Ya Rasûlüllah! Birisi namaz
kılarken abdestim bozuldu diye gönlünde bir vesvese hissederse, bu kişinin
namazı bozulur mu, bozulmaz mı? Hz. Muhammed (s.a.s) bu soruya şu cevabı
vermiştir: "Hayır.
Bir yellenme sesi veya bir kokuyu duymadıkça namazı bozmaz" (ez-Zebidî,
VI, 355).
Bizlere yoğunlukla gelen
sorulardan “vesvese”. Namazımı kıldım, ikinci rekâtında Fatiha okudum mu
okumadım mı? Okuduğumu biliyorum aslında. İkinci rekâtta oturdum mu oturmadım mı?
Aslında kesin oturduğumu biliyorum kalkıp tekrar kılıyorum. Abdest alırken
yüzümü yıkamış mıydım, yıkamamış mıydım? Yıkadığımı biliyorum ama bir vesvese
geliyor bir daha abdest alıyorum.
Vesvese; fısıltı gibi gizli ses,
fiskos, kalpte meydana gelen şüphe, tereddüt, vehim, kuruntu, iç üzüntüsü,
nefis ve şeytanın meydana getirdiği iç karışıklığı anlamları için kullanır.
(el-İsfahanî, el-Müfredât, İstanbul,1986, 819, vesvese mad).
Vesveseyi hem nefis, hem de
şeytan verir. Bu ikisi Kur’an-ı Kerim’de ayrı ayrı
zikredilir. “Andolsun ki, insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne gibi
vesveseler verdiğini biliyoruz ve biz ona şah damarından daha yakınız.” (Kâf,
50/16) ayeti, nefsin vesvesesine işaret ederken; “Şeytan Âdem’e vesvese verdi”
(A’raf, 7/20; Tâha, 20/120) manasına gelen birçok ayet de şeytanın vesvesesine
işaret etmektedir. Vesvese hakkında bilinmelidir ki vesvese
imanın kuvvetindendir.Müslim'in İbnu Mes'ud (r.a.)'dan kaydettiği
bir rivayet şöyledir: "Dediler ki: "Ey Allah'ın Resulû, bazılarımız
içinden öyle sesler işitiyor ki, onu (bilerek) söylemektense kömür kesilinceye
kadar yanmayı veya gökten yere atılmayı tercîh eder. (Bu vesveseler bize zarar
verir mi?)" Hz. Peygamber (a.s.): "Hayır bu (korkunuz) gerçek imanın
ifadesidir" cevabını verdi."
“Şeytan,
kupkuru ve bomboş kalplerle uğraşmaz ve böyle sermayesiz kimselere vesvese
göndermez. Deniz korsanlarının, her zaman hazine bulunan, yüklü gemilere
taarruz etmeleri ve define bulunan adalara saldırmaları gibi şeytan da, her
zaman iman cevheri taşıyan kalplere hücum eder.”
Yine
bilinmelidir ki; vesvese iradî olmayıp, fiiliyata dökülmüyorsa insanı mes’ul
etmez.
Ve
vesvese aslında, üflemekle uçup giden bir tüy kadar zayıftır. vesvese, üzerinde
durulmaz ve dert haline getirilmezse hiçbir zarar vermez. Denildiği gibi elinizde
tuttuğunuz aynaya, karşıdaki yılanın görüntüsü aksetse, o aynadaki yılanın
elinize zararı olmadığı veya yanan ateşe elinizdeki aynayı çevirdiğiniz zaman
eliniz yanmadığı gibi herhangi bir zararı söz konusu değildir.
Fakat
vesvesenin zararsız olduğu bilinmeyip, zararlı olduğu düşünüldüğü vakit zararlı
olabilir. Yani üzerinde durulup kurcalandığı ve merakla karıştırıldığı zaman
büyütülebilir. Büyük görüp önem verdikçe o da büyür ve bir balon gibi şişerek
bizi yutacak hale gelebilir. Bir arı-kovanı içinde yüzlerce arı bulunur ama siz
önemsemeden onun önünden geçer gidersiniz. Onlar da size ilişmez. Vesvese
karşısında da yapmamız gereken şey bundan farklı olmamalıdır.
“Abdest
ve namazımı yanlış ve eksik mi yaptım acaba?” şeklinde gelen vesveselere de
aldırış etmemek gerekir. Böyle bir vesvese ilk defa vuku buluyorsa, o abdest
veya namaz tekrar edilebilir. Ama tekrar tekrar oluyorsa, mesela bir insan,
abdest uzvunu yıkayıp yıkamadığından devamlı şüpheye düşüyorsa, hiç vesveseye
meydan vermeden o uzvunu yıkadığını kabul ederek namaza durmalıdır. Ve yine
namazı kaç rekât kıldığı mevzuunda vesveseye müptela ise namazının tamam olduğu
kanaatiyle hareket etmelidir.
Vesvesenin
üzerinde durmadan tam tersi istikamette yürümek lazımdır. Felak ve Nas
surelerini anlayıp çokça okumalıdır.