Cenab-ı
Hakk'ın hâlk ettiği tüm varlıklar kusursuz ve mükemmeldir.Ama bunlarında
ötesinde "akıl" gibi bir nimeti yaradan Yüce Allah, bu eşsiz hazineyi
biz insanlara bahşetmiş ve bizlerin "EN"ler arasında yer almasını
sağlamıştır.Dolayısı ile insan, yaratılmışların en mükemmeli ve eşrefi mahlûkat
olanıdır.Bize bu unvanı veren Cenab-ı Allah'a ne kadar şükretsek azdır.
Aklın
büyüklüğü, mahareti, getirisi ve yararları saymakla bitmez.Aklın büyüklüğü
anlatılamaz ancak, yaşamakla, izlemekle, davranış biçimiyle, hal ve
hareketlerle veyaicraatlara yansıyan
güzelliklerde hissedilir.O, öyle büyük ve öyle devasa bir nimet olmalı ki biz,
O'nun sayesinde kainatın halifesi olmuşuz.
Hani;
dünyada bazen kimilerine piyango çıkarda onun değerini bilemez, bir anda
harcar, elinden çıkarır ya, işte öyle bir şey. Ya da sahip olduğumuz servetin
değerini bilemez ve bilinçsizharcarız.Sonrada "Keşke" lerle kendimizi avutmaya çalışırız.
Aklın yolu
birdir. Ancak o yolu bulmak biraz güçtür. Akıl, amacı doğrultusunda
kullanılırsa nimet, amacı dışında kullanılırsa da külfet olur.Burada önemli
olan husus aklı amacına uygun bir şekilde kullanıp O'nun nimetlerinden istifade
edebilmektir. Aksi halde külfet bizlere artı bir yük getirir ve bunun bedeli de
ağır olur.
İnsanlığın
hayrına vesile olan tüm buluşlar akıl sayesinde olmuştur.Günümüzün o meşhur
icatları da aklın eseridir. Ama; topta, tüfekte ve diğer öldürücü silâhlarda
akıl sayesinde bulunmuştur. Aklın görevi üretmektir, o görevini kusursuz bir
şekilde icra edecektir.O'nu yönlendirmek , o buluşları yerine ve zamanına göre
kullanmakta insanın kendi inisiyatifindeolan bir vakıadır. İşte bu noktada devreye bir faktör girer ki, o çok
ama çok tehlikelidir.
Biz onu
nefis olarak algılamış ve nefis olarak bilmişiz.Yeri ve mekanı insan
vücududur.O belki kalbimizde,belki beynimizde,belki kaşlarımızın arasında,
belki de başka bir uzvumuzda saklıdır.Ama gerçek o ki o, kontrolü çok zor bir
mekanizmadır.O taşıtların fren istemi gibi, her zaman kontrol edilmesi gereken
bir sistemdir.En küçük bir hatada nimeti külfete dönüştürebilecek bir yapıya ve
güce sahiptir. Ne mutlu onu kontroledebilenlere.
Bunlar ilmi
konulardır. Bunlar arasındaki ilişkilerin detayıbilim adamlarımızın ilgi alanına girer. Biz
sadece ve sadece gözlemlediklerimizi dile getirebiliriz.Örneğin;ateş ısıtır,
ama dokunursanız yakar. Elektrik; ısı ,ışık ve enerji kaynağıdır. Isıtır,
aydınlatır ve makineleri çalıştır, ama kontrolsüz dokunursanız öldürür.
Cep
telefonları akıl sayesinde üretilmiş harika ürünlerdir. Bilgisayarlar ve diğer
teknolojik ürünlerde öyle. Ama birde kullanılan alanlara ve kullananlara bakın
manzara farklı. Biz teknolojileri yerinde kullananlara saygı duyuyoruz. Ama
madalyonun bir de öbür yüzü var. Burada nefsin kötü arzuları ön plâna çıktığı
için, aklın eseri olan o güzelim teknoloji,amacı dışında kullanılmakta ve ortaya çarpık tablolar
çıkmaktadır.Tamamen maddiyat ön plânda tutularak gençlere yönelik olarak
piyasaya sunulanbeyin yıkayıcı bir
takım çarpıcı ürünler, gerek ülkemizde ve gerekse diğer bütün ülkelerde genç
nesiliçin büyükbir tehlike arz etmektedir.
Bu
şekliyle; yerinde ve zamanındakullanılmayan akıl nimeti, gençlerin davranışlarını olumsuz etkilemekte
ve aile ortamında kısır çekişmelere neden olmaktadır. Sadece ve sadece, nefsin
arzu ve isteklerini yerine getirmekten öteye gitmeyen bu tür hatalı davranışlar
sonucu, aile ortamında bir nevi kuşak çatışması başlamakta ve o güzelim aile
yapımız gün geçtikçe yara almaktadır.
Bu
bağlamda; aslolan ölçüyü kaçırmamak, vücuttaki fren sistemini harekete geçirmek
ve davranışlarımızı kontrol altında tutabilmektir. Aksi takdirde son pişmanlık
fayda getirmeyecektir.