Dünyada her şey
değişiyor. Teknoloji, ticaret, iklim ve daha neler neler. Bakınız küresel
ısınma sonucu buzullar bile erimeye ve iklimi değiştirmeye başladı.Lâkin
ülkemizde hâlâ bu değişikliklerden nasibini alamayanlar ve kendini aşamayanlar
var.
E.. burası Türkiye.Bu ülkede kargaşadan medet umanlar ve
şehit cenazeleri üzerinden oy hesapları yapanlar var.Cenazelerde ne kadar çok
kalabalık oluşturulur ve “Ya Allah, Ya Bismillah, Allah’û Ekber” denilirse o
oranda oy toplarım diyenler var.İlk etapta bu cümlenin ifade ettiği anlamı yadırgayabilirsiniz.Ancak bu
güzelim ülkede alabildiğine huzursuzluk ve kargaşa varken çözüme yardımcı
olmamak,masa başından kaçmak ve çözümü çözümsüzlüğe sürüklemek de rıza-i kabahattir.
Bizim; bizi temsil için gönderdiğimiz vekillerin o Yüce
Meclis çatısı altında çözüm üretmeyip laf ebeliği yapmaları ve yumruklaşmaya
varan davranışları da bir nevi terördür. İster iktidar milletvekili olsun,
ister muhalefet milletvekili,buradan hepsine sesleniyorum !Ya o vekâleti
bırakmalısınız,ya da kavgayı.Çünkü geleceğin umudu gençler sizi öyle hatırlamak
istemiyor.Dahası milletin kol kola gezdiği bu cennet ülkede, sarf ettiğiniz
çirkin sözler,abesle iştigal eden hareketler ve Meclis çatısı altındakio nahoş davranışlar bu milletin vekillerine
hiç ama hiç yakışmıyor. Ben 25 yıl ilkokul/ilköğretim okulu öğretmenliği yaptım
bilirim. İnanın o çocuklar bile sizin kadar kavga etmiyor ve küçüğüne kötü
örnek olmuyorlardı. Sizi seyredenler inanın buna inanamıyor ve televizyonlarını
kapatıyor.
Hele hele Atatürk’ün kurduğu o güzide partinin çatısı
altında siyaset yapanların davranışlarını anlamak hiç mümkün değil. Dünyadaki
tüm sosyal demokratların kendini yenileyip ilklere imza atma çabalarına karşın,
ülkemizdeki sosyal demokratların siyaset arenasında kavgayı ve gerilimi tercih
etmeleri ve ülke menfaati adına bir arpa boyu yol alamamaları çok düşündürücü.
Bu ülkede herkeskolayca bir şeylerin arkasına sığınıp siyaset yapabiliyor.Kimileri dini
değerlerin arkasına sığınıyor,kimileri de şehitlerin.Kaldı ki kendilerini
muktedir yapan halka sırtını dönmeyi tercih edip ihale kovalamakla zaman
kaybedenler hizmeti aksatınca, sataşmalara yanıt verme adına asli görevlerini
unutuyorlar.Öte yandan elinde imkanlar varken terörist başını asamayanlar,
şimdi de ellerinde bir parça iple şov yapmayı tercih ediyorlar.
Kimileri Ulu Önder
Atatürk’ün gölgesinde siyaset yapmayı uygun görürken, kimileri de etnik kimliği
ön plana çıkarıp o kimliğe sahip olanları sahneye sürüyorlar. Çalışmadan
devletin parasını kursağına indirenlerin avukatlığına soyunmak, millete şirin
görünmek adına kurumları batırmak ve sözde yasal eylem adı altında tüyü
bitmemiş yetimin hakkıyla inşa edilen hizmetleri tahrip etmek anlayışı, onların
samimiyetsizliğinin bir başka boyutu. Bununla
da yetinmeyen kimlik savunucusu sahte demokratlar / hainler, o masum çocukları kullanarak
uluslar arası piyasada yer bulmaya çalışıyorlar. Geleceğin umudu olan o
savunmasız, masum yavruları sokağa salıp eylem yaptırmak suretiyle, çocuklar
üzerinden oy toplamayı siyaset addediyorlar.Bunu da az bulan zorbalar,devletin
askerini,polisini ve masum insanları öldürmek suretiyle silahlarıngölgesinde milletin Meclisine girerek,
devletten aldıkları maaşı terör örgütüne havale etmeyi de ihmal etmiyorlar.Ne
acı değil mi?
Türk halkının tüm bu oyunlara karnı toktur. Kaldı ki son
günlerde gündeme gelen hadiseler ve o hadiselerin aktörlerinin kariyerleri her
şeyi tüm çıplaklığıyla ortaya koymaktadır. Vay halimize! Değirmeni sel almışta
biz hâlâ “takılcak” arıyoruz!
Kendinize gelin beyler!Sizi o çatı altına gönderen ve ödediği
vergilerle sizin maaşınızı ödeyen bu millet;sizden kavga ve ihanet değil,
icraat bekliyor. Hani ne demiştik “aslolan icraat.”