“GÖNÜL TERLERİM”
“Elde kor tutmak” gibi oldu dostlarımı yanımda tutmak…Kaç dostumu kaybettim bir bilseniz!.Dostlarımı neden kaybediyorum böyle diye düşünerek iç dünyama doğru yürüyüşe geçiyorum.Geçmişe,yaşamış olduğum hayatıma bakıyorum da onları,dostlarımı nerede nasıl bulmuştum gerçekleri ile karşı karşıya geliyorum…Sizin içinde bir anlam ifade edebilir belki bu serüven!...
Evet ben dostlarımı bir “dostluk mihengi” ölçüler tezgahından geçirmedim.Oysa her şeyin kendi cinsinden bir ölçü birimi yok muydu?.Sizin yok mu?.
Bir kısım dostlarımla bir ikram sofrasında beraber olduk,tanıştık.Bu ikram sofraları sürdükçe dostluklarımızda sürdü.Bu dostlukların tartısı çekeri ne kadardı.Bir dostluk ahdi oluşuyor muydu. Bu mekanlarda oluşan dostlukların tescili olur muydu?...Bunları bilmiyordum,bilemeden de bedelini ödedim.O dostlarımı kaybettim.Çok üzgünüm.Bir yanım eksildi…Bir yanım çöktü!..
Bir kısım dostlarımla,bir başka dostun tanıştırmasıyla tanıştık…Dost refernslı dostlarımız oldular.Tez sever tez ısınır mizacımla kucaklaştık,kaynaştık…Beraberlikler gidiş-gelişler sürdü günler,aylar yıllar…Sonra bir gün yağmur yağdı.Toz bulutlarından geçen “rahmete” çamur yağdı dendi.Üzerimizde çamur lekeleri vardı çünkü.Bakış açısı!...Ellerimden düştü dostlarımın elleri…İnme inmişti sıkıca sarılan kollara sarmıyordu artık…”Rahmetten gelendir” düşüncesi yerine lekelidir,çamurludur gören dostlarımı tutamadım yanımda.Bırakıp gittiler bir çoğu da.Bir yanım daha çöktü sanki…
Bir yolculukta tanıdım dostlarımın bir çoğunu…Evlilik gibi bir yolculuk…Dostun dosta zimmetli olduğu bir yolculuk!...Sevgide sınır tanımaz gönlüm sınırsızca sevdi dostları…Sınırsız sevgi Allah’a olmalıydı elbet.Bedeli yalnızlıktı bu sınırsız sevginin.Yan-yana ama üşüten yalnızlık…Dostluğun insani boyutuyla,Rahmani boyutu yerlerinde belirginleşmeliydi!Sizce belirgin mi dostlarınızla…
Dost kolay bulunmamalı,bulanda iyi korumalı diye düşünüyorum.Ben kolay buldum dostlarımı!...Ya da beni bulan kolay buldu,kolayda kaybetti!.Siz dostlarınızı sizi bırakmayacakları şekilde tutun.
“Söz insanın iç dünyasının teridir” demiş Musa Topbaş efendi.Ben bu sözü yaşıyorum şimdi biraz…Muhabbetlerimle…