlar onları da ifade etmekte de fayda var. Mesela kayın, meşe ki halk arasında pelit diye geçiyor, kara yemiş ki halk arasında tahnal deniyor. Erik yani ham erik ham armut halk arasında ahlat diye geçiyor. Bunların ormanlarda yaban hayatının olması için olmaz ise olmaz ağaçlar. Bunlar nedense Ordu’da yetiştirilmedi.

Mavi Ladin çok iyi kazandırdı
-Bunun nedeni ne olabilir?
Halil Külünk: Mavi ladin ilk anda çok iyi bir gelir sağladı. Pazar çok genişti ve Türkiye ihtiyacını tamamen yurt dışından yaptığı ithalatla sağlıyordu. Ve ithalat yapılırken çok yüksek fiyatlardan ödeme yapılıyordu. Hala da çok yüksek fiyatlarla Türkiye’ye geliyor.

Yeter ki al para da istemiyorum
-Sonra işler değişmeye mi başladı?
Halil Külünk: Evet, üretim fazlalaştı. Önce az üretim vardı ithalat yapılıyordu, fiyatlar iyiydi. Mesela 150 Lira yapan bir fidan düştü düştü tavan yaptı. Şu anda üretici ‘birisi gelse de fidanlarımı alsa ben hiç para istemiyorum’ diyor. Yani üretici 10-15 senelik emeği var ama onunu karşısında bir şey istemeyecek duruma geldi. Bu nasıl oldu? Bu kontrolsüz üretim sonucu oldu.

Herkes fidan pazarlamacısı oldu
-Sadece bu mu etkili oldu?
Halil Külünk: Olmadı tabi. Bu arada bir başka gelişme daha oldu. Herkes hata ilkokulu 8-10 senede bitirenler bile fidan pazarlamacısı oldu. Onlar özellikle büyükşehirlerde peyzaj işi yapan firmalara gitti ‘elimde 2-3 bin fidan var, bunları satmak istiyorum ne fiyat verirsiniz’ dedi. Firmaya bu sorulmaz. Böyle olunca firma en düşük fiyatı verdi. Bu tabi ki fiyatları düşürdü. Hatta bir kesrinde bir eğitim sırasında İzmir’den gelen üniversite hocalarından biri bize ‘ben Karaoluk’a gittim girişte 130 lira olan fidan caminin yanında 40 Lira’ya düştü, böyle pazarlama olmaz’ dedi. Bunu nedeni herkesin ‘bende de fidan var al’ demesidir. Kontrolsüz üretim var bunu sonucu olarak kontrolsüz satış var.

Fidanın sahibi belirsiz
-Bu arada hiç olumlu bir gelişme olmadı mı?
Halil Külünk: Uzun zaman olmadı gibi. Orman ile Tarım bakanlıkları bir türlü anlaşarak bu işin kimde olduğuna karar veremedi. Bu arada tohumculuk kanunu çıktı. Çıktı ama uygulayıcısı beli değil. Tarım Bakanlığı ile Orman Bakanlığı arasında bir karar verilemedi. Fidanın sahibi kim, bu işi kimin sorumluluğunda bir türlü belirlemedi. Bugüne kadar gelindi. Geçen yaz tekrar bir karar çıktı ve fidancılık Orman Bakanlığı’na devredildi. Ancak şu ana kadar gözle görünür bir gelişme olmadı. Bu fidanın üretimi kimde, satışı kimde, kontrolü kemde burada bir belirsizlik var.

Vurguncular Ordu’ya akın etti
-Peki bütün bunların artı bir sonucu oldu mu?
Halil Külünk: Bütün bu olumsuz durumları fırsat bilen firmalar buraya akın etti. Ordu’da nasılsa insanlar artık bıkmış ben fidanları ölü fiyatına alırım diye firmalar buraya akın etti. Bu Türkiye’deki durumu da etkiledi. Bunların da sonucu olarak diğer illerde fidan yapanlar Ordulular fidanların fiyatını aşağıya çekti diye bize yani Ordululara küfür ediyor bela okuyor, lanet okuyor.

Denetim çok şeyi değiştirir
-Peki çözüm çare nedir?
Halil Külünk: Biz bunu vali ile de görüştük. Mesela Ordu’da kontrol noktaları var: Bu kontrol noktalarında fidan taşıyan araçların kontrol edilmesi gerekir. Mesela faturası, vergi levhası, bitki pasaportu da sorulmalı. Henüz dönüş alamadık. Bu yapılmadı. Aslında cezalar çok ağır. Bitki pasaportsuz bir yerden bir yere bitki taşımanın cezası 18 Bin Lira. Sadece 5 Bin Lira kamyoncuya ceza kesiliyor. Kamyoncu bile bilmesi lazım ki bu bitkinin bitki pasaportu var mı yok mu bilmesi lazım. Sadece bu yapılsa bu sene Ordu’ya girecek para 500 Bin Lira ise 1,5 Milyon Lira olur. Ali aldı gitti oyuna Mehmet çaldı gitti koyuna durumu oluyor.

Ordu 1 Trilyon 200 Milyon lira kaybeder
-Mavi Ladin Ordu’da kaybolup giderse ne olur?
Halil Külünk: Ordu’da 12-13 bin fidan yetiştirici var. Bunların içinde 500 tane fidan yetiştiren de var, 5 bin tane fidan yetiştiren de var, 50 bin tane de var. Bugün bunların yüzde 99’ü bu işi bırakmanın yollarını arıyor. Peki bu durumda ekonomik kayıp ne olur? Biz bir fidanın değerini 60 Lira’dan hesaplayalım. Ordu’da 20 milyonun üzerinde fidan var. Bu benim elimdeki istatistik bilgisi. Bunun içinde Aybastı da var Akkuş da var, Gülyalı da var. Bir sebep yaparsanız bu 1 Trilyon 200 Milyon Lira yapar. Fidancılık solarsa Ordu ekonomisi bunu kaybeder. Bugün fidanının kasarak yakan üreticiler var.

Ordu Çalıştayı’nda yer alırsa güzel olur
-Yakınlarda Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş öncülüğünde Ordu Çalıştayı düzenlenecek. Fidancılık orada yer alabilir mi?
Halil Külünk: Ordu’nun kalkınması için bir çalıştay yapılacaksa bunu da gündemi gelmesi yerinde olur. Biz bu işe girerken hemen herkes ‘üretin kardeşim sıkıntı yok, üretin kardeşim sıkıntı yok, üretin kardeşim sıkıntı yok’ diyordu. Üretimde belli bir noktaya gelindi, pazarlamada sıkıntı oldu. Bu iş Ordu’da oluyor. O dönemlerde Ordu’nun sloganı şuydu; bir fidan bir bebek en güzel gelecek. Bir başka slogan da şuydu: Ordu’nun markası mavi ladin. Bu hakikaten tuttu. Türkiye’de mavi ladin denince akla Ordu geliyordu. Fidancılığın fındığın yanında devam etmesi güzel olur. Biz fidancılık fındığın yerini alsın demiyoruz. Biz Ordu’da fidan gibi çilek gibi çiçek gibi üretim ne kadar çok çeşitlendirirsek gelirimiz o kadar o kadar artar.

Üretim çeşitlenmeze köylü tefecinin eline kalır
-Peki bu çeşitlenme yapılmaz ise ne olur?
Halil Külünk: İyi olmaz tabi ki. Bir kişini 500 metrekare alanda çileği olur bir başka üreticinin çiçeği olur bir başkasının fidanı olur. Birinden birinden yıllık kazanç temin edilir. Bir ürünün başına donma yanma gibi bir felaket gelirse bir ürün gelir kapısı olur. Hatta fidancılığın kırsal kalkınma teşvikleri kapsamına alınması lazım. Böyle olmaz ise bizim insanımız fındığa mecbur kalır. O da bir sene olur bir sene olmaz. Bazen para da etmez. O zaman biz ocak ayında tefecinin kapısında bilmem kaç faizle para istemek durumunda kalır.

Önemli isimler var katkı sunabilecek
-Son olarak neler eklemek istersiniz?
Halil Külünk: İfada ettiğim gibi böyle bir çalıştay Ordu için güzel olur. Burada fidancılık ile ilgili bir de isim vermek istiyorum. Eski Orman Genel Müdür Yardımcısı şu anki Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürü İsmail Belen Bey var. Kendisi konuyu çok iyi bilen birisi. Ayrıca Ağaçlandırma Genel Müdürü Hanefi Avcı Bey var. Bunlar önemli katkılar sunacaktır.

Röportaj: Yasin Çanakçı/Ordu Hayat

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım paykasa
gaziantep escort porno izle bursa escort bursa escort izmir escort Bursa Escort Samsun Escort mersinliescortt istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort Fethiye Escort porno izle