ordu-logo
Son Dakika
19 Ocak 2017 Perşembe

AKADEMİSYENLER ve MUHTARLAR

22 Ocak 2016 Cuma, 11:01

 

Son günlerde gündemden en çok yer alan konulardan biri de, akademisyenlerin bildirgesi…

1128 akademisyen, Güneydoğu halkının askeri operasyonlardan son derece mağdur olduklarını, günlerce süren sokağa çıkma yasağı nedeniyle günlük yaşamlarındaki temel ihtiyaçlarını bile karşılayamadıklarını ileri sürüp bir an önce barış yapılmasını talep etmektedirler.

İlk bakışta gayet insani bir yaklaşım olarak görünen bu isteklerine, hakaret ederek tepki göstermek, elbette ki ne insanlık ve ne de ifade özgürlüğü adına kabul edilemez. Ancak ne var ki, bildirinin tamamına baktığımızda, bu masum ve insani isteklerinin altında, esas amaçlarının, terör örgütü PKK’dan yana ve onun istekleri doğrultusunda bir barış yapılmasının olduğu apaçık görülmektedir.

Nitekim, Güneydoğu halkının bugün yaşadığı olağanüstü mağduriyetin tek sorumlusu olarak, devletle onu ve halkımızı korumakla görevli güvenlik güçlerini gösteren akademisyenler bildirilerinde: “Hükümetten, Kürt siyasi iradesinin taleplerini içeren bir yol haritası oluşturmasını” talep etmekteler.

Bunların, her gün o bölgeden gelen şehit tabutlarından, yetim kalan çocuklardan galiba hiç haberleri yok ki, bölgede görevli asker ve polislerimizi kurdukları tuzaklarla kalleşçe şehit eden, okul, cami, hastane demeden kamu binaları yakıp yıkan terör örgütü aleyhine tek söz etmemektedirler.

Ülkemizin aydınlarından olan akademisyenlerin, devletimizin bekası ve ülkemizin bölünmez bütünlüğü konusunda sorumlulukları da olduğunu dikkate aldığımızda, bu bildirilerinin ifade özgürlüğü olarak değerlendirip hiçbir tepki göstermemek ne kadar doğrudur ki?

Evet, bu bildirilerinden dolayı kendilerini cezalandırmak doğru olmayabilir. Ancak, toplumuzdaki çeşitli kurum ve kişiler tarafından tepki görmeleri ve kınanmaları da, hakaret ihtiva etmediğinde yadırganamaz. Çünkü bu da, bir bakıma düşünce özgürlüğü değil midir?

Ama maalesef, bu bildiriye tepki gösterenler,tepki gösterdikleri kişilerin akademisyenler olması nedeniyle bazı kişiler tarafından aşağılanmaktadırlar. Bu kişilerden biri de Taraf Gazetesi yazarların Emre Uslu…

Bu kişi attığı twettle, halkımızın oylarıyla seçilmiş olan muhtarlarımızı ilkokul kaçkını olarak aşağılarken akademisyenleri de dünyaca tanınmış değerli kişiler olarak yüceltmiştir.

Elbette ki tahsil, insanlar için önemli bir kazançtır. Ancak her tahsilli kişinin, her bakımdan dört dörtlük mükemmel kişiler olduğu da söylenemez… Nitekim tarihte; gafil, ahlaksız, çıkarcı hatta vatan haini tahsilli kişilerin sayısı hiç de az değildir. Bunun yanında toplumu oluşturan her zümrede, iyiler olduğu kadar kötüler de hep var olmuştur

Bugün muhtarlar arasında da, iyilerin olduğu kadar kötülerin; ilkokul kaçkını olanların yanında yüksek öğrenimli kişilerin de var olduğunu görmekteyiz. Hatta aralarında, hayat mektebinde yoğrulup pişmiş çok değerli saygın kişiler de vardır.

Akademisyenlerin bildirisine tepki gösterdikleri için muhtarlarımızı aşağılayan Emre Uslu’ya, eğitimde fırsat eşitliğinin olmadığı ülkemizde, çoğu insanın istediği halde tahsiline devam edemediğini de hatırlatmak isterim.

Unutmasın ki, halk iradesiyle seçilmiş olan muhtarlarımız, ülke yönetiminin kılcal damarlarıdır.

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort gaziantep escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort konya escort Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri eskişehir web tasarım escort ataşehir antalya escort