ordu-logo
Son Dakika
20 Ocak 2017 Cuma

HALKIN POLİSİ CEVAT YURDAKUL

29 Eylül 2016 Perşembe, 11:42

(Katledilişinin 37.yılında Ordulu Emniyet Müdürü Cevat Yurdakul’un Anısına)

Hazırlayan : Hikmet PALA
2013 yılının 29 Eylül günü “Yarım Kalan Bir Yürüyüş: Cevat Yurdakul” başlığını taşıyan bir yazı yazmış ve Adana Emniyet Müdürü iken 1979’da silahlı bir saldırı sonucunda öldürülen Ordulu Cevat Yurdakul’un hayat hikâyesini anlatmıştım.
Bu yazının oluşum sürecinde Cevat Yurdakul’un eşi Ülker Hanım’la tanışmış, yazının taslağını kendisine gönderip yayınlanmadan önce bir değerlendirme yapmasını istemiştim.
Ben yazımın ilk taslağında 28 Eylül 1979 tarihinde evinin önünde öldürülen Cevat Yurdakul’un 1975 yılında kurulan POL-DER üyesi olduğunu yazmıştım. Bu bilgiyi de Halil Nebiler’in Birgün gazetesinde yayınlanan “Hikâyemiz Cevat Yurdakul’a Dairdir” adlı yazısına dayandırmıştım.[1] Ülker Hanım, eşini sosyal demokrat görüşe sahip, cumhuriyet kuşağının bir evladı olarak tanımlamış ancak Pol-Der üyesi olmadığını belirtmişti. Ben de yazımı bu düzeltmeyi yaparak yayınlamıştım.
Cevat Yurdakul aramızdan ayrılalı tam 36 yıl oldu. Yayınlanan yazımın ardından da iki yıl geçti. Elime geçen başka bilgi ve belgeler ışığında yeni bir yazı yazmayı, onun ölüm yıldönümünde aziz hatırası için kendime görev saydım.
Hatay Emniyet müdürlüğü görevinden sonra Adana’ya atandığında 37 yaşındaydı. 1942’de Ulubey’in Durak köyünde doğmuş, ilkokuldan sonra Ordu Merkez Ortaokulu’na kaydedilmiş ve yoksulluklar içerisinde okuması sağlanmıştı. Babası Mustafa Bey, sırtında odun, elinde yoğurt bakracı, tarladan topladığı sebzeler ve evde pişirilen çöreklerle yaklaşık 25 kilometrelik yolu yürüyerek her pazartesi günü Cevat’ın yanına geliyordu.
Bu günlerini daha önceki yazımda şöyle anlatmıştım:
“Cevat, Ordu’da sokak lambaları altında ders çalışırken babası Mustafa Bey, çimento torbalarının kâğıtlarını toplayarak defter haline getirir onun için. Cevat kendisi için katlanılan bu büyük fedakârlığın farkındadır. 1959 yılında girdiği polis koleji sınavını kazanır. Böylece Durak Köyü’nde başlayan eğitim hayatı eline bir meslek almasını garantilediği polis kolejinde devam eder. Ankara Polis Kolejinde 3 yıl yatılı olarak okur. Burayı 1962 yılında bitirdikten sonra Polis Enstitüsü yüksek kısmını kazanır ve 1965’te mezun olur. Komiser yardımcısı olarak Ankara Emniyet Müdürlüğünde çalışmaya başlar.”
Cevat Yurdakul Adana’daki görevine başlar başlamaz faili meçhul kalmış cinayetleri aydınlatmaya çalışır. Onun bu çalışmaları sonucunda 17 cinayetin failleri ortaya çıkartılır, 50’den fazla örgüt militanı yakalanır. Karaborsa ve yolsuzluklarla da mücadeleye girişir. Stok yaptıkları için piyasada yağ sıkıntısı olmasına neden olan üç fabrikaya baskın yapar ve 500 ton margarinle 10.000 ton ham yağ stokunu ele geçirir.
28 Eylül 1979 sabahı eşi Ülker Hanım kendisinden önce evden çıktı. Cevat Yurdakul ise çocukları ortaokula yazdırmak için gereken kimlik belgelerini getiren kayın pederi Muammer Önel’i Ankara’ya yolcu edecekti. Evinin hemen yakınındaki kavşakta, çalındıktan sonra sahibi öldürülen bir araçla önü kesilir. Durmak zorunda kalır, araçtan inen birkaç kişinin açtığı ateşle hayatını kaybeder.
Bu bilgileri 2013 yılında yayınlanan yazımda aktarmıştım. Sıtkı Öner tarafından kaleme alınan “Halkın Polisi: Pol-Der Anıları” kitabını eylül ayının başlarında okuduğumda Cevat Yurdakul’u düşündüm hep. Çünkü Cevat Yurdakul’un hayat hikayesini yazdığımda onunla ilgili yaptığım tanımlama “halkın polisi” idi. Çünkü O, hayatı boyunca kendini halkına ve ülkesine daha iyi hizmet etmek için geliştiren, yurt dışına eğitime giden, yüksek lisans yapan, Fransız Filolojisi okuyan çalışkan bir emniyet mensubuydu. Egemen güçlerin polisi değil Halkın Polisi olmayı seçmişti.
1975 yılında kurulan Pol-Der Genel Başkanlığı yapan Sıtkı Öner’in hatıraları 2003 yılında yayınlanmıştı. 12 yıllık bir gecikmeden sonra okuduğum bu anılarda Cevat Yurdakul adı yeniden çıkmıştı karşıma. Sıtkı Öner, Pol-Der’in kuruluş amacını “Polisin özlük haklarını ve en önemlisi hiçbir siyasal yapıyla özdeşleşmeden halkın polisi olmasını savunmak” cümlesiyle açıklamıştı.[2]
Pol-Der’in bildirisinde geçen “Polis halkla organik bir birlik oluşturur; hizmet etmekte olduğu toplumdan ayrı değil, fakat onun bir parçasıdır. Yoksa polis anayasal ve demokratik hakların kullanılmasının önünde bir engel, öğrencilerle küskün, toplantı ve gösterilere gereksiz müdahale eden, yurttaşlara kötü davranan bir örgüt değildir”[3] ifadesini kitapta okuduğumda Cevat Yurdakul’un Fransa’dan gönderdiği mektuptaki şu cümleler geldi aklıma:
“Şu kilometrelerce uzaktaki devlette sizlerle milletimle ve devletimle beraber yaşıyorum. Bazen üniversiteli akıllı gençlerle beraber yürüyorum. Onlara vurulan copların acısını bir polis olarak ben hissediyorum. Benim başıma vuruyorlar sanki. Saplanan kurşunlar benim kalbimde sanki…”
Sıtkı Öner, Pol-Der Anıları’nda Cevat Yurdakul’un öldürülmesine de değinmiş ve onun öldürülmesinin camialarını sarsan en önemli olay olduğunu yazmıştır:
“Cevat Yurdakul Pol-Der üyesiydi. Onun Adana Emniyet Müdürlüğü döneminde Pol-Der’li polislerin en güçlü örgütlendiği şubemiz Adana olmuştu. Adana Şube Başkanı İbrahim Tepebaşı ve şube yönetimi Pol-Der ilkeleri doğrultusunda davranmışlar ve Cevat Yurdakul’un direktiflerinin tam anlamıyla halkın polisi anlayışı içinde hayata geçmesini sağlamışlardır.”[4]
Görüldüğü gibi Pol-Der genel başkanlığı yapan Sıtkı Öner, Cevat Yurdakul’un Pol-Der üyesi olduğunu yazmaktadır. Ben eşi Ülker Hanım’ın verdiği ve onun Pol-Der’li olmadığı bilgisini doğru kabul ediyorum. Cevat Yurdakul Pol-Der üyesi değildi ama derneğin bakış açısını, polislik mesleğine yaklaşımını ve ideolojik çerçevesini içselleştirmişti.
Cevat Yurdakul’un insani tutumuyla ilgili bir anı da “Özgür Bir Dünya İçin Direnen Kasabalılar” adlı kitapta geçmektedir. Manisa Turgutlu’dan olan Necdet Ayma, Adana’da bir çatışmada yakalanır. “Mustafa” sahte kimlikli Ayma’nın kim olduğunu öğrenen Cevat Yurdakul, onu işkenceyle öldürebilecek bir ekibin alacağını öğrenince cezaevine göndererek hayatını kurtaracak bir yol bulur. Ayma, onunla bir diyalogunu şöyle anlatır:
“Adam (Cevat Yurdakul) ağlıyor, hüngür hüngür ağlıyordu koca adam. ‘Karnın aç mı?’ dedi. ‘Aç’ dedim. ‘Dokuz gündür yemek yemiyorum, ama su da içmiyorum, iç kanamam var’ dedim. ‘Sana dışarıdan yemek yaptıracağım, tuzsuz olmasına dikkat ettireceğim.’ dedi. ‘Bir de karpuz gönderin bana’ dedim. ‘Tamam’ dedi, bastı zile, komiser geldi. ‘Mustafa ifade verecek, ifadesini alın, hemen askeri cezaevine gönderin’ dedi.”[5]
Sıtkı Öner anılarında Cevat Yurdakul’un Adana’da gerçekleştirdiği en önemli işin ayrım yapmaksızın terör odaklarının üzerine yılmadan gitmesi olduğunu belirtiyor ve etkili bir mücadele sonunda birçok olayın faillerinin yakalandığını ifade ediyor:
“Adana Emniyet Müdürü olarak görevini yürüttüğü altı aylık süre içerisinde 50’den fazla silahlı eylemci yakalanmış ve sıkıyönetime teslim edilmişti. Adakobirlik Genel Müdürü Akın Özdemir’in, Prof. Dr. Fikret Ünsal’ın ve TİP’in kurucularından avukat Ceyhun Can’ın katillerinin ortaya çıkartılmasında önemli adımlar atmıştı.”[6]
Tanıyan herkesin “gözü pek, cesur, atılgan, görevine tutkun” olarak tanımladığı Cevat Yurdakul tehditler alıyor, bazı milletvekilleri tarafından “Görevi bıraksa da yurtdışına kaçsa da yakasını elimizden kurtaramayacak” sözleriyle açıkça tehdit ediliyordu.
Bu tehditler Pol-Der genel merkezine kadar ulaşmıştı. Ancak Cevat Yurdakul bu tehditleri hep gülümseyerek karşıladı ve önemsemedi. “Ben cumhuriyetin polisiyim, görevim anarşiyi önlemek, suça engel olmak, suç işleyeni yakalamak ve halkın huzur ve güvenini sağlamaktır. Bu tehditler bizi görev yapmaktan alıkoyamaz.” diyordu.
Ama cumhuriyetin polisi, halkın polisi Cevat Yurdakul, Adana’da birçok cinayetin faillerini ortaya çıkartan Cevat Yurdakul bir eylül sabahında cinayet şebekelerinin saldırısında katledildi. Çocukları Ayçil ve Acar silah seslerini duyduklarında evden çıktılar koşarak. Oğlu Acar kanlar içindeki babasına “Baba Uyansana!” diye seslendi ısrarla, defalarca. Öldürüldüğünde yanından ayırmadığı cep defterinin ilk sayfasında şunlar yazıyordu: “Barış içinde esenlik ve başarı önce halkımın sonra benim olsun.”
Sıtkı Öner anılarında Yurdakul’un öldürülmesinin Adana’da olaylı protestolara neden olduğunu yazıyor. Cenaze törenine kitle örgütlerinin yoğun katılım gösterecekleri haberi üzerine naşı tören yapılmadan Ankara’ya nakledilmişti. Bu uygulamayı 300 polis protesto etmiş ve Pol-Der’li polisler göreve çıkmamıştı. Sıtkı Öner’e göre Cevat Yurdakul’un katledilmesi bir planın parçası dâhilinde gerçekleştirilmiştir:
“Kahramanmaraş Katliamı davası Adana’da görülüyordu. Bu dava sonucunda verilecek karar Türkiye’de terörizmin kaynakları ile terörizme bulaşan siyasal örgüt ve dernekleri bütün çıplaklığıyla gözler önüne serecekti. Sıkıyönetimin gözleri önünde ilin emniyet müdürü öldürülüyor, devlet güçlerine açıkça meydan okunuyor ve Kahramanmaraş davasını yürütenlere gözdağı veriliyordu.”[7]
Cevat Yurdakul’un cenazesi Ordu’ya getirildi ve 2 Ekim 1979 tarihinde Ulubey’in Durak köyünde toprağa verildi. Ailesinin bana göndermiş olduğu notta yazdığı gibi “Cevat Yurdakul yaptıkları, ürettikleri, paylaştıkları ile ölümsüzleşti.
Tarih Cevat Yurdakul’u ürettikleri ile yazarken onun bedenini yok ettiklerini sananları ise tarihin çöplüğüne atacaktır. Bedenler yok edilebilir ama ruhları ve düşünceleri yok edebilen bir silah henüz keşfedilmedi ve bu da asla olmayacak.”

cevat-5 cevat-3 28AYD01A-SEHIR:SAYFA-01-RENKLI.qXD+ cevat-1
Hikmet PALA (28.09.2015/Ordu)
DİPNOTLAR
[1] Birgün Gazetesi, 28 Eylül 2004, Halil Nebiler “Hikâyemiz Cevat Yurdakul’a Dairdir”
[2] Sıtkı Öner, Halkın Polisi Pol-Der Anıları, İletişim Yayınları, İstanbul 2003, s.35
[3] Halkın Polisi, s.44
[4] Halkın Polisi, s.116, 117
[5] Sait Almış-Mehmet İnanç Turan, Özgür Bir Dünya İçin Direnen Kasabalılar, Etki Yayınları 2009, s.49
[6] Halkın Polisi, s.117
[7] Halkın Polisi, s.119

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort konya escort Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri eskişehir web tasarım escort ataşehir antalya escort