ordu-logo
Son Dakika
18 Ocak 2017 Çarşamba

Gezgin kadınlar Ordu’yu yazdı…

03 Eylül 2016 Cumartesi, 10:54

Gezgin kadınlar Ordu’yu yazdı…
Kokusu, manzarası, insanları, yemekleri ve tüm güzelliğiyle Karadeniz’in incisi Ordu… Ordu Valiliği ve Gezginin Ayak İzleri’nin iş birliğinde gerçekleşen “4 Mevsim Ordu” projesinin yaz  ayağında değerli blogger arkadaşlarımla beraber 4 gün boyunca Ordu’yu gezdik. Şimdi sizlere çok güldüğümüz, çok eğlendiğimiz, çok gezdiğimiz ve çok yediğimiz 4 günümüzün özetini sunacağım.
Kurul Kalesi: Ordu’nun merkezine 13 km uzaklıkta olan kale, 1. Derece arkeolojik ve doğal sit alanı olup, antik bir yerleşme. Pers İmparatorluğu’na ait olan bu kalede 5 yıldır kazı çalışmaları yapılıyor. Biz gittiğimizde de kazı çalışmaları hala devam ediyordu. Kaleyi görmek için 420 basamak çıkmanız gerekiyor. Basamaklar bittiğinde gördüğünüz manzara ise harika. Ayrıca alanın içinde tarihi dehliz ve su sarnıcı bulunuyor.
Paşaoğlu Konağı ve Etnografya Müzesi: 1896 yılında Paşaoğlu Hüseyin Efendi tarafından yapılan konak, bahçesiyle birlikte 625 metrekarelik bir alana sahip. 1987 yılında hizmete açılmış olan müzede takılar, kadın erkek kıyafetleri, silahlar, el yazma eserleri, Tanrı tasvirleri bulunmaktadır. Müzenin tarihi birikimiyle beraber en ilgimi çeken kısım müdürünün bir kadın olmasıydı. Bu da benim için gurur verici bir şey. Neşe Hanımla Gezgin Kadınlar hakkında da sohbet ettik, hepimize selam söyledi.
Karaoluk (Çiseli) Şelalesi: Ordu’ya dair gülerek hatırlayacağım anılar arasında başı çeken yer.  Çünkü muhteşem bir şelaleye atlayıp yüzemedim.  Daha doğrusu zar zor yüzdüm, su kaldırmıyordu :)) Yine de azmedip tepesine çıktım akan şelalenin altına girdim ehe
Medreseönü: Yemek zamanııı. Eti çok sevmeyen biri olarak eti seven biri olmaya karar verdim Ordu’da Çünkü çok güzel Medreseönü’nde bulunan Üstün Kardeşler’de mis havamız ve deniz manzaramızla beraber yemeklerimizi yedik. Bu restoran 4 gün boyunca yemek yediğimiz yerler içinde en sevdiğimdi.
Yason Burnu: En çok turist çeken yerlerden biri de Yason Burnu. Yason adı, Argonotlarla beraber burada karaya çıkan Yason’dan kalmış. Yason Burnu’nun alt tarafında Taşbaşı Kilisesi var. Kilisenin içine girdiğinizde mistik bir havaya bürünüyorsunuz. Bu mistik hava vesilesiyle biz de egzantrik fotoğraflar çekilelim dedik  Meşhur Yason Burnu’nda da Türkiye’de Gezgin Kadınlar Var temalı fotoğrafımızı çekilmeyi ihmal etmedik pek tabii.
Boztepe: İlk günümüzün son durağı, Boztepe… Teleferikle Boztepe’ye çıkıp, Ordu’nun muhteşem manzarasına tepeden bir bakış atıyoruz. Ardından yemeğe yumuluyoruz.
Gaga Gölü: Sabahın erken saatlerinde Sarıçiçek Yaylası’na kahvaltıya gitmek üzere hareket ettik. Arada mola verdiğimiz yer olan Gaga Gölü, yansıma fotoğrafı çekmek için harika bir yerdi. Biz de boş durmadık tabii.
Sarıçiçek Yaylası: Ordu’da en sevdiğim yerlerden biri de Çatalpınar Belediyesi’nin davetlisi olarak gittiğimiz Sarıçiçek Yaylası’ydı. Emektar kadınlarımızın ellerinden nefis gözlemeler yedik, has be has baldan, pekmezden tattık. Yöre halkının sohbetini ve sıcaklığını asla unutmayacağım. Özellikle de tatlı mı tatlı kadınlarını. Tadı damağımızda kalan kahvaltımızdan sonra fındık toplamaya gittik. Çok tatlı bir deneyimdi bizim için. Bu sırada motorla gelen birini gördüm, ben motor görmüşüm durur muyum hiç? Durdurdum hemen, “beni de gezdir :)” dedim. Motorla şöyle bir yayla turu attık.
Akkaya Kalesi: Çatalpınar Kayatepe Mahallesi, Akkaya Köyü’nde yer alan ve birinci derecede sit alanı olma özelliği taşıyan Akkaya Kalesi’ne çıkarak manzaranın keyfine vardık.
Uzundere Şelalesi: Aybastı ilçesine bağlı olan Uzundere Şelalesi’nin  Türkiye’nin en yüksek şelalesi olduğu söyleniyor. Yüksekliği 100-120 metre civarında. Şelaleyi görünce önce büyülendik sonra hemen ayakkabılarımızı çıkarıp, şelalenin içinde bulunan banka oturduk fotoğraf çekildik. Tabii bu sırada ayaklarımız da dondu.
Perşembe Yaylası- Aybastı: Aybastı ilçesine 17 km uzaklıkta bulunan Perşembe Yaylası, Türkiye’nin eşsiz tabiat harikalarından biri. Yaylada bulunan mendereslerin, yani kıvrımlı akarsuların dünyada birkaç örneği varmış. Perşembe Yaylası’nda labirent görünümünde olan menderesler eşsiz güzelliğiyle görenleri büyülüyor.
Aybastı Kent Ormanı: Günün sonunda Aybastı Kent Ormanı’na attık kendimizi. Burası bir harika! Ormanın içinde büyük bir piknik alanında yemeklerimizi yedik. Etin tadı hala damağımda
Ordu Sahili: Ordu’ya gelmişken sahilinde volta atmadan olmaz.  Bir de Mostar Köprüsü bulduk! Evet adı gerçekten Mostar Köprüsü
Bir de unutmadan, Ordu merkezde bulunan, kahvesine bayıldığım “Fincan Kafe“ye misafirperverlikleri için ayrıca teşekkür ederim. Duvarlarında asılı olan fotoğraflara ba-yıl-dım…
ÜNYE
Ordu gezimizin bir gününü Ünye’de geçirdik. Belediye Başkan Yardımcısı Erhan Eren ve Basın Danışmanı İlhan Kartal ile Burçin Eren’in ve Ünye’nin en ünlü gazetecilerinden ve Canik Dergisi’nin Genel Yayın Yönetmeni Ali Öztürk’ün bize eşlik ettiği Ünye gezimiz benim için harika geçti. Ünye’ye bayıldım! Günümüze Ünye Belediyesi Sosyal Tesisleri’nde harika bir kahvaltı yaparak başladık.
Ardından Ünye’de beni en çok etkileyen yere, Ünye Belediyesi Müze Evi’ne gittik. Bu müzenin özelliği, yaşayan müze olması. Tatlı mı tatlı bir adam sizinle müzeyi geziyor ve müzede bulunan her esere dair size bir hikaye sunuyor. Müzenin giriş katında Hacivat-Karagöz oyununu perde arkasını da görerek izledik. Ayrıca bu katta dünyanın farklı yerlerini temsil eden kuklalar da bulunuyor. Yine bu katta ebru sanatını ve ıhlamur baskıyı da deneyimleyerek öğrendik. Bizim gezgin kadınlar ebru sanatında çok yetenekli çıktı.
Müzede beni en çok etkileyen şey deyimlerimizin nereden geldiğinin müzede bulunan eserlerle beraber anlatılmasıydı. Örneğin, gelin odasında yatakta uzunca bir yastık vardı. “Tek yastıkta kocayın” sözü buradan geliyormuş
Ünye Kalesi: İşte geldik Ordu gezisinin azıcık zorlayıcı kısmına, Ünye Kalesi’ne tırmanış!. Yaklaşık 20 dakika süren ufak bir tırmanış sonunda woow! dedirtecek bir manzaranın kalbine geldik. Aa orada bir de kaya varmış, hemen gidip ucuna oturayım.
Ünye Kalesi’nin ardından Yunus Emre Türbesi‘ni ziyaret ediyoruz. Tasavvuf Şairi Yunus Emre’nin mezarı Ünye’de bulunmaktadır.
Türbe ziyaretimizden sonra Asarkaya Milli Parkı’nda güzel bir yemek yiyoruz ve Ünye At Binicilik Tesisleri‘ne doğru yol alıyoruz. Daha önce hiç ata binmemiştim.  O güzel atları görünce kalbim burnumda falan attı. Harika bir deneyim oldu benim için.
Bende güzel anılar bırakan, Ordu gezimiz için başta Gezginin Ayak İzleri Blogunun yazarı Cüneyt Durhan’a, Sn. Ordu Valisi İrfan Balkanlıoğlu’na, Sn. Ordu İl Kültür Turizm Müdürü Uğur Toparlak’a,Sn. Aybastı Belediye Başkanı İzzet Gündoğar’a, Sn. Ünye Belediye Başkan Yrd. Erhan Eren’e ve Basın Danışmanı İlhan Kartal’a,Sn. Çatalpınar Belediye Başkanı Ahmet Türe ve Mustafa Şenel’e, misafirperver, samimi köy halkına Ordu Valiliği Basın Danışmanı Mustafa Sezer’e, bizi çok güzel ağırlayan Aktaşlar Restoran’a ve tabii ki geziyi güzelleştiren blogger arkadaşlarım Amcaoğlu, Bilinmeyen Rota, Çapulcu Yollarda, Çelebi Alper, Dünya’nın Yerlisi, Geze Geze Türkiye, Küçük Dünya-Yaprak Keşifte Gezgin Kedi, Gezgin Martı, Gezmek Güzel, Giyen Bayan, Küçük Dünya, Pustoo Dünya, Seyyahça, Tadında Seyahat, Yoldaki ve Zaferin Seyir Defteri’ne bir sürü teşekkürlerimle…

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort gaziantep escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort konya escort Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri eskişehir web tasarım escort ataşehir antalya escort