Açılış Sayfam Yap   Sık Kullanılanlara Ekle   

   Anasayfa          Künye          Yazar Girişi         Sitene Ekle         Arşiv                                                                                                                                           www.orduhayat.com
 
Köşe Yazısı - AFFEDERSİNİZ (Mİ?) - Ordu Gazete,Ordu Hayat Gazetesi
   
 

Ayşe Aydın ¬

Ayşe Aydın

 AFFEDERSİNİZ (Mİ?)

 Yazı Boyutu

 Tarih : 23.06.2010 - 18:09:14


AFFEDERSİNİZ (Mİ?)

 

AFFEDERSİNİZ! (Mİ?)

Es’selâmü Aleyküm, Sevgili Dostlar!

Evliliğe dâir, peşpeşe sıraladığımız yazılarda yaptığımız tavsiyelerle, büyük ümitlerle yuva kurmaya çalışan gençlerimizi, sanki biraz ürkütmüş, korkutmuşuz gibi geldi bana. Şunu bilmenizi isterim ki, günbegün artan boşanma oranlarına ve her şeye rağmen, evliliğin güzelliğine, koruyuculuğuna ve gerekliliğine inananlardanım. Bu bakımdan, toplumların en temel direği ve en güzel kurumu olan evliliği, korkulası bir olgu olarak göstermek, yapılmak istenecek en son şey olabilir bizim için.

Kabul etmek gerekir ki, boşanmalar en belli-başlı yaralarımızdan. Her şeyden önce, gençlerimizin evlilik yönündeki heveslerini kursağında koyan, karar vermelerini güçleştiren olumsuzluklardan. Fakat bu yeni bir şey değil. Efendimiz (SAV) zamânında da vardı. Daha önceleri de. Günümüzde ise rekora koşuyor.

“Tüm bunlar, neden?” derseniz, derim ki; başta bilinçsizlik geliyor. Evlilikle evcilik karıştırılıyor. Dînimizin ve örfümüzün ön gördüğü kriterler hiç nazar-ı îtibâra alınmıyor. Yuvanın temelleri, “kara kaş, elâ göz!” koordinatlarıyla atılıyor. Allâh’ın (CC) koyduğu ölçüler gözetilmediği gibi, karşılıklı olarak kul haklarına da riâyet edilmiyor. Taraflar, değerlerinin farkında değil. Kültürüyle yoğrulmamış. İnanç noktasını gelenekselin ötesine taşıyamamış. Bilgi ve bilinçten ve bunların getirdiği olgunluk, anlayış, yerine göre tahammül, sabır, tevâzû gibi terbiyevî donanımlardan uzak düşürülmüş. İşin garibi, böyle bir durumun farkında da değil. Böyle bir neslin âile çatısını, özellikle, çözülüşe hizmet eden bunca basın-yayın, medya, dizi, film fırtınaları ve onların kötü örnekleri karşısında koruması zor.

Sizin anlayacağınız, dönem dönem bombardımana tâbî tutulan ve özellikle uzaklaştırılmaya çalışılan millî değerleriyle, bizim inanç ve kültürümüze uymayan, dayatılan ama, içimize sinmesi bir türlü başarılamayan avrupâî pespâyelikler arasında sıkışan milletimizin ve onun çocuklarının kafası karışık. Millet, bu anlamda hâlâ mecrâsını bulabilmiş  değil!

İşte, tüm bunlar bizi iki arada bir derede kalan türden gel-gitlerin anaforuna sürüklemiş. Tez canlıyız. Bir bakıyorsunuz çok mutlu, bir bakıyorsunuz sinir küpüyüz. Bir kararda duramıyoruz. Akl-ı selim denen şeyle hareket ederek, şu meşhur orta çizgi istikâmetini bir türlü  tutturamıyoruz. Hırslarımız aklımızın ve sağduyumuzun önüne geçebiliyor hemen. Velhâsıl, ne kadar büyüsek de, çocuk ruhluluğumuz devam ediyor.

Büyüyemiyoruz bir türlü yâni. Ufak bir olayı, hemen büyütüyoruz bundan dolayı. Tıpkı çocuklar gibi. Hemen aşırı bir duyarlılık sergiliyoruz. Kırıyoruz, kırılıyoruz, darılıyoruz. Nikâhın getirdiği ciddiyet, samîmiyet, emânet, nezâket ve asâletten haberimiz yokçasına hepsini teğet geçiyoruz. Allâh korkusunu unutup, birbirimizi kıyasıya hırpalıyoruz. Sevgisizlik almış yürümüş. Hani bizim “Gönül ehli”, kırık kâlpleri onarmaya çalışan, dünyâya sevgiyle bakan, affetmenin değerini, affederek gösteren insanlarımız?

Oysa, affetmek ve nezâket insana ne çok yakışıyor! Çevreye baktığımızda ise bunu pek göremiyoruz. Kimse kimseyi affetmiyor. Gelin kayınvâlideyi, kardeş kardeşi, komşu komşuyu, ana-baba evlâdı ya da evlât ana-babayı. Kadın kocayı veyâ koca karısını!

Peki, affetmiyor da ne oluyor, ele ne geçiyor sevgili dostlar? Koskoca bir hiç! Gereksiz yıpranmışlıklar, sağlıksız vücutlar, sağlıksız hayatlardan başka bir şey değil. Hâlbuki, ne olur hepimiz, insan olduğumuzu, hatâ yapabileceğimizi kabul ile birbirimizin hatâlarını hırgür fırsatı olarak değerlendirmeyip te affetsek! Büyüklerden biri der ki;

“Affetmek, insanı özgürleştirir!”

Affetmek, hem daha insânîdir, hem de hareket tarzının en iyisi ve mantıklısıdır. Düşününüz ki, hepimiz öleceğiz! Rûz-i Mahşer’de Allâh’tan (CC) af isteyeceğiz. “Bizi bağışla YâRabb!” diye yalvaracağız. Yüce Mevlâ bize; “Sen benim kullarımın küçücük kabahatlerini bile affetmedin de, NE YÜZLE benden AF istiyorsun?” derse, ne cevap verilebilir sizce?!

Öyleyse sevgili dostlar; hep berâber, birbirlerimizi evde, işyerinde, sokakta, otobüste, bekleme kuyruklarında, dolmuşta, her yerde, hem de tebessümü elden bırakmadan affedelim. Bunun bize sağlayacağı gönül huzûru ve tatlılığı yaşamaya çalışalım. Hem, bizim kültürümüzde “Affetmek büyüklüğün şiârından!” kabul edilmiştir. Sen de, içinden, “Büyüklük bizde kalsın!” de, ve affet.  

Böylelikle, toplumsal huzûrun formülü olan akl-ı selim, kâlb-i selim ve hoşgörü mayasının bir parçası olmuş oluruz. Varsın, kimse farkında olmasın bunun. Varsın, birileri yadırgasın. Kimilerine komik gelsin. Hiç önemli değil. Ne yapmaya çalıştığımızı Rabbimiz görüyor ya; önemli olan bu! Öyle değil mi sevgili dostlar?

Sürç-i lisân ettikse affola! Affedin, af bulun…

Selâmetle, sağlıcakla ve de afla kalın efendim...

 

 

 


311 Kişi Tarafından Okundu.

Yazdır Yorum Ekle Tavsiye
 
1 2 3 4 5   Bu Yazıya Toplam 58 Puan Verildi
 Kaynak :  Ayşe Aydın

 Kategori ¬ Köşe Yazısı

  Yorum ( 0 )   

Kayıtlı Yorum Bulunmuyor.

 

 Bu Yazara Ait Diğer Yazılar

 
 
 

 Duyuru

Henüz Duyuru Eklenmemiş

 
 Köşe Yazıları

Nuri KAHRAMAN

Nuri KAHRAMAN ¬
SİVİL ANAYASA HEYECANI

Abdurrahman TOMAKİN

Abdurrahman TOMAKİN ¬
REFERANDUM YOLU AÇIK

Musa İŞLEYEN

Musa İŞLEYEN ¬
ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Mehmet DEMETGÜL

Mehmet DEMETGÜL ¬
ZEKÂT ve SOSYAL HAYAT

Tevrat İŞLEYEN

Tevrat İŞLEYEN ¬
BU NE ŞİDDET, BU NE CELÂL

Ahmet ÇAKIR

Ahmet ÇAKIR ¬
DEMOKRATİKLEŞMEK İÇİN VAR MISIN, YOK MUSUN?

Nurşen GÜNEY

Nurşen GÜNEY ¬
DÜN YÜZÜNDEN BUGÜNÜ YAŞAYAMAMAK

Mehmet Ali AYDIN

Mehmet Ali AYDIN ¬
ÇANAKKALE ZAFERİ VE GENÇLİK

Muzaffet Günay

Muzaffet Günay ¬
REFERANDUMA EVET DEMEM İÇİN 30 SEBEBİM VAR

Ayşe Aydın

Ayşe Aydın ¬
AFFEDERSİNİZ (Mİ?)

Orhan Yücel

Orhan Yücel ¬
BİZ BÖYLE BİR MİLLETİN EVLATLARIYIZ...

Hüsnü Yücel

Hüsnü Yücel ¬
YİNE TELEFERİK

Recep AZAKLI

Recep AZAKLI ¬
ORGİ HAVAALANI MÜJDESİNDEN RAHATSIZLIK DUYANLAR

Rıdvan Eren

Rıdvan Eren ¬
HİCRET VE ÖNEMİ

Selim AKÇAY

Selim AKÇAY ¬
Domuz gribi : bazı sorular ve cevaplar

Talip CAN

Talip CAN ¬
BU GECENİN KADRU KIYMETİNİ BİLELİM

Ali İhsan BAKİ

Ali İhsan BAKİ ¬
İSTİYOR İSEN CENNETİ

Ahmet Ali GENCEL

Ahmet Ali GENCEL ¬
YOLA HAZIRLIKLI ÇIKMAK

Ayten ÖZTÜRK

Ayten ÖZTÜRK ¬
Gidiyor

Nuri KAHRAMAN

Nuri KAHRAMAN ¬
BÖCEKLER UÇAR, ÇİÇEKLER UÇMAZ..

Şahinur AKARSU

Şahinur AKARSU ¬
Referandum bir samimiyet sınavı oldu.
 
 
Bugün için Haber Eklenmedi.
 
 Takvim
 
 Ziyaretçi İstatistikleri
   
 Online : 4
 Bugün : 260
 Dün : 504
 Toplam : 61637
 Ip No : 38.107.191.101
     

 
 Son Haberler
PATRON LOKANTACI OLUNCA
Zafer kupası Tenis Turnuvası ödülleri verildi
EVET- HAYIR broşürleri
30 Ağustos Zafer Kupası Tenis turnuvası devam ediyor
 
 Popüler Haberler
 
 Döviz Bilgileri

  Döviz Alış Satış
  Dolar 1.4994 1.5066
  Euro 1.9241 1.9334
 
 Hava Durumu



 
 Reklam

 

 

 

 

 




 
 

   © Copyright - 2006- Ordu Gazete,Ordu Hayat Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır.  

WebTasarım: Www.GirdapTasarim.com  Ordu

Web Hosting Domain

 ordu web tasarım