ALIN TERİ VE EMEK
Ulu bir kavak ağacının yanında bir kabak filizi boy göstermiş.Bahar ilerledikçe kavak filizi kavak ağacına sarılarak ağca doğru yükselmeye başlamış.Yağmurun ve güneşin etkisi ile müthiş bir hızla büyümüş.Zaman geçtikçe kavak ağacı ile aynı boya gelmiş.Kabak biraz böbürlenerek kavak ağacına sormuş:
Sen kaç ayda bu hale geldin?
On yılda demiş kavak.
On yılda mı?Diye gülmüş ve çiçeklerini sallamış kabak.
Doğru demiş,tam on yılda bu boya ulaştım.
Günler günleri kovalamış ve sonbaharın ilk rüzgarları başladığında kabak üşümeye başlamış ve yaprakları sararmış.Soğuklar arttıkça da aşağıya doğru sarkmaya başlamış.
Endişenen kabak kavağa sormuş:
Neler oluyar bana.
Ölüyorsun demiş kavak.
Niçin?
Benim on yılda geldiğim yere iki ayda gelmeye çalıştığın için.
Kıssadan hisse .Çalışmadan ,emek harcamadan gelinen nokta başarı sayılmaz.
Kolay kazanılan ,kolay kaybedilir.Her işte alın teri ve emek şarttır.Günümüzde kabak gibi çabuk yükselen insanların daha sonra yerde nasıl süründüklerine çok şahit olmaktayız.Bu her alande böyle.Ticaretinden tutunda siyasetine kadar emeksiz ve alın teri olmadan elde edilen ker türlü kazanımlar çok kısa sürmekte ve kısa zaman sonra elden kayıp gitmektedir.Maalesef ülkemizde kolay kazanç yolu tercih edilmektedir.Herşeyde ölçü para olduğu için maddi çıkarlar öne çıkmakta ve temiz toplum özlemi sadece lafta kalmaktadır.Alın teri ve emek harcamadan kazanılan her kuruş beraberinde şımarık ,kolay harcayan ve lüks tüketen eyyamcı bir grubun artmasına neden olmaktadır.Ülkenin sorunları onları hiç ilgilendirmez. Nerede para ve kolay kazanma varsa onlar o kokuyu alırlar ve oraya sarıcalı gibi saldırırlar.Bilhassa devletin ve milletin akçesi onların vazgeçemeyeceği en koalay kazanç kapılarıdır."Devletin malı deniz ,yemeyen omuz" onların en sevdiği söylemlerdir.Kimse helali haramı düşünmeden devletin akçesine saldırmakta ve çalmayı çırpmayı da marifetten saymaktadırlar.Çalmayan ve çırpmayanı da "Beceriksiz" gözüyle görmektedirler.Bilhassa yeni nesil gençlerimiz ya hiç çalışmıyor veya kolay kazanmanın yollarını arıyor.Benim bürom Fidangörde olduğu için boşta gezen gençlere daha çok rastlıyorum.Maalesef gençlerimiz çalışmıyor.İş yok deniliyor.Doğrudur ve bu inkar edilemez.Ama sadece Fidangör caddesinde boş boş dolaşarak da yaşamazsınız ki? Az çok demeden aile bütçesine katkıda bulunmanız gerekmiyor mu?Az kazanın ama helal kazanarak kazandığınız her kuruşun kıymetini daha iyi anlayacak ve helal kazananlar sınıfından olacaksınız.İş beğenmememezlik yapmayın.Mutlaka azda olsa ,geçici de olsa birşeyler yapın ve ailenize katkı da bulunun.
Alın teri ile kazanan insan daima alnı ak başı dik olan insandır.Çalan çırpan insan hem toplumda hem Allah'ın huzurunda makbul olmayan insandır.Ne mutlu alın teri ile kazananlara.Kavak gibi dimdik olmak varken,ne diye kabak gibi belli bir süre sonra yerlerde sürüneceksiniz?