ordu-logo
Son Dakika
19 Ocak 2017 Perşembe

Rekolte falcıları!

09 Kasım 2015 Pazartesi, 10:35

Sanayici Adem Güney, fındıkla ilgili kuruluşları amaçları dışında çalışmakla suçlayarak, “sizin tek işiniz rekolte tahmini mi?”diye sordu.

Fındıkta her sezon en büyük tartışma şüphesiz rekolte konusunda yaşanıyor. Üretici kuruluşlarından tüccar ve sanayici örgütlerine, istatistik kurumundan tarım kuruluşlarına kadar fındık ile ilgili her örgüt, her sezon başında ‘rekolte’ yüzünden bir birine giriyor. Sezon başındaki ‘tahmin’ tartışması, sezon sonunda ise yerini ‘en yakın ben bildim’ tartışmasına bırakıyor.
“Amaçlarındansaptılar!”
Hem fındık üreticisi, hem de sanayici olan Adem Güney ise bu kuruluşların rekolte tartışması ile uğraşırken asıl işlerinden olan üreticinin gelir düzeyinin artırılmasına yönelik bir çalışmalarının olmamasını eleştirdi. Fındıkta verimin; Dünyada fındık üreten ülkeler arasında en az Türkiye’de, Türkiye’de ise Doğu Karadeniz Bölgesi’nde olduğuna dikkati çeken Adem Güney, fındık konusunda kendilerini sadece rekolte tahminini vazife eden ziraat odalarını, üniversiteleri, tarım kuruluşlarını, ihracatçı birliklerini, istatistik kurumu ve fındık enstitülerini suçladı.
Dünyada hatta bazı bölgelerimizde dekarda fındık üretiminin 300 kiloya kadar çıktığı bahçeler olduğunu anımsatan Adem Güney şöyle konuştu;
“Şimdi ben sormaz mıyım ziraat odalarına; ya arkadaş bu rekolteyi siz dönüme 80 kilo açıklıyorsunuz. Utanmıyor musunuz, sizin göreviniz nedir diye, ben sorarım. Tarım İl Müdürlüğüne de sorarım, Fındık Enstitüsü’ne de, Ziraat Fakültesine de sorarım. Yıllardan beri rekolte savaşı yapıyorsunuz. Yok efendim ihracatçılar şunu açıklamış, ziraat odası veya başka kurum bunu açıklamış… Yahu hiç mi utanmanız yok! Her birinizin tek doğru tahmini dekor başına ‘yüz karamız’ verim konusunda. O da dünyada fındıkta en büyük söz sahibi olan ülkemizin verimdeki düşüklüğüdür! Siz bunu artırmak için onlarca yıldır ne yaptınız, bunu söyleseniz ya!”
“Alan bazlı desteğe karşıyım”
Güney’den bir tepki de fındıkta yıllardır uygulanan destek politikalarına geldi. Bu desteklerin amacı dışında verildiğini ve kullanıldığını ileri süren Güney şu önerilerde bulundu;
“Ben alan bazlı desteğe verildiği günden beri karşıyım. Verilmeli ama şart koşulmalı. Bana göre bu doğrudan gelir desteğinin minimum 3/2’si bir proje kapsamında, kendi arazisi üzerinde dönüm başına verimi arttırmak şartıyla üreticilere verilmeli. Üreticiye projeyi verip, verimde bu artış baz alınarak gerçekleşirse ödenmelidir. Örneğin bin TL doğrudan gelir desteği alıyorsam, bunun şartı bu desteğin en az 700 lirasını bahçemde verimi, kaliteyi artırmak için harcamalıyım. Bu şart koşulmalı. Bu paralar öncelikle verimi artırma amacıyla harcanmalı.
“Arz artınca ne olacak?”
2020’li yıllarda Dünya tüketimi için bir milyar kilo fındık yetmeyecek. Yani artık eskisi gibi 700bin ton fındık fazla fındık olmayacak. Onun için bizim üretimimizi artırmamız gerekiyor. Bugün kendine rekolte tahminini iş edinenler öncelikle bu verimi artırmayı kendine asil iş edinmeleri gerekmektedir.” Durmuş Karaağaç/Yılmaz Ülgü (özel haber)

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort gaziantep escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort konya escort Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri eskişehir web tasarım escort ataşehir antalya escort