Açılış Sayfam Yap   Sık Kullanılanlara Ekle   

   Anasayfa          Künye          Yazar Girişi         Sitene Ekle         Arşiv                                                                                                                                           www.orduhayat.com
 
Köşe Yazısı - DERZLER ve de DERSLER - Ordu Gazete,Ordu Hayat Gazetesi
   
 

Nuri KAHRAMAN ¬

Nuri KAHRAMAN

 DERZLER ve de DERSLER

 Yazı Boyutu

 Tarih : 16.07.2010 - 18:56:58


DERZLER ve de DERSLER

 

 DERZLER ve de DERSLER!

Geçen ay içerisinde köye gittiğimiz bir gün, yıllar yılı çatılarda, bırakıldıkları yerlerde ümitsizce, el atılacakları günleri bekleyen kitap, dergi, gazete, eski evrak poşetlerini merdiven başlarına kadar indirmiştik. Hafta sonu, son gidişimizde o kolileri açtık. Hepsini de şöyle bir elden geçirerek, en azından havalandırmış olduk. Fazla ayrıntıya girmememize rağmen, bizi çok önceki zamanlara götüren kitaplar, kupürler ve yazılarla karşılaştık. İleriki zamanlarda, kâğıt yumaklarını çözdükçe, kitapları, dosyaları açıp karıştırdıkça içlerinden neler çıkacak kimbilir?

Kitaplar, yalnızca zaman içerisinde çoğaldığından değil, biraz da meşgâlelerimiz gitgide artıp, kitaplara olan ilgilerimizin de doğal olarak azaldığından dolayı yavaş yavaş çekiliyorlar hayâtımızdan. Bunu, kitapların başını alıp gitmesi olarak değerlendirsek suçu onlara yıkmış oluruz. Çünkü, sonuçta onları yalnızlaştıran bizleriz. Üstüne üstlük, kendimizin de yalnızlaştığını akl’edemeden.

Televizyon derken, ardından bilgisayar ve dijital teknoloji, kitabı daha bir kovdular hayâtımızdan. Hem görsel anlamda, hem fizikî olarak, hem de genel çizgi îtibârıyle kitaptan, defterden uzaklaştık. Çocukları onlardan uzaklaştırmaya çalışırken, kendi ilgilerimizin mantığı ve sonucunun da onlarınkinden çok farklı olmadığını göremedik. Artık kendi hayâtımızı değil, sanal bir hayâtı yaşadığımızı, bunun dışında kalan bölümleri de, oraların kurgularıyla şekillendirdiğimizi bir türlü düşünemedik. Düşünemiyoruz. Bir rüzgârın önünde savrulup gidiyoruz.

Paketlenmelerine, kaplanmalarına, onca sarılıp-sarmalanmalarına rağmen, hemen hemen hepsi de sararmış-solmuş, değişikliğe uğramışlar. Durdukları yerde bir şey olmayacaklarını düşünmek büyük bir yanılgı. Hiçbir şey yerinde durmuyor. Hiçbir nesne aynı kararda kalmıyor. Değişikliğe direnmek mümkün değil. Devletler arşivlerini korumak için ne yatırımlar yapıyorlar ama, her şey bir yere kadar olabiliyor sonuçta.

Yöremizdeki her ev gibi, buradaki evimizin de çatısı var. Zaman içerisinde problem olmaya başladı. Su sızdıran yerler var. Yarım balkon şeklinde olduğu için, çatı katının bir kısmı doğrudan yağmur alıyor. Damdaki kiremitlerde kaymalar olmuş. Saclar çürümüş. Anten bakımı, ısıgün bakımı derken kırılmalar olmuş. Derzler, zaman içerisinde kimyasal değişime uğrayınca fonksiyonlarını yitirmişler. Sâdece kitaplar değil, onlar da, tüm sertliklerine rağmen, ne güneşin sıcak bakışlarına, ne de yağmurların yumşak akışlarına dayanabiliyorlar. Bir gün bakıyorsunuz teslim olmuşlar. Ve bizler, usta çağırmak durumunda kalmışız!

Elbette kalacağız. Herkese bir şekilde iş düşecek, herkes bir şeyler yapacak bu sebepler dünyâsında. Nitekim ustamız bir-kaç günlük gecikmenin sonunda geldi. Çatı katına geldiğinde ilk tepkisi;

-         Bu ne kadar kitap? Peki aradığınız kitabı nasıl buluyorsunuz? şeklinde oldu.

Aslında öyle abarttığı kadar bir kitap ta yoktu. Her neyse; çatıyı gözden geçirme faslında oluklara bakarken, normal akan yerlerde değil de, en art kısımlarda ve akarının tersine, bayık yapıldığı için normal çalışmayan bölümlerde toz yığılması olmuş. Bir çamur hâline dönmüş. Usta, burada da gösterdi ustalığını, tabiî burada söz konusu olan söz ustalığı;

-     Hep okumakla olmuyor. Arada buralara bakmak gerekli!

      Doğru söze ne denir? Ustamız haklıydı. Aslında, sâdece çatılarımız değil, sâhip olduğumuz her şey zaman zaman şöyle bir gözden geçirilmeli. Hem maddî olanlar, hem de mânevî. Her anlamda kendimizi murâkabe altında bulundurmalıyız. Nasıl ki, çatımızdaki ufak bir akıntı döşemenin, döşemenin çürümesi de tüm binânın çökmesine sebebyet verirse, aynı şekilde, îmân binâmızda, ibâdet hayâtımızdaki ihmâlkârlıklar da tüm hayâtımızdan öte, mânevî âlemimizin de çökmesine sebebiyet verebilir Allâh korusun.

            Bu anlamda, haftada bir, topluca kılınan namazlar toplumsal bünyemizin takviyesine, dostlukların gözden geçirilip tâzelenmesine imkân vermektedir. Hele bir de, özel çevre kuranlar, haftada bir akşam olsun bir araya gelerek millî-mânevî eksenli sohbet cemiyetleri oluşturabilirlerse, Allâh’ın izniyle, sapasağlam temeller üzerine kurulu millet binâmızın çatısının nem almasına, bünyesinin hastalanmasına engel olmuş, îmânımızı, irfânımızı, memleketimizi, vatanımızı her türlü zâfiyetten korumuş oluruz.

Ekrem Ustamız çok haklı. Her şey bakım ister. Titizlik ister, temizlik ister. Evlilik için bile aynı şeyi söylerler. O bile derken, başta asıl o özen ister, dikkât ister, yenilik ister, tâzelenme ihtiyâcı duyar. Çocuklarımızla, dostlarımızla, komşularımız, akrabalarımız ve bizimle ilgili herkesle olan diyaloglarımızın tâzelik ve canlılığı çok önemli. Her ne ki; canlı ve heyecanlı olsun, parlak olsun istiyorsak, onun üstünün tozlarla kaplanmasına, bayatlamasına, paslanmasına ve durağanlaşmasına müsâade etmemeliyiz. Tıpkı, olukların akan kısmı temiz olduğu hâlde, arkaya bakan durgun kısmının çamur kütlesi hâline, dolayısıyla akışa geçit vermez hâle geldiği gibi.

Ne demişler; “Çalışan demir ışıldar.” , “Akarsu yosun tutmaz!” ves’selâm…


44 Kişi Tarafından Okundu.

Yazdır Yorum Ekle Tavsiye
 
1 2 3 4 5   Bu Yazıya Toplam 10 Puan Verildi
 Kaynak :  Nuri KAHRAMAN

 Kategori ¬ Köşe Yazısı

 
 
 

 Duyuru

Henüz Duyuru Eklenmemiş

 
 Köşe Yazıları

Nuri KAHRAMAN

Nuri KAHRAMAN ¬
EĞRİYE EĞRİ, DOĞRUYA DOĞRU; HAYIRA HAYIR, EVETE EVET

Abdurrahman TOMAKİN

Abdurrahman TOMAKİN ¬
REFERANDUM YOLU AÇIK

Musa İŞLEYEN

Musa İŞLEYEN ¬
ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Mehmet DEMETGÜL

Mehmet DEMETGÜL ¬
ZEKÂT ve SOSYAL HAYAT

Tevrat İŞLEYEN

Tevrat İŞLEYEN ¬
BU NE ŞİDDET, BU NE CELÂL

Ahmet ÇAKIR

Ahmet ÇAKIR ¬
DEMOKRATİKLEŞMEK İÇİN VAR MISIN, YOK MUSUN?

Nurşen GÜNEY

Nurşen GÜNEY ¬
DÜN YÜZÜNDEN BUGÜNÜ YAŞAYAMAMAK

Mehmet Ali AYDIN

Mehmet Ali AYDIN ¬
ÇANAKKALE ZAFERİ VE GENÇLİK

Muzaffet Günay

Muzaffet Günay ¬
DİNÎ PROĞRAMLARA FARKLI BİR BAKIŞ (1)

Ayşe Aydın

Ayşe Aydın ¬
AFFEDERSİNİZ (Mİ?)

Orhan Yücel

Orhan Yücel ¬
HAYIRCILAR NEYE HAYIR DEDİKLERİNİ BİLİYOR MU? YAZIMIZA GELEN BİR OKUYUCU YORUMU HAKKINDA...

Hüsnü Yücel

Hüsnü Yücel ¬
YİNE TELEFERİK

Recep AZAKLI

Recep AZAKLI ¬
ORGİ HAVAALANI MÜJDESİNDEN RAHATSIZLIK DUYANLAR

Rıdvan Eren

Rıdvan Eren ¬
HİCRET VE ÖNEMİ

Selim AKÇAY

Selim AKÇAY ¬
Domuz gribi : bazı sorular ve cevaplar

Talip CAN

Talip CAN ¬
BAYRAMINIZ BAYRAM OLSUN

Ali İhsan BAKİ

Ali İhsan BAKİ ¬
İSTİYOR İSEN CENNETİ

Ahmet Ali GENCEL

Ahmet Ali GENCEL ¬
YOLA HAZIRLIKLI ÇIKMAK

Ayten ÖZTÜRK

Ayten ÖZTÜRK ¬
Eylül

Nuri KAHRAMAN

Nuri KAHRAMAN ¬
BÖCEKLER UÇAR, ÇİÇEKLER UÇMAZ..

Şahinur AKARSU

Şahinur AKARSU ¬
Referandum bir samimiyet sınavı oldu.
 
 
Bugün için Haber Eklenmedi.
 
 Takvim
 
 Ziyaretçi İstatistikleri
   
 Online : 1
 Bugün : 109
 Dün : 487
 Toplam : 64401
 Ip No : 38.107.191.104
     

 
 Son Haberler
 
 Popüler Haberler
 
 Döviz Bilgileri

  Döviz Alış Satış
  Dolar 1.5033 1.5106
  Euro 1.9179 1.9272
 
 Hava Durumu



 
 Reklam

 

 

 

 

 




 
 

   © Copyright - 2006- Ordu Gazete,Ordu Hayat Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır.  

WebTasarım: Www.GirdapTasarim.com  Ordu

Web Hosting Domain

 ordu web tasarım