ordu-logo
Son Dakika
20 Ocak 2017 Cuma

Şekere cerrahi çözüm!

22 Aralık 2015 Salı, 12:29

 

  • Dünyada bir süredir kullanılan ancak ülkemizde yeni olan “Metabolik cerrahi” şeker hastalarının umudu oldu.
  • Genel Cerrahi, Obezite ve Metabolik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Muzaffer Al, “metabolik cerrahi” yöntemiyle 10 yıldan az süreli şeker hastalarında başarı oranının yüzde 100’lere çıktığını söyledi.

 

Dr. Muzaffer Al ile şeker hastalığı ve şeker hastalarının umudu haline gelen bu yöntem hakkında bir söyleşi gerçekleştirdik.

Şeker hastalığı olarak da bilinen diyabet tüm dünyada artmakta. Diyabet hastalarına uyguladığınız tedavi yöntemi nedir? Hangi diyabet hastaları bu tedaviden fayda görür ve kimler bu tedavi için adaydır?

Dr. Muzaffer Al; “Tip 2 diyabet hastalarını ameliyat yöntemleri kullanarak tedavi etmekteyiz. Bu ameliyat yöntemine Metabolik cerrahi diyoruz. Tip 2 diyabetin tedavi algoritması eğitim, diyet, egzersiz ve ilaç kullanımıdır. Tüm bu tedavilere rağmen hastalık ilerleyici seyir gösterir. Hatta yoğun insülin kullanımına rağmen istenilen sonuçlar alınamaz. Kontrol edilemeyen kandaki şeker yüksekliği pek çok hayati organda hasar yapmaktadır. Bu hasarlar ölümcül olabilmektedir. İşte tüm bu durumlarda Metabolik Cerrahi etkin bir tedavi alternatifi olarak çözüm sağlamaktadır.”

Diyabet daha çok hangi organları etkiliyor?

Dr. Muzaffer Al; “Diyabet damar duvarında hasar yaparak organ hasarı oluşturur. Genellikle diyabet tanısı konulmadan önce damar hasarı başlamaktadır. Kilo problemi olan diyabetlilerde genelde orta ve büyük damarlarda hasar yaparak kalp krizi ve felç oluşturmaktadır. Ilımlı kilolu ve normal kilolu hastalarda ise küçük ve orta ölçekli damarları etkileyerek göz, böbrek, sinir sistemi ve ayaklarda hasar yapmaktadır. Bunun dışında da pek çok organa zarar vermektedir.”

Diyabet hastalığının türleri var mı? Hangi diyabet türüne bu tedaviyi uyguluyorsunuz?

Dr. Muzaffer Al; “Birkaç farklı tipi olmakla beraber genel anlamda diyabet tip1 ve tip 2 olarak ayrılmaktadır. Tip 1 diyabet tüm diyabetli hastaların %10’unu oluşturur. Genelde çocukluk yaş grubunda görülür. Bu hasta grubunda vücutta insülin üretimi yoktur. Tip 2 diyabet genelde erişkin yaşta görülür ve tüm diyabetlilerin %90’nını oluşturur. Tip 2 diyabette vücut insülin üretir ama bunu kullanamaz. Metabolik cerrahi ile sadece tip 2 hastalarını tedavi etmekteyiz.”

Metabolik Cerrahi Diyabeti nasıl tedavi etmekte?

Dr. Muzaffer Al; “Buna cevap vermeden önce bazı bilgileri bilmemiz gerekiyor. İnce bağırsağımızın üst bölgesinde insülin direnci sağlayan hormonlar ve ince bağırsağımızın son kısımlarında insülin duyarlılığını artıran hormonlar mevcut. İnce bağırsağımızın bu son kısmında yer alan ve insülin duyarlılığı sağlayan hormonlara inkreatinler diyoruz. Bu hormonlar aktif hale geldiğinde vücudumuzda insülin salgılanan merkez olan pankreas beta hücrelerinde beta hücre sayısı artmakta ve insülin salgılama kapasitesi artmaktadır. Maalesef günümüzde rafine ve işlenmiş gıdalar ince bağırsağımızın üst kısmında emildiğinden incebağırsağımızın son kısmına geçen besin içeriği azalmış gıdalardan dolayı insülin duyarlılığını artıran hormonlar aktiflenememektedir. Bu durum metabolik cerrahinin rasyonelliğini oluşturmaktadır. Metabolik cerrahi ile incebağırsağımızın son kısmını daha öne alıp gıdayla erken buluşmasını sağlayarak insülin duyarlılığını artıran hormonları aktiflemekteyiz. Bunun yanında ince bağırsağın üst kısmında insülin direncini azaltmaktayız. Midenin sol üst dış kısmında yer alan aşırı iştah sağlıyan ve insülin direnci oluşturan gherelin hormonunu baskılamaktayız. Metabolik cerrahi ile sağlanan bu etkiler sonucunda vücutta insülin üreten hücreler ve insülin salgısı artmakta, kan şekerini yükselten hormon engellenmekte, kolesterol ve trigliserit dediğimiz kan yağları normale gelmekte ve hormonal etki ile fonksiyonel doygunluk sağlanarak hastaların ideal kilolarına gelmesini sağlamaktayız.”

Diyabetin ilaçla kesin bir tedavisi

Hangi aşamada ameliyat öneriyorsunuz?

Dr. Muzaffer Al; “Diyabet hastalığının klasik tedavisinin temelini diyet ve egzersiz oluşturmaktadır. Fakat hiç kimse düzenli şekilde ömrü boyunca diyet ve egzersiz yapamamaktadır. Zaman geçtikce kan şekerini kontrol etmek için antidiyabetik ilaç başlanmaktadır. Diyabetin süresi uzadıkça azalan insülin depolarına bağlı bu ilaçlar yetmemekte ilaçların sayısı artırılmakta ya da hastaya insülin başlanmaktadır. Bu tedavi de yetersiz kalırsa insülin dozları artırılmakta birkaç çeşit insülin kullanılmaktadır. Bu tedavilerde kan şekeri kontrolu sağlayamadığın da ciddi ölümcül organ hasarları oluşabilmektedir. Bu problemler diyabetli hastanın yaşam kalitesini kötüleştirmekte, iş ve güç kaybı oluşturmaktadır. Tip 2 diyabet sinsi bir hastalıktır. İlk zamanlarda hasta açısından işler iyi görünürken zaman ilerledikçe kendi vücudunun insülin depoları azaldıkça, hayati ve önemli problemlerle karşılaşmaktadır. Genellikle tip 2 diyabet hastaları 10-12 yıl içinde kendi insülin depolarını kaybetmektedir. Genelde de bu dönemden sonra organ hasarları başlar. Genelde işlerin iyi olduğu dönemde hasta ameliyat olmak istemez. Genelde hastalar işlerin kötüye gittiği durumlarda başvurmaktadırlar. Biz standart tedavi ile şekerleri kontrol altına alınamayan ya da organ hasarı bulguları olan diyabet hastalarını ameliyat etmekteyiz. Yine de unutulmaması gereken insülin rezervleri tam tükenmeden organ hasarı oluşmadan başvuran hastalar için daha çok olumlu sonuçlar almaktayız.”

Diyabetli Hastalarda mevcut tedavilerin durumu nedir?

Dr. Muzaffer Al; “Dünya sağlık örgütü, Amerikan diyabet vakfı, Uluslar arası diyabet federasyonu pek çok organizasyon tip 2 diyabet ile ilgili standartlar geliştirmeye çalışmaktadır. Tip 2 diyabet tedavisinde belirli hedefler belirlemişlerdir. Mevcut klasik tedavilerle bile hastaların %50’sinden azında istenilen hedeflere ulaşılabilmektedir.”

Metabolik cerrahinin sonuçları bu açıdan nasıl?

Dr. Muzaffer Al; ”Metabolik cerrahi ile diyabet hastalarında 10 yıllık % 86 oranında iyileşme %98 oranında rezolüsyon sağlamak mümkündür. Ayrıca hastalarda % 86 oranında yüksek tansiyonda düzelme,%90 oranında trigliseritte ve % 88 oranında kolesterol yani kan yağları normale gelmiştir.”

Ameliyat kararı nasıl veriliyor?

Dr. Muzaffer Al; ”Öncelikli hastanın tip 2 diyabet olması gerekiyor. Belirli seviyede insülin salgılayan hücrelerinin olması gerekiyor. İnsülin üreten hücrelere zarar veren maddelerin olmaması gerekiyor. Tabi en önemlisi hastanın kan şekerini ya da metabolik sendrom bileşenlerini kontrol altında tutamıyor olması gerekiyor. Metabolik sendrom bileşenleri yüksek tansiyon,kolesterol ve diğer kan yağlarının yüksek olması ve kilo fazlalığıdır. Bu nedenle ameliyat öncesi birçok kan testi yapılarak hastaları değerlendirmekteyiz.”

Metabolik Cerrahi Yöntemleri nelerdir? Nasıl yapılmaktadır? Siz daha çok hangi yöntemi uyguluyorsunuz?

Dr. Muzaffer Al; ”İki ameliyat yöntemi var.1.si Transit Bipartition diğeri ileal interpozisyon Her iki ameliyat yönteminin de dünya literatürüne kazandırıldığı yer Sao Paulo üniversitesi Brezilyadır. Ben daha çok Prof. Dr. Sergio Santoro’nun Dünya literatürüne kazandırdığı Transit Bipartition ameliyatını uygulamaktayım. Bu ameliyatı laparaskopik (kapalı) yani karnı kesmeden küçük milimetrik deliklerden yapmaktayım. Bu yöntemle hasta daha az ağrı duymakta, daha erken ayağa kalkmakta ve normal hayatına dönmekte, karında büyük kesi olmadığı için daha estetik görüntü olmakta, yara iyileşmesi daha erken ve iyi olmakta ve her türlü fiziksel aktivitesini daha rahat ve konforlu yapmaktadır.”

1 yılda 50 başarılı ameliyat

Bu yöntemi kaç yıldır uyguluyorsunuz, sonuçlarınız nedir?

Dr. Muzaffer Al; ”1 yıl önce IRCAD Üniversite Strasbourg-Fransa’da başta ilk diyabet ameliyatını 1974 yılında yapan Prof. Dr.Nnicola Scopinaro olmak üzere Japonya, Hindistan, Brezilya ve ABD’den gelen laparaskopik bariatrik ve metabolik cerrahtan eğitim aldıktan sonra Prof. Dr. Sergio Santoro’nu eğitimi ve desteği ile yaklaşık 1 yıl önce bu ameliyatlara başladım. 1 yıl içinde yaklaşık 50 yakın tip 2 şeker hastasını bu yöntemle ameliyat ettim. Benim hastalarımın % 90 ilaç ve insülin artık kullanmadan kan şekerleri normal seviyede seyretmektedir.”

“Geçici değil, kalıca çözüm”

Bu ameliyatı olan şeker hastasının ameliyat sonrasında bu rahatsızlığı tamamı ile ortadan kalkıyor mu? İlaç ve insülin kullanımı tamamı ile sona eriyor mu? Bir dönemlik mi yoksa tüm yaşamı boyunca mı?

Dr. Muzaffer Al; ”Tip 2 diyabet hastasının bu ameliyattan ne oranda fayda göreceğini belirleyen diyabetin süresi, insülin üreten hücrelerinin rezerv ve aktivitesidir. Bu rezervi ne kadar fazla ve diyabet süresi 10 yıldan az ise o kadar yüksek bir başarı şansı olacaktır. Diyabetin hormonal, psikolojık ve sinirsel temelleri olduğu unutulmamalıdır. Bu ameliyatla biz diyabetin hormonal yönünü tedavi ediyoruz. O yüzden stres durumlarında kan şekerlerinde değişimler olabilmektedir. Bu durum sağlıklı insanlarda da olmaktadır. Fakat süresi kısa ve şiddeti daha azdır. Tip 2 diyabet zaman içinde varyasyonel seyir gösteren dinamik bir hastalıktır. 2002 yılından beri bu yöntemle ameliyat edilen hastaların takibinde hastaların %86’sında ilaç ya da insülin kullanmadan kan şekerlerinde kontrol sağlanmış.10 yıllık takipte yeniden diyabet bu hastalarda görülmemiştir. Ayrıca %90 kan yağları normale gelmiş, %86 oranında yüksek tansiyonları düzelmiştir.”

4 günde taburcu oluyorlar

Bu Ameliyatın süresi nedir ve hastalar normal hayatlarına ne zaman dönmektedirler?

Dr. Muzaffer Al; “Bu ameliyat yaklaşık 3 saatlik bir operasyondur. Genellikle ameliyattan sonraki gün hastalar rahatlıkla hareket edebilmektedir. 4 ya da 5 gün hastanede kontrol altında tutuyorum. İlk 4-5 gün sıvı yemekler daha sonra yavaş yavaş sebze yemeklerine başlıyorum. Genellikle 4 günde taburcu ediyorum. Hastadan hastaya değişmekle birlikte genelde 10.günde hastalar normal hayatlarına dönebiliyorlar.”

Ameliyattan sonra ömür boyu diyet yapması gerekir mi?

Dr. Muzaffer Al; “Hayır. Sadece başlangıçta yeni metabolizmayı vücuda adapte etmek için dikkat etmemiz gerekiyor. Daha sonrasında bu ameliyattaki hormonal etkiden dolayı beslenme ile ilgili bazı değişiklikler olmaktadır. Hormonal etki ile hastalarda fonksiyonel doygunluk olmaktadır. Genelde çok açıkmazlar, mütevazi porsiyonlarla doyarlar ve bu onları tok tutar ve çok yemek yemek istemez. Bu da hastaların dengeli beslenme ve ideal kiloda kalmasını sağlar. “

Risk de yok, yaş sınırı da…

Bu ameliyatın bilinen yan tesiri var mı?

Dr. Muzaffer Al; “Hayır. Sindirim sisteminin diğer ameliyatlarında riskler neyse bu ameliyatta da aynı. Kendi ne has bir riski yok. Ameliyattan önce mutlaka düşük molekül ağırlıklı kan sulandırıcı ilaç başlıyoruz. Kalp, solunum ve diğer tüm sistemleri ameliyat yönünden inceliyoruz. Ameliyatta bacakta kan dolaşımını rahatlatan cihazlar kullanıyoruz. Ameliyatta en kaliteli malzeme kullanıyoruz. Eklemelerde buna anastomoz diyoruz en kaliteli stapler kullanıyoruz. Bu alanları tekrar dikişle güçlendiriyoruz ve bu alana mavi su vererek sızıntı yapıp yapmadığını o anda test ediyoruz. Ameliyat sonrası hastayı çok yakın takip ediyoruz.”

Yaş sınırı Var mı?

Dr. Muzaffer Al; “Tip 2 şeker hastası olan her yaştaki hastaya uygulamaktayım. 65 yaş yukarısı hastalarda anestezi yönünde uygun seçili vakalarda da uygulamaktayım. Benim en yaşlı hastam 74 yaşında bayan hasta ameliyattan önce yüksek doz insülin kullanıyordu. Ameliyattan 5 gün sonra ilaç ve insülin kullanmadan kan şekerlerinde kontrol sağladık. Herhangi bir risk olmadı. Ameliyattan sonra artık ilaç ve ünsülin kullanmıyor”

Metabolik cerrahinin obezite ameliyatlarından farkı nedir?

Dr. Muzaffer Al; ”Obezite ameliyatlarında temel hedef kilo kaybıdır. Bu hastaların zayıflatılması gerekiyor. Bu hastalarda diyabetin sebebi kiloya nedeniyle oluşan yağ fazlalığına bağlı insülin direncidir. Bu hastalar zayıflatılırsa ya da diyetle zayıflar ise diyabetlerinde de iyileşme olur. Fakat çok ciddi kilo problemi olmayan hastalarda temel sorun karaciğer, pankreas ve incebağırsak kaynaklı direnç hormonlarıdır. Bu hastalarda sadece kilo kaybı ile kan şekeri kontrolü sağlanamamaktadır. Bu hastalarda daha fazla hormonal hedefi olan ameliyat gerekir. Metabolik cerrahi bunu sağlamaktadır.Ayrıca by pass ve Diversiyon gibi obezite ameliyatlarında malabsorpsiyona bağlı hastaların ömür boyu vitamin ve mineral takviyesi almaları gerekmektedir. Bu durum metabolik cerrahide geçici minimal ya da hiç yoktur.”

Metabolik ameliyattan sonra hastalar nelere dikkat etmelidir?

Dr. Muzaffer Al; ”Biz bu hastaları 1, 3, 6, 9, 12 ve 15 ay takiplerine almaktayız. Kontrollerini ihmal etmemeliler. Günlük 15-20 dakika yürüyüş yapmalılar. Stresli ortamdan uzaklaşmalılar. Sigara kullanmamalılar. Mutlaka susuz kalmamalı ve günlük en az 1,5 litre su tüketilmeli, dengeli beslenmeliler.”

Dr. Muzaffer Ak’a ulaşmak isteyenler; “Büyük Anadolu Hastanesi İstiklal Cad. No:48 İlkadım-Samsun” adresi ile 0/542/262 75 00, 0/507/615 66 35 ve 444 37 03 nolu telefonlardan ulaşabilirler.

Röportaj : Erdoğan Erişen (Ordu Hayat)

 

 

 

 

Yorum

  1. DEDEKTİF !......

    22 Aralık 2015 at 15:18

    DİABETLİ ŞAHIS DEVAMLI ŞEKER ÖLÇÜMLERİ 250-300-400 VE ÜZERİ İSE DERHAL BU UYGULAMAYA BAŞ VURSUN .ŞEKERİN KANDAKİ YÜKSEKLĞİ DAMARLAR İÇİNDEKİ KAN GÖREVİNİ YAPAMAMASINDAN ÇEŞİTLİ HASTALIKLARI DAVET EDER.BAŞTA TANSİYON ARTI BEYİN KANAMASI KALP,BÖBREK,GÖZ İÇ KANAMALARI,VUCUT DİRENCİ VE ENEJİSİ DÜŞÜKLÜĞÜNDEN DOLAYI TEZ YORULUR BİTKİNLİK YARATIR.UZUN MÜDDET DİABETLİ KİŞİ İSE 1OO-150 ARASINDA SEYREDEN ŞEKER HASTASININ ÇOK DAHA UZUN ÖMÜRLÜ VE SAĞLIKLI YAŞAMASI İÇİN BİLİNÇLİ OLDUĞUNDAN NORMAL İNSANLARA DA ZARARI OLAN TATLI,HAMUR İŞİ VE GIDALI ÜRÜNLERDEN SAKINDIĞI İÇİN DİKKATLİ OLURSA MESELE KALMAZ DAİMA KAZANIR.DİŞİNİ SIKSIN 40 SENELİK DİABETLİDEN ÖNERİDİR !….

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort gaziantep escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort konya escort Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri eskişehir web tasarım escort ataşehir antalya escort