ordu-logo
Son Dakika
24 Ocak 2017 Salı

Susamı hamurla buluşturan lezzet; KARA FIRIN SİMİDİ…

05 Aralık 2015 Cumartesi, 11:13

Daha çok kahvaltıların vazgeçilmezi ve atıştırmalıkların ilk tercihi simit, bin bir emek sarf edilerek sofralara ulaşıyor. Susamın hamurla buluşmasıyla ortaya çıkan lezzet, insanlar tarafından günün her saatinde tercih edilebiliyor. Kara fırın simidi özellikle çay ve peynirle tüketildiğinde damaklarda eşsiz bir tat bırakıyor.
Düz mahalledeki simit fırınını gün aydınlanmadan açan Yahya Bacıoğlu, ilk iş olarak ocağını harlandırıyor. Kara fırın 24 saat boyunca hiç sönmüyor. Fırın içinde bulunan ateş tuğlaları ısınmaya başlarken, Yahya usta simidin hamurunu ve malzemelerini hazırlıyor.
Çalışanlar önce unu tekneye dökerek hamuru kıvamına getiriyor. Hazırlanan hamur, daha sonra tezgaha alınarak simit halkaları oluşturuluyor. Halkalar daha sonra lezzet katan pekmeze batırılıyor. Son işlem olarak susamla buluşan simit tahta kürek yardımıyla fırına veriliyor. Pişen simitler son olarak lezzetiyle Ordulularla buluşuyor.

“Taş fırının yeri başka”
Günde 2 bin simit üreten Yahya Bacıoğlu, teknoloji ve sermaye karşı büyük bir savaş verildiğini söylüyor ve ekliyor;
“Son yıllarda hızlıca yaygınlaşan alışveriş merkezleri ve içinde barındırdığı simit evleriyle mücadele ediyoruz. Rekabet ortamı adaletsiz. Taş fırın simidi tamamen organik ve daha lezzetli. Doğalgaz ve elektrikle çalışan fırınlara göre daha özverili ve sağlıklı ürün çıkarıyoruz. Bir zamanlar her yerde bulunan kara fırınlar giderek azaldı. Gelişen teknoloji ile yeni yerler açıldı ama taş fırının yerini hiçbirisi tutmaz.”

“Susam üretilmiyor”
Simit için olmazsa olmazlardan olan susamın ülkede üretilmeyişinin kendilerini ekonomik anlamda zorladığını da ifade eden Bacıoğlu, “Susamın çok pahalı olması, unun sürekli zam görmesi bizi zorluyor. Maliyeti çok yüksek iş yapıyoruz. Biz kaliteyi sunarken aldığımız mal pahalı. Simit evleri bizi kalite anlamında etkilemiyor. Odun simidinde hiç bir fırıncının katkı kullanma şansı yoktur. Çünkü biz bunu dinlendirmeye alıyoruz. Elimizle açıyoruz. Açtığımızda katkı varsa açılmaz, yırtılır. Susam dışarıdan ithal geliyor. Türkiye’de üretilmiyor. Bundan 15 yıl önce üretiliyordu şu an üretilmiyor. Dışarıdan geldiği için dolara endeksli. Arttığı zaman direk bize yansıyor ama biz onu simide yansıtamıyoruz” dedi.

“Yeni çırak yok”
İşyerinde ailesiyle çalıştığını açıklayan Yahya Bacıoğlu, “43 yıldır bu mesleğin içindeyim. Sokaklarda simit satarak başladım. Sonra içeri girdim, çırak, kalfa derken usta oldum. Bu mesleği severek yapıyoruz. Mesleğin geleceğine baktığımızda usta yetişmiyor. Şuan bundan 20 sene önceki ustalar çalışıyor. Eskiden insanlar çocuğunu fırına veriyordu çırak olarak çalışsın diye. Oğlumu yetiştirin usta olsun diye birde para veriyordu ama şimdi çırak gelmiyor. Mesleğin geleceği ile ilgili sıkıntı yok ama bu işi severek yapacak ustalar yetişmiyor. Dut pekmezi olduğu sürece biz simit üretmeye devam ederiz. Bu lezzet de bu güne kadar olduğu gibi yeni kuşaklara da aktarılır, bundan şüphem yok.” diye konuşuyor. Adnan Alparslan/Özel Haber
SİMİT

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort Samsun Escort Bursa Escort mersinliescortt izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort konya escort oyuncak hikayesi 4 izle Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri eskişehir web tasarım escort ataşehir kuşadası escort