ordu-logo
Son Dakika
21 Ocak 2017 Cumartesi

Maketleriyle tarihi yaşatıyor…

03 Ağustos 2015 Pazartesi, 12:16

 

Ekrem Akdeniz Ordu için önemli isimlerden biri. Tahnit sanatçısı olan Akdeniz aynı zamanda maket ustası. Bu güne kadar yaptığı binlerce eseri onun önemini bir kat daha arttırıyor.

 

Ekrem Akdeniz 1927 doğumlu. Ordu’nun yetiştirdiği ender ustalardan biri olan Akdeniz 1949 yılı Rize Sanat Enstitüsünden torna tefsiye eğitimi alarak mezun olmuş. Kara avcısı. Perşembe Hava Radar Komutanlığı’nda teknisyen olarak çalışan Ekrem Usta emekli olmasına rağmen uğraşından vazgeçmemiş. Zaman geçirmek için başladığı tahnit ve maket merakını bu güne kadar açtığı 19 sergide görücüye çıkarmış.

Ekrem ustayla tahniti ve maketlerini konuşmak üzere evine gittik. Çakı bıçağı ile emekle işlenmiş ve özel şimşir ağacından yapılmış bastonuyla bizi karşıladı emektar usta. Halen çalışıyordu atölyesinde. Evi kuşlar, otantik ev maketleri, gemiler ve ağaçtan yapılabilecek ne varsa, adeta mini sergi salonu gibi. Yılların el emeği göz nuru var evde.

Ekrem Akdeniz’le koyu bir sohbete dalıyoruz, o anlatıyor bizse yaşayamadığımız geçmişi yaşıyoruz.

Ekrem Usta nasıl başladı bu merek sizde?

E. Akdeniz: “NATO F dairesi eleman alımı için sınav açtı. Ankara’da sınavdan 100 üzerinden 99 not aldım ve ekip şefi olarak işe başladım. Perşembe Hava Radar Komutanlığı’nda görevli olduğum dönemde bir İtalyan Albay ile avcılığı konuşurken konu tahnite geldi. Bende gerekli ilaçların olması durumunda tahnit yapabileceğimi söyledim ve o gün bu gündür tahnit yapıyorum.”

Tahnit zor bir uğraş mı?

E. Akdeniz: “Kanatlı hayvanlarda deri yüzüldükten sonra ilaçlanarak bir iskelet hazırlanıyor, iskelet üzerine giydirilip dikilerek hazırlanıyor. Uzun emek, sabır ve zaman isteyen bir iş. Ben Türkiye’nin her avlağında avlandım. Avlarımı kendi ürettiğim projeyle içini boşaltarak tahnit yaptım. Bu işi Türkiye’de en iyi ben yaparım, benden daha iyi yine ben yaparım diyorum. Yüzlerce tahnit yaptım. 235 tahnitim Avcılar kulübü lokalinde sergileniyor.”

Ağaç eserlerinize gelelim, neler yapıyorsunuz ağaçla?

E. Akdeniz:  “Birbirinden ayrı hiç alakası olmayan gördüğüm şeyi ağaçtan aynısını yapar, işlerim. Eski evler, Osmanlı, Rum ve Ermeni mimarileri ile yapılmış evlerin maketlerini yaptım. Bizim çocukluğumuzun güzel hatıralarıydı bu evler. Ordu Belediyesine sergilenmesi için yaptığım evlerin maketlerini verdim. Para almadım, sadece maliyetini alarak verdim. Bastonlar yaptım. Samsun, Zonguldak, Rize’de sergi açtım.”

Sizin için özel bir anlam ifade eden eser var mı

E. Akdeniz: “Benim için hepsi aynı. Hepsinde emek var, zahmet, uğraş var. Fındık kıracağı yaptım tamamen kendi üretimimim. Ordu’ya gelen fındık kıracağından beni buluyor. Enis Ayar bu fındık kıracağına çok meraklı. Fındık gönderirken bir yere bundan mutlaka içine koyuyor. Biz canlı olanın kıymetini bilmiyoruz. Öldüğü zaman kıymetleniyor. Yaptığım havandan, takta kaşığa, bastondan evlere hepsi benim çocuğum.”

Yaptığınız eserleri şuan kimler kullanıyor?

E. Akdeniz:  “Yaptığım eserler bazen bir işyerini süslüyor bazen bir insanın yürümesine yardımcı oluyor. Ben açtığım sergilerde örneğin 20 eser sergiliyordum, toplarken bana iki, üç tane ancak kalıyordu. Orda hediye ediyordum. Ülkenin her yerinde vardır.”

Karadeniz’de sizin yaptığınız işi yapan usta var mı?

E. Akdeniz:  “Tahniti tahnit olarak bilende yoktu. Bu ne demek diyorlardı. Şuanda uğraşan çok yok. Ben avcılar kulübüne teklif ettim. Açın bir kurs da bildiklerimi öğreteyim. Bu gün varım yarın yokum. Bu sanatı öğretelim, bu sanat iyi bir sanat dedim, olmadı. Yeni yeni yapmaya başlayanlar var ama daha eksiklikleri var.”

Gemi maketleri ilgi çekti bunlar bire bir aynı mı?

E. Akdeniz:  “Gemi maketlerinin projelerini para vererek satın aldım. Yaptığım tüm gemiler bire bir aynıdır. Savarona, Rusumat 4 gibi gemler yaptım. Zaman isteyen bir uğraş. Bir şeyini yanlış yapıştırırsan diğeri oturmuyor. Bunlar projelere göre yapıldığı için. Örneğin Ertuğrul Firkateyni’nin bir tarafında 8 top var diğer tarafta da 8 top var.”

Bu eserleri yaparken unutamadığınız bir anınız var mı?

E. Akdeniz:  “Benim rahmetli eşim, yaptığım işe saygı duyardı. Kirlettiğim yeri temizlemeden kalkmazdım. Bana çok anlayışlı davrandı. İlk başlarda çocuklara tuttururdum. Deriye zarar verdimde çocuklara kızardım. Sonra tahnit yapacağım zaman çocuklar birken kaybolurdu yanımdan. Daha sonra kendime bir aparat yaptım ve tek başıma rahat bir şekilde yapıyorum.” Adnan Alparslan-Yılmaz Ülgü/Röportaj

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort Samsun Escort Bursa Escort mersinliescortt izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort konya escort oyuncak hikayesi 4 izle Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri eskişehir web tasarım escort ataşehir