ordu-logo
Son Dakika
23 Ocak 2017 Pazartesi

Güzelyalı’da Bir ‘Eski’ci: Abdullah Özkan

22 Mart 2016 Salı, 11:55

 

Güzelyalı Mahallesi’nde Abdullah Özkan’ın iş yerinde sergilediği yarım asır öncesine ait gündelik eşyalar büyük ilgi görürken, eski eşyalarla ilgilenmenin kendisine huzur verdiğini belirten Abdullah Özkan, 40 yıllık katır tası hala kullanıyor.

Ordu-Fatsa yolu üzerindeki Güzelyalı Cami’nin yanında küçük bir işyeri. Bakkal ve gazeteye bayi olarak hizmet veren iş yerinin dışarıdan bakınca hiçbir cazibesi yok ama içeriye girince iş değişiyor. Burada 50-100 yıl önce günlük hayatta kullanılan eşyalar sergileniyor. O eşyalar içinde teypler, pikaplar, ahşap delmek için burgu, elle çevrilen dikiş makinesi, gazlı ocak, kömür ütüsü, hamam tası, dolma tüfek, kol hızarı, ayak yıkama leğenleri, deniz fenerleri, kunduz tuzakları, kolan dokumak için kelkitler, ayran kepçeleri at heybeleri, kandiller, ibrikler, okkalar, plaklar ve bunlar gibi onlarca eşya bulunuyor.

Dekor işi tutkuya dönüştü

Ordu-Samsun Karayolu üzerindeki Abdullah Özkan’a ait iş yeri daha önce kafe imiş ancak şu anda bakkal olarak çalışıyor. İş yeri kafe iken Abdullah Özkan’ın dekor olsun diye başlayan merakı zamanla gelişmiş, eksi eşya tutkusuna dönüşmüş. Bugün kendi ailesinden kalan eşyaların yanı sıra yakın çevresinden gelen eşyalarla birlikte Özkan’ın iş yeri küçük bir müze gibi.

50 Yıl önceki günlük hayat burada

Burası öyle bir yer ki bisküvi almak için girdiğinizde adeta zamanda yolculuğa çıkıyor, 50 100 sene önceni günlük hayatına uzanıyorsunuz. Bu durum bu günkü günlük hayat ile eski zamanlardaki günlük hayat arasında karşılaştırma yapma imkanı da veriyor. Bu gün kullanımı zahmetli görülen pek çok eşya o gün hayatı kolaylaştıran şeyler olarak görmek oldukça etkileyici bir durum. İnsanın aklına ister istemez ‘biz mi teknolojiye hükmediyoruz yoksa onlar mı bizi kendine bağımlı kılıyor’ sorusu geliyor.

‘Onlarla huzur buluyorum’

Abdullah Özkan da bu etkiye dikkat çekerek, “Buranın özel meraklıları var. Özellikle Ankara, İstanbul’da yaşayıp da memleketlerine gidip gelmek için bu yolu kullanalar mutlaka bana uğrarlar. Mutlaka bir bardak çay içer buradaki eserlere uzun uzun bakarlar. Neden böyle yaptıklarını sorduğumda bana huzur bulduklarını anlatıyorlar. Ben kendim de stresimi sıkıntımı bunlara bakınca dağıtırım, üzerimden atarım. Eski plakları dinlemek eski radyolardan bir şeyler duymak beni bana getirir.” diye konuşuyor.

‘Yoğurt tasım 40 yıllık’

Özkan, eşyaların çok fazla alım satımını düşünmediğini ancak eşya getiren olursa sergileyebileceğini belirterek, “Gelecekte daha geniş bir yerde daha fazla eser sergilemek istiyorum. Buraya almadığım eserler de var. Değirmen ve bileği taşları gibi. Biz ‘eskiyi neden seviyoruz’ bence önemli bir soru. Eskiden o eşyalar çok değerliydi, çünkü çok fazla bulunmuyordu. Herkeste para yoktu herkes da alamıyordu. Bunu için herkes onlara değer veriyordu. Eskiden samimiyet vardı. Bir onlarla işin tadı başka oluyor. Ben hala evimde bakır tas ile sütümü yoğurdumu yaparım. Eşimin kullandığı o tas belki en az 40 yıllık.” şeklinde konuştu. Yasin Çanakçı/Ordu Hayat

abdullah özkan-4

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort Samsun Escort Bursa Escort mersinliescortt izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort konya escort oyuncak hikayesi 4 izle Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri eskişehir web tasarım escort ataşehir kuşadası escort