ordu-logo
Son Dakika
22 Ocak 2017 Pazar

“Bölüşürsek tok oluruz, bölünürsek yok oluruz…”

23 Ağustos 2016 Salı, 11:09

Emekli öğretmen Tekin Özmen, okul çağlarında başladığı siyaseti CHP çatısı altında, Beşiktaş Belediyesi’nde Meclis Üyesi olarak, sivil toplum örgütlerindeki faaliyetlerini de Beşiktaş Ordulular Derneği Başkanı olarak devam ettiriyor.

İstanbul’da demokrat bir Ordulu
Partisinin ve Ordu derneklerinin Ordu’daki faaliyetlerini de hiç kaçırmayan Tekin Özmen’i söyleşi için Ordu’da bulduk.
-Sayın Özmen önce sizi bir tanıyalım…
Tekin Özmen; “Mesudiye Beyağaç Mahallesindeyim. Akpınar Öğretmen Okulu mezunuyum. Emekli öğretmen ve Beşiktaş Belediyesi Meclis Üyesi. Beşiktaş’ın yönetiminde de Daimi Encümen olarak yer alıyor. Emekli olduğumdan beri CHP üyesiyim. Siyasi çalışmalarımı yapıyorum, onun için de memleketim Ordu’dayım.”
-İstanbul’a ne zaman ve neden yerleştiniz?
Tekin Özmen; “1983-1984 eğitim-öğretim yılında taşrada okulların sayısının az olması nedeniyle çocuklarımın eğitim yönünden çok ilerleyeceğini düşünmediğim için İstanbul’a yerleştim.”
-Siyasete ve sivil toplum örgütlerine ne zaman girdiniz?
Tekin Özmen; “Öğretmen Okulu’ndan bu yana demokrasi mücadelesinin hep içinde oldum. Ladik Öğretmen Okulu’nda Eşber Yağmurdereli Ladik’te avukattı. En büyük siyasi dayanağım ve öğretmenim o oldu. Onun yanında 12 Mart öğrenci olaylarından gelen İrfan Cüre ve Necmi Demir Samsun’dan siyasi ağbilerim oldu. Ayrıca benim köyümde oldukça fazla devrimci, demokrat, ilerici ve yurtsever arkadaşlarımız vardır. Mutlaka birbirimizden etkilendik. Okuduğumuz yayınlar, dinlediğimiz ozanlar bizi siyasi çizgide yetiştirdi ve bilinçlendirdi.”
Beşiktaş’ın sevilen ağbisi
-Neden siyaset ve CHP?
Tekin Özmen; “Zaman zaman CHP’nin daha ilerisinde olduğu zamanlar oldu. Ama ben üretkenliğin bir ortak noktada, daha doğrusu bir parti aracılığı ile olacağına inananlardanım. Düşüncelerin hayata geçmediği, uygulanabilir olmadığı bir yerde sadece kendimi kandırmış olacaktım. Onun için Eğitim Sen ve TÖBDER üyeliklerim var. Hep arkadaşlarım da beni ‘CHP’li Tekin Özmen olarak bilirler. Çünkü siyasi bir mücadelenin üretken hala gelebilmesi için bir tarlası, bir harmanı olması gerekliydi. Ben de bunun CHP olacağına inananlardanım. Ve bu düşüncemde haklı çıktığımı da gördüm. Ordulu bir hemşehrimiz Murat Hazinedar’ın Beşiktaş Belediye Başkanı adayı olması ile birlikte O’nun kontenjan adayı olarak Belediye Meclisi Üyesi olarak görev aldım.”
-Beşiktaş’ta yıllardır siyasetin içindesiniz. Herkes de sizi tanıyor. Bu yapı nasıl oluştu?
Tekin Özmen; “Ben 1996 yılından bu yana kadar Beşiktaş’ta öğretmenlik yaptım. O bölgede aynı zamanda siyaseten de, demokrasi mücadelelerinin her türlü etkinliğinde bulundum. Haliyle Cumhuriyet Halk Partisi’ne de Beşiktaş’a da yabancı değilim. Zaten Murat başkanımızın beni tercih etmesinin sebebi de Beşiktaş’ta bir Ordulu olarak siyaset yapan birisi olmamdır.”
-Murat Hazinedar’ın önderliğinde Beşiktaş’ta büyük bir oy patlaması ile göreve geldiniz. Bunun sebebi sizce nedir?
Tekin Özmen; “Beşiktaş’ta oyumuzun yüksek olmasının altında Orduluların ya da başka kişilerin payı yok. Ancak Belediye Başkanının dışarıdan demokrat kişilerce desteklenmesi, bir de o bölgede Fatsalı birisinin Belediye Başkan adayı gösterilmesi ki Terzi Fikri ekolünün Türk solunda bir yeri vardır. Bunların da mutlaka bir katkısı olmuştur.
Daha önce görev yapan arkadaşlarımızın eksik davranışları olduğu için onun değişikliğinin de katkısı var. Beşiktaş’ta mutlaka CHP’li bir başka aday arkadaşımız da kazanabilirdi ama bu kadar bir oyla kazanması mümkün olamazdı.”
Herkesin Başkanı…
-Sayın Hazinedar kısa sürede kendisini sevdirdi. Bunu sizce nasıl sağladı?
Tekin Özmen ; “Murat Başkan hakikaten çok yönlü bir kişi. Bir defa ‘ben, bana oy verenin başkanıyım’ tavrında değil. Artı halkın tüm değerlerine saygı gösteren, anlayış gösteren, Beşiktaş’ta yaşayan azınlıklar şu ana kadar, 500 yıldır, bin yıldır kapalı alanlarda yaptıkları dini ayinlerini Beşiktaş’ta artık açık alanlarda yapabiliyorlar. Bunun dışında kilisede ayinler verildi. Ortak çalışmalar yapıldı. İlk icraatlarımızdan birisi de Beşiktaş’ta Cemevi’ne bir yer tahsis etmek oldu. Peşinden Hacıbektaş’a 5 bin kişiyi götürdük. Bunun yanında gitmek isteyen ancak gücü yetmeyen çok sayıda arkadaşımızı Umre’ye götürdük. Beşiktaş’ın tüm mahallelerinde bir gün, ama Beşiktaş’ın 4 yerinde her gün iftar çadırlarımız oldu.
Şunu söylemek istiyorum; sivil toplum örgütlerine, dini kuruluşlara, eğitim ve öğretim kuruluşlarına, sağlık kuruluşlarını, yeni hiç kimseyi bir birinden ayırmadık. Bize gelen bir telefon Bağcılar’da cenazem var Sinop’a, Ordu’ya ya da Anadolu’nun her hangi bir iline gidecek, hiç önemli değil aracımız gitti, naklini yaptı. Bu cenazenin sahibi hangi siyasi görüştendir bakmadık. Sayamayız kaç aracı kaç yere gönderdiğimizi. Kültür turlarımız var.
Okulların da, öğrencilerin de hamisi
Bir de tamamen benim takip ettiğim, eğitim ve öğretimle, yani okullarla ilgili bir çalışmam var ki; bunun bir örneği Türkiye’de yoktur. Şöyle ki; Beşiktaş’ta 50 tane devlet okulumuz var. Hepsinin her yıl A’dan Z’ye; badana, tadilat, onarım, spor salonları, laboratuarlar, bahçelerin bakımı, öğretmenler odası, ana sınıfları, çatı… Yeni okulda eğitim öğretimi zorlaştıracak hangi unsurlar varsa hepsine müdahale ediyoruz, çözüyoruz.
Lise, ortaokul ve ilkokul. Beşiktaş’ta oturacak, Beşiktaş’ta okuyacak şartıyla 3 bin 500 öğrencimize her ay 150 TL eğitim-öğretim ödeneği veriyoruz. Okulların müsabakalarında gerek duyduğu araçları, Türkiye genelinde yapacakları etkinlik ve yarışmalarda bizden talep ettikleri kaynakların hepsini aktarıyoruz.
Başarılı olan ancak ekonomik gücü olmayan üniversite öğrencilerine de her ay burs veriyoruz. Bunun içinde Ordulu bir hayli öğrencimiz var. Bir öğretmen arkadaşımın kızı Cearrahpaşa’yı bitirdi. Yine benim köyümden İTÜ’de Genetik Mühendisliği okuyan bölüm birincisi öğrencimiz var. İzmirli bir öğrencimiz hemşire olmuş Medicalpark’ta işe başlamış bize mektup göndererek teşekkür ediyor, sizin desteğiniz ile okudum diye.
Bunların sayılarını artırmak, oldukça mümkün. Bizim en fazla övündüğümüz projelerden bir tanesi.
Engelli vatandaşlarımızın talebi olan akülü cihazlar, sandalyeler ya da afet geçirmiş vatandaşlarımızın evlerinin onarımını yapıyoruz. Beyaz eşyası yoktur, bunları da veriyoruz. Yani biz Beşiktaş’ta insanların hangi türlü gereksinimde bize ihtiyacı varsa onları karşılıyoruz.
Genel anlayışımız hiç kimseyi ayırmamaktır. Bunun için de tüm toplantılarımıza bütün partilerimizin ilçe başkanlarını, meclis üyelerini davet ediyoruz, görüşüyoruz, onların da fikirlerini alıyoruz.
Köy okullarına kitaplar gönderiyoruz, yardımlar gönderiyoruz. Hakkari’ye gittik Hakkari’de ilk sıcak asfaltı biz döktük, çocuk parkı yaptık. Spor kompleksine yardımcı olduk. Doğu ve Güneydoğu’da olan tüm sıkıntılarda Genel Merkezimizin de talepleri doğrultusunda erzak yardımında bulunduk.
Halkımızın her türlü sorunlarının yanında bulunduk. Kıbrıs’a gittik, İskeçe ve Kavala’da yaşayan soydaşlarımızla buluştuk. Kosova’da iki yıldır iftar çadırı açıyoruz. Yurt dışı belediyeleri ile kardeşliklerimiz var.
Eğitim tarihinin en büyük projesi
Eğitim öğretimle ilgili bir önemli projemiz daha var o da; Beşiktaş Gençlik Eğitim Merkezi. Burada en az 2 bin öğrenciyi ücretsiz olarak TEOG ve üniversite sınavlarına hazırlayacağız. Öğrenci kulüpleri de olacak. Bu bizim rakamımız 2 bin ile 5 bin arasında olacak. Bu çalışmayı da ben yürütüyorum, Belediyemiz adına.”
-Ordu ile köprüyü nasıl kurdunuz?
Tekin Özmen; “Ben aynı zamanda Beşiktaş Ordulular Derneği’nin başkanlığını yapıyorum, Mesudiyeliler Derneği’nin de yönetim kurulu üyesiyim. Tabii geleneğimde sivil toplum örgütleri ile çalışmak olduğu için bunun yöntemini iyi bilenlerdenim. İnsanlarımızın isteklerine, taleplerine cevap veriyoruz. Haliyle her yıl Ordulular iftarı düzenliyoruz. Kahvaltı düzenledik yine Ordu derneklerimizle. Birinci yıl iftarlarımıza katılım bin kişi civarında oldu. İkinci yıl 2 bin kişi, bu yıl 6 bin kişinin katıldığını gördük. Bu çok memnun edici bir durum. Çünkü insanlarımızın hemşehrilerine sahip çıktığını gördük. Bu şu demek; Ordulular bir çatı altında birleşiyor demektir. Biz bunu artırarak devam edeceğiz. Aynı birlikteliği Cumhuriyet Halk Partisi’nin üyesi olarak CHP Ordu il örgütü ile de, il örgütünün yaptığı, düzenlediği iftar programına katıldık. İlçe başkanlarımız, eski milletvekillerimiz, yöneticiler, sivil toplum örgütlerinin başkanları ve aday adaylarımız ile birlikte olduk. Bu şu demektir; biz Ordu’nun her değeri ile el ele, kol kola birlikte olacağız.”
-İleriye dönük hedefinizi birkaç kelime ile özetleseniz…
Tekin Özmen; “İstanbul’un kalbi Beşiktaş, Beşiktaş’tan İstanbul’a, İstanbul’dan Türkiye’ye. Başkanımızın parolası da bu…”
“Bütün olmalıyız…”
-Sayın Özmen, Ordu’ya ve İstanbul’da yaşayan Ordululara mesajınız var mı?
Tekin Özmen; “Ben hemşehrilerimizin etkinliklerimize katılmalarını, bizi desteklemelerini, siyaseten de bize destek vermelerini istiyorum. Çünkü biz bu desteği hak ediyoruz. Hemşehrilerimizin her türlü sorunlarıyla yakından ilgileniyoruz. Biz onlar için bir gücüz, onlar da bizim için bir güç olsunlar. Birbirimizle bütünleşerek yürüyelim. Bölüşürsek tok oluruz, bölünürsek yok oluruz…” Röportaj : Erdoğan Erişen

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort Samsun Escort Bursa Escort mersinliescortt izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort konya escort oyuncak hikayesi 4 izle Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri eskişehir web tasarım escort ataşehir