Aile, toplumu oluşturan en küçük
birimdir. Sağlam aile yapısı sağlam toplumun önemli bir göstergesidir. Ailenin
korunması, bireysel ve toplumsal huzurun temininde büyük rol oynar. Huzurlu
bireylerden oluşan aileler, huzurlu toplum meydana getirir.
Ailenin oluşumu önce anne ve babanın
bir araya gelmesiyle başlar. Daha sonra buna çocuklar eklenir. Ailenin tüm
fertler açısından huzur kaynağı haline dönüşmesi için, aile bireylerinin görev
ve sorumluluklarının gereklerini yerine getirmesi gerekir. Aile hayatının
güven, huzur ve mutluluğu eşler ve aile fertleri arasında sevgi ve merhamete,
karşılıklı görev ve sorumluluğun yerine getirilmesine, adalet ve hakkaniyete,
yardımlaşma ve dayanışmaya bağlıdır.
Ailenin en büyük görevleri:
çocukları sağlıklı, terbiyeli, ahlaklı, saygılı ve eğitimli yetiştirmeleridir.
Onların ihtiyaç ve sorunlarıyla yakından ilgilenilmeleri ve millete yararlı bir
insan olarak yetişmeleri konusunda gereken özeni göstermeleri gerekir.
Ailedeki sorumluluklar ve haklar konusunda
Yüce Allah bizi uyarmıştır: ‘Erkeklerin kadınlar üzerindeki hakları olduğu
gibi, kadınlarında erkekler üzerinde belli hakları vardır.’ (Bakara, 2/228) Peygamber Efendimizde şöyle
buyurur: “(Ey erkekler) Sizin kadınlarınız üzerinde hakları olduğu gibi
kadınlarınızın da sizin üzerinizde hakları vardır.” (Tirmizi,Tefsir,
10)
Erkeğin tüm aile fertlerine karşı
önemli bir görevi helalinden nafakalarını sağlamaktır. Bir erkek için aile
kurmanın en önemli şartlarından biri kendisini yanı sıra evleneceği kişi ile
birlikte kuracağı ailenin geçimini sağlayabilecek bir gelire sahip olmaktır.
Peygamberimiz, (s.a.v)aile için harcanan paranın hayır için harcanmış faziletli
bir para olduğunu buyurmaktadır. Ayrıca aile fertlerini her türlü zarar ve
kötülüklerden korumak, onları iyiliğe ve ibadete teşvik etmek, güzel davranmak,
eşi ile iyi geçinmek, onu yumuşak davranmak babanın sorumlulukları arasındadır.
Kadın ailenin ana kurucusudur. Tüm
yetenek ve imkânları ile eşinin yanında olmalı, eşinin aile bütünlüğü için
yaptıklarını takdir etmeli, meşru taleplerini karşılamaya özen göstermelidir.
Aile ortamında hangi işlerin kadınlar hangi işlerinde erkekler tarafından yapılacağı,
dini bir sorumluluktan ziyade kültürel olarak belirlenebilir. Çünkü: farklı
Müslüman topluluklarında kadın ile erkek arasındaki iş bölümü; iklime, üretim
şartlarına ve kültürel değerlere göre farklılık göstermektedir. Eşlerin
birbirlerine karşı en büyük sorumluluklarından biri de, birbirlerini
kusurlarını görmemeleri, birbirlerine ilgi, sevgi ve saygı göstermeleridir.
Anne- babanın çocuğuna karşı görevi;
doğduğunda güzel anlam içeren, isim koyması ile başlamaktadır. Ardından,
imkânlar el verdiği ölçüde iyi giydirmek, iyi beslemek, güzel terbiye etmek,
dinini öğretmek, cinsiyet ayrımı yapmamak, adil davranmak… Özellikle iyi
terbiye vermeye çalışmak anne-babanın çocuğuna karşı en önemli görevidir.
Sevgili Peygamberimiz; “Hiçbir baba çocuğuna güzel terbiyeden daha üstün bir
hediye veremez.” (Tirmizi,
“Birr”, 33)
buyurmaktadır.
Çocukların anne ve babalarına karşı en
önemli görevleri iyilikle muameledir. Peygamber Efendimize; “Allah katında en
sevgili amel hangisidir? Diye sorulduğunda, vaktinde eda olunan namazlar,
namazdan sonra ana babaya iyilik etmektir.” buyurmuştur. (Müslim, İman, (137–139) Allah’ın emri aleyhine olmamak
şartı ile anne babalarına itaat etmeleri de çocukların bir görevidir. “ ...Eğer
onlardan biri, ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın
onlara “öf” bile deme. (İsra,
23)
Çocukların anne babalarına karşı
görevleri yanında birbirlerine karşı görevleri de vardır. Kardeşler
birbirlerine karşılıklı iyi davranış ve dayanışma içinde olmalıdır. Çocukların
ilgileri, güzellik ve yetenekleri farklı olabilir. Bunları kıskançlık nedeni
yapmamalı, kıskançlıktan uzak durmaya çalışılmalıdır. Ailede ilişkilerde görev
ve sorumluluklar yerine getirilirken, yapılanların karşılığı yalnız Allah’tan
beklenmelidir.