Açılış Sayfam Yap   Sık Kullanılanlara Ekle   

   Anasayfa          Künye          Yazar Girişi         Sitene Ekle         Arşiv                                                                                                                                           www.orduhayat.com
 
Köşe Yazısı - SAPLANTI VE TAKINTILARIMIZ - Ordu Gazete,Ordu Hayat Gazetesi
   
 

Mehmet Ali AYDIN ¬

Mehmet Ali AYDIN

 SAPLANTI VE TAKINTILARIMIZ

 Yazı Boyutu

 Tarih : 18.11.2009 - 15:55:06


SAPLANTI VE TAKINTILARIMIZ

 


      İnsanların diğer canlılardan en önemli farkı düşünebilmesi ve fikir üretebilmesidir belki de. İnsanın bunu yapabilmesi içinde beynini kiraya vermemesi ve düşünebilecek yeteneğinin olmasıdır.

      Ne yazık ki; insanoğlu çoğu zaman düşünmeyi ve üretmeyi düşünmez hazır üretilmiş ve düşünülmüşlerin beleşçiliğini yeğler. Nasıl olsa bazıları hem kendileri hem de onlar için düşünmektedir.

      Bu nedenle kendimiz üretmediğimiz ve düşünmediğimiz zaman üretilmiş düşünce ve fikirlere çoğu zaman kendimizi kaptırır ve onu değişmez kılar ve değiştirilmesine de izin vermeyiz.

      Dolayısıyla bizim gibi olmayanlara, bizim gibi düşünmeyenlere ön yargılı davranır, hatta onlarla bazen “yel değirmenlerine savaş” ilan eder gibi savaşırız da.

      Saplantılarımız ve bağnazlığımız çoğu zaman aklımız ve mantığımızın önüne geçer. Öyle garip şeylere imza atarız ki; dünyanın tartışmasız kabul ettiği bir gerçeği bile kabul edemez tartışmaya başlarız.

      Tartıştığımız şeylere bakınca bunu daha iyi anlamamız mümkündür.

      En basiti iktidarlar ile muhalefetler arasındaki tartışmalardır. İktidarın beyaz dediğine muhalefet, muhalefet olsun diye “siyah” der. Maksat iktidarı milletin gözünden düşürmek ve onu çalışamaz hale getirmektir. Düşünmez ki; iktidarın çalışamaması millete kaybettirilen zaman demektir.

      Memleketin ve milletin hayrına çıkan bir kanunun çıkmaması için ayak diremek, muhalefete rağmen çıkarılırsa “Anayasa Mahkemesi”nde iptal ettirmeye çalışmak.

      İktidarlar muhalefetlerden farklı mı? Yok, “yok aslında birbirimizden farkımız ama biz Osmanlı Bankayız” reklâmındaki gibiler sadece adları değişmiş oluyor. Onlarda muhalefetin her teklifine baştan tavırlarını koymuşlar! Olmaz. Muhalefetin olumlu hiçbir yanı yok mudur? Aslında belki vardır ama bizde yoktur. Olsa da bile olmaz.

      Aynı davaya aynı delillerle bakan bir mahkemenin tutukladığı bir şahsı aradan iki gün geçmeden başka bir mahkeme delil yetersizliğinden ya da başka bir nedenle serbest bırakıyor. Nasıl olur demeyin. Oluyor işte. Hukuk adamları bile kararlarına saplantılarını ve takıntılarını katabiliyorlar.

      Demokrasiye ve Cumhuriyete bağlılık yemini eden, darbelere karşı olduğunu sık sık deklare eden askerler pekâlâ demokrasiyi askeri darbelerle hak ile yeksan edebiliyor, muhtıralar ve e-muhtıralarla hükümetleri devirebiliyor, yerine yeni hükümetlerin kurulmasına zemin hazırlıyorlar. Neden?

      Çünkü: Mevcut iktidar kafalarında oluşan şablona uygun bulunmuyor da ondan. Kendine yakın mutemet adamlarının hükümeti kurup devleti yönetmesi daha çok hoşlarına gidiyor.

      İnsanlarımız da aynı takıntı ve saplantılarının doğrultusunda olaylara bakıyor ve ona göre yorumluyor ve değerlendiriyor.

      Bu gün ülkemizde ki ön yargının ve insanlarımızın bir birini anlama ya da anlamama noktasındaki pozisyonu nereden kaynaklanıyor. Tabiî ki ön yargılı ve kendisinden başka doğru bilen kimsenin olmadığına inanmasından. Hem de öyle bir inanç ki; körü körüne.

      Türk’ü Kürt’ü beğenmez, Alevi’si Sünni’sini beğenmez, yada tam tersi olabilir. Neden? Neden olacak yıllardır kafasında canlandırdığı saplantıları.

      Bu saplantılar onun çoğu zaman kendi saplantısı bile değildir. Başkalarının oluşturduğu fikirleri kendine uygun bulup ve kendisini tatmin ettiği için kabul ettiği saplantılardır. Çoğu zaman fikri sabit haline geldiği içinde onu kafasından söküp atması da mümkün değildir.

      Hani adam oğlunu Arapça okumaya göndermiş yıllar sonra bakmış ki oğlu “ bir arpa boyu yol gidememiş”  komsuları da oğlu ile ilgili senin oğlan ne yapıyor dediklerinde “ne yapsın ki, demiş benim oğlan bina okur döner döner yine okur” demiş.

      Toplum olarak bizde aynı minval üzere bir kısır döngü içinde dolaşıp duruyoruz. Karşımızdakini anlama yerine onun bizi anlamasını ve bizim doğru sandığımız eğrilerimizi kabul etmesini bekliyoruz.

      Dolayısıyla “ bir arpa boyu” yol gidemiyoruz. Arkasından da durumdan en çok biz şikâyetçi oluyoruz. Konuşmaya ve tenkit etmeye gelince de “mangalda kül” bırakmıyoruz.

      Birileri “demokratik açılım” derken birileri bunun ülkeyi ve vatanı bölme hainliği olduğunu söylemekte bir beis görmüyor. Nedir bu kadar ceberut olmamız  ve bir birimize karşı anlayışsızlığımız.

      Birisi çıkıyor binlerce vatan evladının her ne sebeple olursa olsun çocuklarını kaybetmekten dolayı gözyaşı dökmediğinden dem vurabiliyor. Sanki sen ana oldun da kendini onların yerine koydun. Nerden bileceksin anaların yüreğinin nasıl kanadığını.

      Bu kadar ön yargılı ve saplantıları ve takıntıları ile hareket eden toplumun geleceği ile ilgili olarak ta insan ister istemez ön yargılı ve saplantılı oluyor. Bu kargaşa içinde hem vücut hem de ruh sağlığını koruyabilene aşk olsun demek lazım!… 

 

                                                                                                    



92 Kişi Tarafından Okundu.

Yazdır Yorum Ekle Tavsiye
 
1 2 3 4 5   Puan Yok  
 Kaynak :  Mehmet Ali AYDIN

 Kategori ¬ Köşe Yazısı

  Yorum ( 0 )   

Kayıtlı Yorum Bulunmuyor.

 

 Bu Yazara Ait Diğer Yazılar

 
 
 

 Duyuru

Henüz Duyuru Eklenmemiş

 
 Köşe Yazıları

Nuri KAHRAMAN

Nuri KAHRAMAN ¬
SİVİL ANAYASA HEYECANI

Abdurrahman TOMAKİN

Abdurrahman TOMAKİN ¬
REFERANDUM YOLU AÇIK

Musa İŞLEYEN

Musa İŞLEYEN ¬
ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Mehmet DEMETGÜL

Mehmet DEMETGÜL ¬
ZEKÂT ve SOSYAL HAYAT

Tevrat İŞLEYEN

Tevrat İŞLEYEN ¬
BU NE ŞİDDET, BU NE CELÂL

Ahmet ÇAKIR

Ahmet ÇAKIR ¬
DEMOKRATİKLEŞMEK İÇİN VAR MISIN, YOK MUSUN?

Nurşen GÜNEY

Nurşen GÜNEY ¬
DÜN YÜZÜNDEN BUGÜNÜ YAŞAYAMAMAK

Mehmet Ali AYDIN

Mehmet Ali AYDIN ¬
ÇANAKKALE ZAFERİ VE GENÇLİK

Muzaffet Günay

Muzaffet Günay ¬
REFERANDUMA EVET DEMEM İÇİN 30 SEBEBİM VAR

Ayşe Aydın

Ayşe Aydın ¬
AFFEDERSİNİZ (Mİ?)

Orhan Yücel

Orhan Yücel ¬
BİZ BÖYLE BİR MİLLETİN EVLATLARIYIZ...

Hüsnü Yücel

Hüsnü Yücel ¬
YİNE TELEFERİK

Recep AZAKLI

Recep AZAKLI ¬
ORGİ HAVAALANI MÜJDESİNDEN RAHATSIZLIK DUYANLAR

Rıdvan Eren

Rıdvan Eren ¬
HİCRET VE ÖNEMİ

Selim AKÇAY

Selim AKÇAY ¬
Domuz gribi : bazı sorular ve cevaplar

Talip CAN

Talip CAN ¬
BU GECENİN KADRU KIYMETİNİ BİLELİM

Ali İhsan BAKİ

Ali İhsan BAKİ ¬
İSTİYOR İSEN CENNETİ

Ahmet Ali GENCEL

Ahmet Ali GENCEL ¬
YOLA HAZIRLIKLI ÇIKMAK

Ayten ÖZTÜRK

Ayten ÖZTÜRK ¬
Gidiyor

Nuri KAHRAMAN

Nuri KAHRAMAN ¬
BÖCEKLER UÇAR, ÇİÇEKLER UÇMAZ..

Şahinur AKARSU

Şahinur AKARSU ¬
Referandum bir samimiyet sınavı oldu.
 
 
Bugün için Haber Eklenmedi.
 
 Takvim
 
 Ziyaretçi İstatistikleri
   
 Online : 1
 Bugün : 221
 Dün : 504
 Toplam : 61598
 Ip No : 38.107.191.101
     

 
 Son Haberler
PATRON LOKANTACI OLUNCA
Zafer kupası Tenis Turnuvası ödülleri verildi
EVET- HAYIR broşürleri
30 Ağustos Zafer Kupası Tenis turnuvası devam ediyor
 
 Popüler Haberler
 
 Döviz Bilgileri

  Döviz Alış Satış
  Dolar 1.4994 1.5066
  Euro 1.9241 1.9334
 
 Hava Durumu



 
 Reklam

 

 

 

 

 




 
 

   © Copyright - 2006- Ordu Gazete,Ordu Hayat Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır.  

WebTasarım: Www.GirdapTasarim.com  Ordu

Web Hosting Domain

 ordu web tasarım