DUA – II
Değerli okuyucularım !
Önceki yazılarımdan birinde duanın mahiyetinden bir nebze bahsetmiştim.Bu sohbetimin konusu da dua hakkında olacaktır.
Yüce Rabbimiz K.Kerim’in Mü’min Suresinin 60.ayetinde şöyle buyurmaktadır :
“Bana dua edin, kabul edeyim.Çünkü bana ibadeti (duayı) bırakıp büyüklük taslayanlar aşağılanarak cehenneme gireceklerdir.”
Dua, yaratan Rabbimiz’in vadi üzere mutlaka kabul edilecek bir ibadettir.
Peygamberimiz (s.a.v) buyurur ki;
“Allah’tan, vereceğine inanarak isteyiniz. Bu inançla dua ediniz.” (Et-Tac, 5/113.)
Bir başka hadiste ise şöyle buyurulur :
“Kul iki elini açarak Allah’tan hayır dilerse, Allah (c.c) kulunun ellerini boş olarak geri çevirmekten haya eder.” (Tefsir’ül Kuran-ı Kerim, Bakara suresinin 186. ayetinin tefsiri)
Adabına uyularak, rol yapmadan sade bir lisan, samimi bir kalp ve ihlasla yapılan duaların kabul olunacağından asla şüphe edilmemelidir.
“Dualarımız kabul olmuyor” diye ümitsizlik beyan eden mü’minleri, Sevgili Peygamberimiz şu güzel sözleri ile aydınlatmıştır:
“Bir kul günahı veya akrabasıyla dargınlığı gerektirici bir şeyi dilemedikçe, bir de acele etmedikçe duası kabul olunur.”
Bu ifadeleri duyan ashap sorarlar:
-Ya Resulallah! Duanın kabulüne mani olan acele etme nedir?
“İnsan, çok dua ettim, duamın kabul olduğunu görmedim der. İsteklerinin gecikmesinden dolayı usanır da duayı terk eder. İşte acele budur.”(Sahihi Müslim,H.No1877)
Duaların kabulü ile ilgili bir diğer hadislerinde de Peygamberimiz şöyle buyururlar :
“Yeryüzünde hiçbir Müslüman yoktur ki, herhangi bir dua etsin de, Allah ona istediğini vermesin veya o duasına mukabil bir kötülüğü ondan menetmesin. Allah’ın lütuf ve ihsanı istediğinizden çoktur.” (Riyazüs-Salihin ve Ter. 2. Baskı,3/84)
Müslüman hiçbir zaman beddua etmemelidir. Lanet okumamalıdır.Kendisi için yakınları için nasıl iyilikler talep ediyorsa, diğer insanlar için de hayır ve güzellikler istemelidir.
Genel olarak dualar kabul olmakla beraber, bazı dualar diğerlerine göre daha çabuk kabul olunur. Örneğin; mümin’in mü’mine, anne ve babanın evladına, misafirin ev sahibine, mazlumun zalime ... yapacağı dualar asla reddolunmazlar.
Bu hususta Peygamberimiz şöyle buyururlar :
“Müslüman bir kişinin din kardeşi için gıyabında yaptığı dua kabul olunur.” (Sahihi Müslim, H. No:1882)
“Anne ve babanın evladına duası, Peygamberlerin ümmetlerine yaptığı dua gibidir.” (Cami’üs Sağır, Harfüd-Dal.)
“Üç dua vardır ki, kabule şayandır. Mazlumun, misafirin ve ebeveynin duaları.”(Sünen’üt-Tirmizi, H. No:3442.)
Bazı zamanlarda yapılan dualar da reddolunmazlar. “Ezanla ikamet arasında yapılan dua kabul olunur” buyuran Efendimiz, hangi dualar daha çok kabul edilir diye sorulduğunda :
“Beş vakit namazın ardından yapılan dualarla, gecenin son saatlerinde yapılan dualar” (Et-Tac, 5/515) buyurmuşlardır.
Kulun Allah’a en yakın olduğu an secdede olduğu andır.Secdede iken de Allah’a çok çok dua etmeli.
Kendimiz,çocuklarımız,ölülerimiz ve tüm insanlık için ümitli olarak duaya devam etmeliyiz.
Dua eden,Allah katında yücelir. Furkan Suresinin 77. ayetinde; “...Duanız olmasa Rabbim size ne diye değer versin .” buyrulmaktadır. Peygamberimiz: “İnsanların en acizi, dua etmekten uzak duranlardır.” Buyurulur.(Keşf’ül Hafâ, H. No: 408) .
Bir başka hadis ise aynen şöyledir:
“Her kim dua etmez ve dua ile istekte bulunmazsa Allah Ona gazap eder
Sohbetimi Sevgili Peygamberimiz’in yaptığı dualardan bir demet sunarak noktalamak istiyorum :
“Allah’ım! Bize dünyada ve ahrette iyilik, güzellik ver. Cehennem azabından koru.”
“Allah’ım! Senden cennete girmeyi, cehennemden kurtulmayı dilerim.”
“Allah’ım! Senden hidayet ve iffet isterim.”
“Allah’ım! Senden senin sevgini ve seni sevenleri sevmeyi ve senin muhabbetine ulaştıracak amelleri dilerim.”
“Allah’ım! Beni affet. Doğru yola ilet, bana afiyet ver. Beni helalden rızıklandır.
“Allah’ım! Kalbimizi rızana uygun amel ve ibadete çevir.”
“Allah’ım! Bütün işlerimde beni muvaffak kıl.”
“Allah’ım! faydasız ilimden, acizlikten, tembellikten , korkaklıktan, fakirlikten, zulmetmekten ve zulme uğramaktan sana sığınırım.”
“Allah’ım! Kötü huylardan ve işlerden, nefsani arzulardan sana sığınırım”...(Riyaz’üs Salihin ve Ter. 3. cilt, Dua bölümü.)
Sevgili Peygamberimiz güne dua ile başlar ve dua ile bitirirdi. Onun bir hadisi aynen şöyledir: ‘Ya Rab! Seninle akşama erer seninle sabaha ulaşırız. Seninle yaşar seninle ölürüz. Sanadır dönüşümüz.’
Değerli okurlarım! Her işte örneğimiz ve önderimiz olan sevgili peygamberimiz güne dua ile başlar dua ile bitirirlerdi. Onun ümmeti olan bizler de, onun sünnetine uyarak günümüze dua ile başlayıp dua ile bitirmeyi kendimize prensip edinelim. Unutmayalım ki, dua; ibadetin özü ve mü’min’in güvencesidir.
_________