Açılış Sayfam Yap   Sık Kullanılanlara Ekle   

   Anasayfa          Künye          Yazar Girişi         Sitene Ekle         Arşiv                                                                                                                                           www.orduhayat.com
 
Köşe Yazısı - ELİNE- BELİNE- DİLİNE SAHİP OLMAK - Ordu Gazete,Ordu Hayat Gazetesi
   
 

Rıdvan Eren ¬

Rıdvan Eren

 ELİNE- BELİNE- DİLİNE SAHİP OLMAK

 Yazı Boyutu

 Tarih : 19.05.2010 - 14:24:10


ELİNE- BELİNE- DİLİNE SAHİP OLMAK

 

                                        “ELİNE- BELİNE-  DİLİNE SAHİP OLMAK”

İnsanın kendinin yanı sıra Yüce Yaratanına ve yaşamış olduğu insanlara karşı sorumlulukları vardır. Bu sorumluluklar içerisinde dünya ve ahiret hayatının güzelliklerinden istifade etmenin yolu ise güzel ahlaktan geçmektedir. İslam Dini insanlar için en güzel ahlak ilkelerini getirmiştir. Nitekim Sevgili Peygamberimizin gönderilmesinin en temel sebebi güzel ahlakın tamamlanması içindir. Hz. Peygamber (s.a.s) ahlakın önemine bir hadisinde şöyle işaret etmektedir. "Mü'minler arasında imanca en kâmil olanı, ahlâkça en güzel olanıdır. (Kütüb-ü Sitte Hadis No:1674)

Ahlaki ilkeler ise Hacı Bektaş-ı Velinin ifadesiyle “eline-beline-diline sahip ol” şeklinde çok güzel bir vecize ile özetlenmiştir. Eline-diline-beline sahip ol cümlesi çok küçük bir cümle olup anlam açısından insanlara çok büyük güzellikler kazandıracak bir ifadedir. Çünkü bizlerin yaşantılarını kemale eriştirecek ahlaki düsturların başında, belimizden yani, gayri meşru ilişkilerden kaçınarak ailevi hayata önem vermek, elimizden yani bizden çıkacak her türlü davranışımızda kötü yolu tercih etmeden hayırlar içerisinde bir hayat tarzı geçirmek, dilimizden yani sözü doğru, gönül kırmadan güzel söylemek gelmektedir.

Güzel bir vecize haline gelen “eline-beline-diline sahip ol” sözünü Kur’an ve Sünnet ışığında her birini ayrı bir başlık altında değerlendirmeye çalışacağız.

1-Eline Sahip Olmak: Eline sahip olmaktan maksat, elimizden çıkacak bütün işlerde ölçülü olmak, Yaratanımızın ve birlikte yaşadığımız insanların razı olacağı her türlü hareketi gerçekleştirmektir. Nitekim İslam Dini kişinin kendisine ait olmayan bir malı çalmayı, ister kendi şahsı olsun isterse başka bir can olsun cana kast etmeyi haram kılmıştır. Kendimize ait olmayan malları haksız sebeplerle kendi malımıza dâhil etmemizi Yüce Rabbimiz Kuran-ı Kerimde yasaklamıştır. Konumuzla ilgili ayetler şöyledir. “Ey iman edenler! Karşılıklı rızaya dayanan ticaret olması hali müstesna, mallarınızı, bâtıl (haksız ve haram yollar) ile aranızda (alıp vererek) yemeyin. (Nisa, 4/29) buyurarak bizlerin haksız kazanç elde etmemiz yasaklanmıştır.

İnsanoğlu yaratılmışlar içinde en kıymetli varlıktır. İnsanoğlunun canı şereflidir. Haksız şekilde sonlandırılması dinimizce yasaklanmış, bir insanı öldürmek bütün âlemi öldürmeyle, bir canı yaşatmayı ise bütün âlemi ihya etmeyle eşdeğer tutulmuştur. Yüce Rabbimiz bu hususa şöyle işaret etmektedir. “…Kim, bir insanı, bir can karşılığı veya yeryüzünde bir bozgunculuk çıkarmak karşılığı olmaksızın öldürürse, o sanki bütün insanları öldürmüştür. Her kim de birini (hayatını kurtararak) yaşatırsa sanki bütün insanları yaşatmıştır…” (Maide, 5/32)

3-Beline Sahip Olmak: Beline sahip olmaktan maksat ise; İnsanın nefsinin gayri meşru isteklerine karşı çıkması, nikâhlı ve helali olmayana meyletmemesi; harama "uçkur" çözmemesi ve zina yapmamasıdır. Son zamanlarda bu konu bir olay neticesinde daha da güncel hale gelmiştir. İddialara göre yaşı ilerlemiş olmasına rağmen deneyimli bir siyasetçi beline hâkim olamayarak şeytana uymuştur. Savunması “komplodur” diyerek geçiştiriyor. Ama ısrarlara rağmen bir türlü “ben o odaya girmedim, o işi yapmadım diyemiyor. Sadece beni niye deşifre ettiniz, bana niye komplo kurdunuz diyerek kendisini savunmaya çalışıyor. İşte bu tam bir ahlak erozyonudur. Ahlaksız bir işi “aile mahremiyeti” diyerek geçiştirmektir. Aile mahremiyeti kişinin kendi ailesi ile özel odasında olur.

Yüce Dinimiz meşru olan yolları helal kılmış gayri meşru ilişkileri haram kılmıştır. Nitekim Mü’minun süresi ilk ayetlerinde gerçek kurtuluşa erenlerin özelliklerinden bahsedilirken “Onlar ki, ırzlarını korurlar.” ifadesi zikredilmektedir. Ayrıca İslam Dininde evlilik müessesesi desteklenirken gayri meşru ilişki olan zina haram kılınmıştır.

Zina, Kuran-ı Kerimde yasak olarak zikredilmiş ve zinadan uzak durmamız bizlerden istenmiştir. Ayet-i kerimede şöyle buyrulmaktadır.“Zinaya yaklaşmayın gerçekten o ‘çirkin ' ve kötü bir yoldur.” (İsra, 17/32)

Velhasıl böyle kitleleri peşinden sürükleyen, Liderlik vasfı taşıyanların atacakları adımlar son derece önemlidir.

Nefsimizin istediği her türlü şehevi arzuyu yerine getirmeye kalkışırsak insani vasıflarımızın dışına çıkmış oluruz. Nitekim bizi yaratılan diğer mahlûklardan ayıran en önemli özelliğimiz akli melekemizi kullanmak suretiyle iyi olan ile yanlış olanı ayırabilme gücümüzün olmasıdır.

2-Diline Sahip Olmak: Dil görünüşte bir et parçası olsa bile yapmış olduğu icraat bakımından çok önemli organlarımızdan biridir. Nitekim iyi bir şeyin ve ya kötü bir şeyin ifade edilmesi dil iledir. Sevgi ve nefret sözcükleri hep dilden dökülür. İnsanların gönlünü almak veya onların gönlünü yıkmanın en kolay yolu dildir.

Yüce Rabbimiz Kuran-ı Kerimde dilimizi korumamızı istemiş, dilimizden çıkacak her türlü kötü şeylerden uzak durmamızı ve her daim iyi şeylerle uğraşmamızı istemiştir. Konumuzla ilgili Kuran-ı Kerimde iyi söz ile kötü sözün önemine şöyle işaret edilmektedir.

 “Görmedin mi Allah nasıl bir misal getirdi: Güzel bir sözü, kökü (yerde) sabit, dalları gökte olan güzel bir ağaca (benzetti). (O ağaç), Rabbinin izniyle her zaman yemişini verir. Öğüt alsınlar diye Allah insanlara misaller getirir. Kötü bir sözün misali, gövdesi yerden koparılmış, o yüzden ayakta durma imkânı olmayan (kötü) bir ağaca benzer.” (İbrahim: 14/ 24-26)

Kuran-ı Kerimin değişik birçok ayetinde sözün önemine işaret edilmektedir. Konumuzla ilgili birkaç Ayet-i Kerime ise şöyledir.

“Kullarıma söyle, sözün en güzelini söylesinler. Sonra şeytan aralarını bozar. Çünkü şeytan insanın apaçık düşmanıdır.” (İsra: 17/53)

Hz. Peygamber Efendimiz doğruluğun önemini yalanın felaketini bir hadislerinde şöyle ifade etmektedir.

“Hiç şüphe yok ki, doğruluk iyiliğe götürür. İyilik de cennete götürür. Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında sıddık (doğru sözlü) diye yazılır. Yalancılık kötüye götürür. Kötülükte cehenneme götürür. Kişi yalan söyleyerek Allah katında kezzab (çok yalancı) diye yazılır.” (Buhari, Edeb, 69)

"Kıyâmet günü, mü'minin mizanında güzel ahlâktan daha ağır basan bir şey yoktur. Allah Teâla hazretleri, çirkin düşük söz (ve davranış) sahiplerine buğzeder." (Tirmizî, Birr 62,) Hz. Peygamber yine bir hadisinde insanların dünyada kendisine en sevgili olanın, ahirette ise, en yakın olan kişinin vasfını şöyle işaret etmektedir. "Bana en sevgili olanınız, kıyamet günü de bana mevkice en yakın bulunacak olanınız, ahlâkça en güzel olanlarınızdır. Bana en menfur olanınız, kıyamet günü de mevkice benden en uzak bulunacak olanınız, gevezeler, boşboğazlar ve yüksekten atanlardır." (Tirmizî, Birr 77)

Ayetlerde yüce Rabbimizin, hadis-i şeriflerde ise Sevgili Peygamberimizin istekleri incelendiği zaman göreceğiz ki; Söz doğru olduğu müddetçe değer kazanan kişiye dünya ve ahiret mutluluğunu getiren bir unsurdur. Yalanla, iftira ile, gıybetle, küfür sözleri söylemekle, boşboğazlık ve gevezelikle yapmakla kazanacağımız hiçbir güzel şey yoktur ve bu saydığımız şeyler bizim için fayda getirici değil zarar getirici şeylerdir. Sonuç itibariyle Rabbimizin ve yaşam bulduğumuz yerdeki insanların razı olmayacağı kötü sözleri söylememeli, yayılmasına izin vermemeli, kötü sözlerin söylendiği yerlerde bulunmamaya özen göstermeliyiz. Unutmayalım ki, Baki kalan bu dünyada bir hoş sedadır.

     Yüce Rabbim ahlaki boyutta kemale ermeyi, kendisinin ve birlikte yaşadığımız insanların razı olacağı bir hayat geçirmeyi nasip etsin.

                                                                                       

 


87 Kişi Tarafından Okundu.

Yazdır Yorum Ekle Tavsiye
 
1 2 3 4 5   Bu Yazıya Toplam 10 Puan Verildi
 Kaynak :  Rıdvan Eren

 Kategori ¬ Köşe Yazısı

 
 
 

 Duyuru

Henüz Duyuru Eklenmemiş

 
 Köşe Yazıları

Nuri KAHRAMAN

Nuri KAHRAMAN ¬
KADR Ü KIYMET SÜRECİ

Abdurrahman TOMAKİN

Abdurrahman TOMAKİN ¬
REFERANDUM YOLU AÇIK

Musa İŞLEYEN

Musa İŞLEYEN ¬
ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Mehmet DEMETGÜL

Mehmet DEMETGÜL ¬
ZEKÂT ve SOSYAL HAYAT

Tevrat İŞLEYEN

Tevrat İŞLEYEN ¬
BU NE ŞİDDET, BU NE CELÂL

Ahmet ÇAKIR

Ahmet ÇAKIR ¬
DEMOKRATİKLEŞMEK İÇİN VAR MISIN, YOK MUSUN?

Nurşen GÜNEY

Nurşen GÜNEY ¬
DÜN YÜZÜNDEN BUGÜNÜ YAŞAYAMAMAK

Mehmet Ali AYDIN

Mehmet Ali AYDIN ¬
ÇANAKKALE ZAFERİ VE GENÇLİK

Muzaffet Günay

Muzaffet Günay ¬
ORDUDA OSMANLI DÖNEMİ MEZAR KİTABELERİ

Ayşe Aydın

Ayşe Aydın ¬
AFFEDERSİNİZ (Mİ?)

Orhan Yücel

Orhan Yücel ¬
EKMEK KIRINTILARI VE TELEVİZYON...

Hüsnü Yücel

Hüsnü Yücel ¬
YİNE TELEFERİK

Recep AZAKLI

Recep AZAKLI ¬
ORGİ HAVAALANI MÜJDESİNDEN RAHATSIZLIK DUYANLAR

Rıdvan Eren

Rıdvan Eren ¬
HİCRET VE ÖNEMİ

Selim AKÇAY

Selim AKÇAY ¬
Domuz gribi : bazı sorular ve cevaplar

Talip CAN

Talip CAN ¬
BU GECENİN KADRU KIYMETİNİ BİLELİM

Ali İhsan BAKİ

Ali İhsan BAKİ ¬
İSTİYOR İSEN CENNETİ

Ahmet Ali GENCEL

Ahmet Ali GENCEL ¬
YOLA HAZIRLIKLI ÇIKMAK

Ayten ÖZTÜRK

Ayten ÖZTÜRK ¬
Gidiyor

Nuri KAHRAMAN

Nuri KAHRAMAN ¬
BÖCEKLER UÇAR, ÇİÇEKLER UÇMAZ..

Şahinur AKARSU

Şahinur AKARSU ¬
Referandum bir samimiyet sınavı oldu.
 
 
Bugün için Haber Eklenmedi.
 
 Takvim
 
 Ziyaretçi İstatistikleri
   
 Online : 5
 Bugün : 265
 Dün : 533
 Toplam : 62175
 Ip No : 38.107.191.102
     

 
 Son Haberler
 
 Popüler Haberler
 
 Döviz Bilgileri

  Döviz Alış Satış
  Dolar 1.4994 1.5066
  Euro 1.9241 1.9334
 
 Hava Durumu



 
 Reklam

 

 

 

 

 




 
 

   © Copyright - 2006- Ordu Gazete,Ordu Hayat Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır.  

WebTasarım: Www.GirdapTasarim.com  Ordu

Web Hosting Domain

 ordu web tasarım