E Ğ İ T İ M - Yeni Katsayı Kararını Kabul Etmemiz Mümkün Değildir - Ordu Gazete,Ordu Hayat Gazetesi
Yeni Katsayı Kararını Kabul Etmemiz Mümkün Değildir
Yazı
Boyutu
Tarih : 21.12.2009 - 10:43:50
Eğitim Bir-Sen Ordu Şube Başkanı Tamer Tomakinoğlu:
Yeni Katsayı Kararını Kabul Etmemiz Mümkün Değildir
Ordu Eğitimciler Birliği Sendikası Şube
Başkanı Tamer Tomakinoğlu Üniversiteye giriş sınavındaki adaletsiz katsayı
uygulamasını kaldıran YÖK düzenlemesinin Danıştay 8. Dairesi tarafından
yürütmesinin durdurulmasının ardından Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun
YÖK’ün yürütmenin durdurulmasına itirazını reddetmesiyle YÖK, yeni bir katsayı
kararını onaylamadıklarını yazılı bir açıklama ile duyurdu.
Tomakinoğlu yaptığı açıklamada Danıştayın
konuya, demokrasinin, hukukun, eğitimin evrensel ilkelerinin perspektifiyle
değil, tamamen ideolojik perspektifle yaklaşmakta ve akıllara zarar yorumlar
yaparak, eğitime ilişkin bir uygulamanın nasıl olması gerektiğini ortaya koyma
yetkisini adeta kendinde görmekte olduğunu ifade ederek şöyle devam etti:
“YÖK, Danıştay’ın bu yaklaşımı karşısında, katsayı uygulamasını eskisine
göre daha az acı veren bir dozda yeniden uygulamaya koyan bir karar
açıklamıştır. Bu kararı kabul etmemiz mümkün değildir. Bugüne kadar adaletsiz
katsayı uygulamasının tümden kaldırılması gerektiğini savunduk, yeni karar
karşısında da ilkesel bir duruşla aynı görüşümüzü muhafaza ediyoruz. Bugün daha
az acı veren bir uygulamaya razı olmak, yarın daha çok acı verecek bir uygulama
kararına açılan kapıyı kabullenmek demektir.
Katsayı
uygulamasının zararları ortadayken, “eh ne yapalım, buna da şükür” demek mümkün
değildir.
Danıştay’ın
gerekçesinde kullandığı “'Ölçülülük ilkesi dikkate alınarak belirlenecek olan
katsayı” ifadesinin mefhum-ı muhalifi dikkate alındığında, YÖK’ün yeni
kararında ortaya koyduğu ölçütlerin Danıştay tarafından yeterli görülmeyerek
kabul edilmeyeceği ve yeni bir iptalin gelebileceğine ilişkin bir çıkarımda da
bulunulabilir.
Her kürsüye
çıktıklarında, “yargı bağımsızlığı” üzerine diskur çeken yargı mensuplarının
halkı biçimlendirmeye dönük kararların altına imza atmaması; düşünce ve
ideolojiler bağlamında “tarafsız ve yansız” olmaları beklenir.
Siyasi
iradenin de, milletin beklentileri doğrultusunda gerçekleştirilen tüm
uygulamaları iptal ederek, sistemi sadece kendilerinin tespit ettikleri ray
üzerinde işlemeye mecbur bırakan yargıyı, bir yargı reformuyla kendi alanıyla ilgili
hale getirmesi gerekmektedir.”