Bir buçuk aylık başkanlık döneminin ilk icraatı böylece gerçekleşmiş oldu.
Belediye başkanımız ilk iş olarak kendine muhalif sendika başkanı ve eşinin çalışma birimini isteklerini dikkate almaksızın değiştirdi.
Öyle bir değiştirdi ki; sendikacının eşi halen ve geçmişte hiçbir bayanın çalışmadığı bir birime gönderildi.
Başkan bu değişikliği bizim bütün çalışma birimlerimiz eşittir diye özetlerken yanlış yaptıysak hakkınızı hukuksal yoldan ararsınız mesajı da verdi.
Hukuki yollar mutlaka denenir de hukuksuzluğa dur denir mi?
Anlaşılmayan durum tüm sermayesini güler yüz ve sevgi temasında kullanan başkanın böyle bir işlemi makul görmesi ve onaylaması.
Bu mantık iktidar olsa olabilecekleri düşüne biliyor musunuz?
İster istemez aklınıza geliyor. Acaba kendi eşinin çalıştığı okul istekleri dışında değiştirilseydi başkan bunu makul görebilir miydi?
İşin ilginç yanı diğer sendika başkanlarının da bu işe sessiz kalmaları.
Oysaki sürgün mantığı siyasette çoktan kalktı.
İlk icraat bu olmamalıydı.
Hani 13 Nisan’da teleferikle tanışacaktık?
Başkana şunları söylemek isterdim.
Sayın Başkan;
Ben sizden güler yüz istemiyorum. Bana selam vermeyin. Düğünüme, cenazeme de gelmeyin.
Ben bu kentte doğdum büyüdüm. Ben kentimiz adına bir renklilik arıyorum.
Caddelerinde rahat yürümek trafik kirliliğinden kurtulmak istiyorum.
Aracımı park edeceğim modern yer altı ve çok katlı otoparklar istiyorum.
Etrafımız tatlı su kaynakları ile dolu iken suyumuzu kirli ve pahalı bir şekilde içmek istemiyorum.
Metruk görüntülerinden arındırılmış modern dizaynlı kapalı çarşı ve semt pazarları istiyorum.
Kokmayan ve düzenlemesi yenilenmiş sahil istiyorum.
Doğal gazın tüm mahallelere en kısa zamanda ulaştırılması konusunda yardımcı olmanızı istiyorum.
Mahallemiz eski, yıllardır kaldırım yapılmamış. logar kapakları araçları hurdaya çeviriyor. Bu mahallelerin taş döşeli ilkel görüntüsünden kurtarılmasını istiyorum.
Şehrimizde Turizmi teşvik edici, yatırımcıya yönelik çalışma istiyorum.
Ordu için gerçekleştirilecek hayaller istiyorum.
Bu bir vizyon meselesi, modern şehircilik anlayışını sürekli olarak geliştiren Samsun ve Trabzon arasında kalan bir Karadeniz kasabası görüntüsünü bu şehre yakıştıramıyorum.
Benim çok fazla hayallerim var ve daha çok şey istiyorum.
Ancak, başkan sizsiniz ve tüm imkanlar sizin elinizde.
Sular çekildiğinde karıncalar balıkları, yükseldiğinde ise balıklar karıncaları yer. Kimin kimi ne zaman yiyeceği belli olmaz.
Bunca sorun varken işiniz insanlarla uğraşmak olmamalı Sayın Başkan.