Ordu 1.Amatör Play-off müsabakalarının sonlarına
yaklaştığımız şu günlerde Fatsa Belediyespor’un ezici üstünlüğü
görülüyor.Anlaşılan o ki gruplara gidecekler.Onlara terfi maçlarında canı
gönülden başarılar diliyorum.Fatsa Belediyespor bu yıl itibari ile iyice
kurumsallaşmış bir ekip olduğunu gösterdi.Kulüp binası dört dörtlük.İdmanları
dahi çim sahada yapıyorlarmış.
Antrenman
ve maç vasıtaları çoğu 3. lig takımında yoktur.Zonguldak’tan gelen ama gerçek
Ordulu bir hocaları var.Bu uzun yolda ona bol şans diliyorum.Çok iyi ekip
oluşturmasının yanı sıra oyun anlamında da iyi antrene olmuş bir takım yapmış.
Zaten Fatsa
ilçesi profesyonelliği çok rahat kaldırır.Hem oyuncu potansiyeli hem de mali
güç olarak 3. Lig’e hazırlar.Umarım hedeflerine ulaşırlar.
Değerli
okurlar.Futbolda 2009-2010 sezon itibari ile AKADEMİ LİGİ başlayacak.Nedir
bu?Sahası ve tesisi olan tüm kulüpler bu lige katılabiliyor.Amatör ya da
profesyonel.Ancak AKADEMİ LİG’de oynayan oyuncular MAHALLİ LİG’de
oynayamayacak.Yani Mahalli Lig biraz daha kendine; özüne dönecek.anladığım
kadarı ile burada amaç daha fazla oyuncuya daha fazla maç oynatabilmek.TFF’de
şunu anladı ki antrenman yaparak futbolcu yetişmez.Resmi müsabaka oynayan
oyuncu her zaman daha çabuk futbolcu, sporcu olur.
Bilmiyorum
ama belki TFF şunu anlamış ta olabilir.Profesyonel takım altyapılarına sporcu
çok fazla gider, amatör kulüplere gitmez.
Eğer bu
gerçeği anlayıp ta, bu amaç doğrultusunda AKADEMİ LİGİ kuruluyorsa olaya yaklaşım şekli yanlıştır..Çünkü;
Profesyonel
takımların altyapısında oynayan ve sayısal olarak çok fazla olan bu sporcuların
bir kısmına da böyle bir formülle resmi maç oynama imkanı tanıdıkları gerçeği
varsa bu tam anlamıyla yaranın PANSUMAN edilmesidir ki gerçekler bir kez daha
göz ardı ediliyor demektir.TFF gerçek sorun olan amatörlerin çilelerini çözmek
yerine Profesyonel takımların sıkıntılarını çözmeye çalışırsanız “elbombası eliniz de patlar.” Amatörleri
bitirirseniz profesyonellik kalır mı? Ondan sonra ara ki genç yetenek bulasın.
Biz
amatörlerin sorunları zaten belli.Ama pek çok devlet kanalı ya da
profesyoneller yada bizlere yardımı olacak her kimse; Bunlar elini eteğini
bizlerden çekerse bizler de bir gün pes ederiz.Kalırsınız baş başa.TFF
profesyonellerin yerine amatörün sorunlarını çözmeli.Çünkü biz TEMELİZ.Temeli
olmayan bir yapı olur mu?Önce temeli sağlamlaştırın.Yap bakalım her ile TFF
suni ya da doğal çim sahanı.Yap bakalım; her ile TFF tesisini; ver onu
amatörlerin emrine.Gönder bakalım top forma v.b. malzemeleri.Bak bakalım o
zaman nasıl futbolcu yetişiyor.
Sen bunları
yapmayıp ta profesyonel takımların derdine çare olursan o zaman bu tam bir
pansuman tedbir olur.Bir de ben bir formül söyleyeyim.HEM DE KÖKLÜ FORMÜL.
Profesyonel
takım altyapılarını kapatsın.EVET KAPATSIN.Buraya gelecek oyuncu kardeşlerimizi
amatör takımlara kaydırsınlar Altyapıda 8 takımla oynayacağımıza 28-30 takımla
oynayalım.Bak bakalım o zaman nasıl futbolcu yetişiyor.
1990’lı
yıllarda A Genç kategorisinde 26-27 takım vardı.Şampiyon olan takım en az 50
maç yapardı.Sayı 20 üzerinde olduğu için gruplara iki takım giderdi.Bu tecrübe
sporcuya yeterince yeterdi.
Şimdi 50
maç sayısına 4-5 senede ancak ulaşabiliyoruz.
Benim düşüncem sporcunun
yetiştiği altyapıdaki şu an 1996 doğumlu oyuncular bile standart sahalarda
11x11 müsabaka oynayacak. Düşünsenize profesyonel takım altyapısı bu B Genç, U
14, U-15, U-13 müsabakalarında yok. Buradaki oyuncular10’ar kişilik gruplar
halinde amatör takımlarda olsa ve profesyonel takım isteyen amatör kulübe antrenör
ihtiyacını karşılasa (ki zaten altyapı antrenörün var) 20 top bir takım forma
verse; yani şu anki altyapı masraflarını diğer amatör kulüplere verse futbolcu
daha fazla yetişmez mi?
Futbolcu
zaten yetenekli oluyor. Ama onu altyapıda iyi eğitmezseniz, eğer yeterince
resmi müsabaka oynatmazsanız SOKAKTA çok yetenek geziyor ve gezecektir.
Bir de
bizlerin sorunları çözülmemeye devam ederse TÜRKİYE’de Aziz Tokat’lar, Sezai
Kalafat’lardan fazla kalmadı, kalmayacak.
Dolayısıyla
bu gençler eğer spor yapmazlarsa başka şeyler yaparak vakitlerini
değerlendirecekler.
İşte benim
endişem de tam bu noktada başlıyor. Her geçen gün ülkemizde, kötü
alışkanlıkları olanların sayısı artıyor. Esrar, eroin, içki, sigara çok kötü
boyutlara ulaşıyor. Tinerci ve Bally çekenleri hiç söylemiyorum.
Eğer
gençler sağlıklı nesil olmazsa sağlıksız nesil olacak; bu bir gerçek. Bu
sağlıklı nesil yetişmesinde en önemli etken spor. O yüzden devletimiz Gençlik
ve Spor İl Müdürlüklerini kurmuştur.
Bu kurumun
amatör takımları sayesinde hizmeti mümkün. Dolayısıyla son nokta bizde. O
yüzden bu kriz ortamında bizler ayakta durmaya çalışıyoruz. Hem de hiçbir
kaynağımız olmadan. Saygılarımla…