Türkiye’de
laiklik davalarının yılmaz savunucusu, mazlumun ve mağdurun yanında, zulmün ve
zalimin karşısında olmayı gaye edinmiş, büyük kahraman, yiğit hukukçu, Av.
Bekir Berk’i vefatının 18. ci yılında rahmetle ve şükranla anıyoruz.
Vefatı 14
Haziran 1992’dir.
Aynı
zamanda, bu konuda örnek bir davranış sergileyip, kendi çapında bir anma
etkinliği düzenleyerek, yeni şubesindeki ilk icraatını gerçekleştiren ENSAR
VAKFI ORDU ŞUBESİ yetkililerine, yine konunun gündeme gelmesinde duyarlılık
gösteren, NURİ KAHRAMAN kardeşime şükranlarımı arz ederim.
Bu vesile
ile başlatılması düşünülen, “Ordu’muzda temayüz etmiş şahsiyetleri, maneviyat
adamlarımızı, müderrislerimizi ve önemli kanaat önderlerimizi” anma ve anlatma
etkinliklerinin de ilkini bu şekilde gerçekleştirmiş olduk.
İnşallah,
aksatılmadan devamı getirilmiş olur.
Gönül
isterdi ki, CİHAN HABER AJANSINDAN Yasin kardeşimizin gündeme getirdiği gibi,
Avukat, yazar, düşünür ve aynı zamanda eski bir basın mensubu olan, hemşerimiz
BEKİR BERK’İ Baroyla, Avukat ve hukukçularımızla birlikte, Gazeteciler
Cemiyetiyle beraber analım.
İnşallah,
genç Avukatlarımız ve genç gazetecilerimiz bu konuyu gündemlerine alıp,
Ordu’muzdan çıkan değerleri yeni kuşaklara tanıtma konusunda daha hassas olur.
Bu büyük
hukuk ve dava adamını, bir kere daha rahmetle anarken, Falih Rıfkı, Peyami Safa
davasında, Peyami Safa’nın savunmasını yapan, AV. BERK’İN mahkemeye sunduğu şu
görüşlerle, konumuzu tamamlayalım.
HAYDİ
HAYKIR
“Laikliğe
aykırı olarak, tekbiri, ezanı istediğin gibi değiştir ve sonra haykır: Yaşasın
laiklik!
Hutbeyi
şöyle veya böyle okuyacaksın, diye emir ver, yine haykır: Yaşasın laiklik.
Namazı
şöyle veya böyle kılacaksın diye emir buyur, arkasından yine haykır: Yaşasın
laiklik!
Halk
evlerine dini eser girmesini yasak et, camileri de halk evlerine benzetmeye
çalış ve sonra haykır: Yaşasın laiklik!
Ruhbanlığın
icabı olan her şeyin silinmesi ve ezcümle sarık, cübbe ve din tatbikatında her
türlü kıyafetin kaldırılmasına karar ver ve sonra haykır: Yaşasın laiklik!
İbadet usul
ve zamanını tanzime kalk ve sonra haykır: Yaşasın laiklik!
Diyanet
işleri riyasetini kuşa çevir, vakıfları elinden al, din adamlarına ayda 7,5
lira maaş bağla ve sonra yine haykır: Yaşasın laiklik!
Din
derslerini kaldır, din dersi verecek mekteplerin kapısına kilit as ve sonra
haykır: Yaşasın laiklik!
Allahın
emirlerini tebliğini, dini mektep açmayı, dini cemiyet kurmayı yasak et ve
sonra haykır: Yaşasın laiklik!
Minareleri
devir, kubbeleri çökert, kabirleri çiğne, türbeleri zindana çevir, din
afyondur, zehirdir diye ilan et; dindarın alnına “irtica” damgasını yapıştır ve
avazın cıktığı kadar haykır: Yaşasın laiklik!
Din
propagandası yapana beş seneye kadar ceza kes, dinsizlik propagandasını teşvik
et, kolaylıklar sağla ve tepine tepine haykır: Yaşasın laiklik!
Kitaplarda
Allah’a ve Peygambere sövdür, dinsizleri baş tacı, dindarları hain ilan et,
ondan sonra teranene devam et: Yaşasın laiklik!
Tek
cümleyle laikliği öldür ve sonra haykır: Yaşasın laiklik!
Türk
milletini Allah bu laiklerin şerrinden korusun.”
İşte
sizlere, hukuk fedaisi Avukatımızın örnek savunmalarından bir kesit sunduk.