ordu-logo
Son Dakika
19 Ocak 2017 Perşembe

KENDİNİ FUTBOLA ADAYAN ADAM ‘BAYRAM AYBASTI’

14 Temmuz 2016 Perşembe, 09:27

Futbolculuktan antrenörlüğe, kulüp temsilciliğinden futbolcu menajerliğine kadar bir çok işi yapan ve hep futbolun içinde olan Ordulu Bayram Aybastı ile sohbet tadında bir röportaj gerçekleştirdik. Futbolculuk yıllarını, antrenörlüğünü, futbolcu menajerliğine nasıl başladığını ve menajerliğin inceliklerine kadar her şeyi anlatan Aybastı, Orduspor’a zamanında futbolcu transferi yerine bir sistem ve model oluşturulması gerektiğini söylediklerini ancak dinleyenin olmadığını dile getirdi.
Bayram Aybastı kimdir?
– 1965 yılında Ordu’nun Perşembe ilçesine bağlı Beyli Köyü’nde doğdum. İlk ve Ortaokulu Beyli Köyü’nde, liseyi de Ordu Fatih Lisesi’nde tamamladım. 1982 yılında Selçuk Üniversitesi’nde Kimya okudum. 1988 yılına kadar eğitim dolayısıyla Konya’da kaldım. Daha sonra Almanya’ya gittim ve 27 seneden bu yana da Almanya’da yaşıyorum. Evliyim ve bir kız, bir erkek 2 çocuğum var.
Futbola başlangıcınız nasıl oldu?
– Futbola Ordu Köy Hizmetleri YSE’de başladım. Konya’ya gittiğimde de futboldan kopmadım. Konya Şekerspor’da oynamaya devam ettim. 2.Lig’e terfi liginde oynadım. 4 sene Konya Şeker’de, 1 yılda Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü’nün takımında oynadım. Üniversite bittikten sonra kısa bir süre Mardinspor’da oynadım. Şartlar çok iyi değildi. Dizimden ciddi bir sakatlık yaşadım. Ardından Konya’ya değil, Ordu’ya döndüm. 1988 yılında şimdiki Tribün Gazetesi’nde gazeteciliğe başladım.
“GAZETECİLİK DE YAPTIM”
Gazetecilik geçmişiniz de mi var?
– Evet, lise yıllarında Bizim Ordu, 1988 yılında ise Tribün Gazetesi’nde 1 yıl çalıştım. Hem sakatlığımın geçmesini bekledin hem de spor muhabirliği yaptım. 1989 yılında eşimle tanışmıştım. 1989 yılından bu yana Almanya’da çalışıyorum. Aktif olarak da büyük bir otomotiv şirketinin Ar-Ge departmanında Kimyager ve laboratuar sorumlusuyum.
Sakatlıktan dolayı futbolu tamamen bıraktınız mı, yoksa Almanya’da devam ettiniz mi?
– Sakatlığımdan sonra Türkiye’de oynayamadım. Ameliyat olmadım. Ancak Almanya’da 1.5 yıl kaldıktan sonra yine futbol oynadım. Hem de dil öğrenmeme de yardımcı oldu. Amatör olarak 4 sene daha futbol oynadım. 1991 yılında iş hayatına atıldım. Continental de Kimyager olarak 5 yıl çalıştım. Ardından 1996 yılında Türkiye’ye geldim. Hema Otomotiv de çalıştım. Eşim Türkiye’de kalmak istemeyince Almanya’ya geri döndüm. Almanya’ya geri dönünce işsiz kaldım. Ekonomik krizde vardı. Derken futbolla tekrar yolumuz kesişti.
Yani futboldan hiç kopamıyorsunuz. Bir yerlerde karşınıza çıkıyor.
– MTV Gifhorn’un altyapısında hocalık yap dediler. Oğlumda orada futbola başlamıştı. O zaman da Alman takımında çalışan Türk yoktu. Türk takımında çalışanlar vardı. Bir ilk oldu. 1997-2005 yılları arasında MTV Gifhorn’da aralıksız 8 sen çalıştırdım. C Genç Takım Bölgesel Lig’de antrenörlük yaptım. Sporla hiç kopmuyorsun. 2007-2008 yılında Konyaspor, Süper Lig’de mücadele ederken, ben Konyaspor Avrupa Temsilciliği görevi yaptım. 8 ay bu görevi sürdürdüm. Avrupa’da izleme komitesi kurma, genç ve üst düzey oyuncuların transferleri konusunda çalışmalar yaptık.
“ÜNLÜ FUTBOLCULARIN MENAJERLİĞİNİ YAPTIM”
Peki futbolcu menajerliği ne zaman başladı?
– Futbolcu menajerliği hiç aklımda yokken, orada tekrar sporun içine girdik. Futbolun bu sefer başka bir yakasına girdik. 2009 yılında menajerliğe başladım. Önce Türkiye’de Kanat Ayaz ile çalıştım. Türk oyuncuların dışarı önermek ve Avrupa’daki diğer menajerlik şirketlerle ortaklık anlamında kontaklık kurdum. Ardından Marko Marin, Marko Pantelic gibi futbolcuların menajeri Fali Ramadani ile çalıştım. Sırp ve Yugoslav kökenli futbolcuların menajerliğini yapan birisiydi. 2011 yılında bir Yugoslavya birlikte bir şirketin isim hakkını satın aldım. Trabzonspor için çalışmalar yaptık. John Heitinga, Mark Hanke, Gabriel Heinze gibi oyuncuların isim hakkını alarak onlara yönlendirdik. Trabzonspor yöneticileri ile Berlin’de görüştük ama olmadı.
Kendi şirketiniz olan Analysıs Sportagents’i ne zaman kurma kararı aldınız?
– Kendi şirketimiz Analysıs Sportagents’i 2014 yılında oğlumla beraber kurduk. Artık kendimiz bu işi yapalım dedik. Rastgele iş yapmıyoruz. İyi bir ekip kurmamız gerekiyordu. Türkiye’den Giray Bulak, Dr. Rüştü Şahin, Doç. Dr Ahmet Tiryaki, Yusuf Erdem Doğan, Avukat Bünyamin Türkmenözü ve Almanya’dan da biz ekibi bu şekilde kurduk. Yapılanmamızı Almanya’da devam ettirdik. Wolfsbug’da da büyük bir hukuk bürosuyla çalışıyoruz. Çünkü biz futbolcuyla sözleşme yaparken, yetkilerini alırken he şeye dikkat etmemiz lazım. Yasal olmayan hiç bir işlemin yanında olmadık ve olmayacağız. Biz sadece futbolcu almıyoruz. Kariyer planlaması da yapıyoruz. Profesyonel futbolcuların Türkiye’deki en büyük eksiği sigorta olayı. Futbolcuların sigortası yok. Futbolcular sakatlandığı zaman çok zor şartlarda yaşamaya çalışıyor. Biz Ergo Sigorta ile anlaşma yaptık.
Almanya ve Türkiye dışında çalıştığınız ülkeler var mı?
– Tabi ki var. Çek Cumhuriyeti, Slovakya futbolda ekol olmuş ülkeler. Çok küçük ülkeler olmalarına rağmen bizlerden daha iyi yerlere gelmiş ülkeler. Çek Cumhuriyeti Prag’da bir menajerlik şirketi ile ortaklık anlaşması yaptık. O bölgedeki genç yetenekleri Avrupa’ya yönlendirmek istedik. Sadece Türkiye’ye çalışmıyoruz. Pazar payımızın yüzde 10’unu Türkiye olarak düşünüyoruz. Bir anda teknik direktörlük konusuna odaklandık. Bizimle Almanya’da çalışan Çeklerin önemli hocalarından Františák Straka tüm FİFA yetkilerini bize verdi. İki tane üst düzey kondisyoner antrenörü, kaleci hocası var. Ne yazık ki, Türkiye’deki hocalar menajerle çalışmak istemiyorlar. Ancak bu çok doğru bir şey değil. Bu sistemin bir sorunu. Ben antrenör verdiğim takıma oyuncu vereceksem en iyisini veririm. Kimse bindiği dalı kesmek istemez. Türkiye’de resmi olarak bizimle çalışan hoca sayısı az.
“ORDUSPOR’A FUTBOLCU ÖNERDİM, DÖNEN OLMADI”
Orduspor ile kontaklarınız oldu mu?
– Ben her şeyden önce Orduluyum. Orduspor’un, lige çıktığı 1974-75 sezonunu biliyorum. Bütün maçlarını izlemiştim. Belki Orduspor’a para vermemem ama Orduspor’un cebinden büyük paraların çıkması engelleyebilirim diye bir iddiam vardı. Geçmiş dönemlerde başkanlarla görüştüm. Altyapıyla ilgi çalışmalar yapabileceğimizi ve çok ucuza kaliteli yabancı oyuncular alabileceğimizi söylemiştim. Şükrü Bodur, Nedim Türkmen ile görüştüm ama olumlu olmadı. Benim amacım oyuncu vermek yerine Orduspor’a bir model oluşturmaktı. Avrupa futbolu sistem üzerine kurulduğu için ayakta duruyor. Orduspor’dan bana dönüş olmadı. Önerdiğim oyuncular olmuştu. Ludovic Silvestre ve Tijani Beliad’i önermiştim. Çok uygun paralara oynamaya hazırlardı. Olmamıştı.
Metin Altınay’ı da Orduspor’a sizin önerdiğinizi biliyoruz.
– Evet, Metin hocayı da ben önerdim. Orduspor, sezon boyunca birçok hoca ile çalıştı ve sıkıntılar çalıştı. Transfer yasağı gelmesi ve oyuncuların ayrılmasından dolayı yerli hocalar yararlı olamadı. Dışarıdan bir hoca gelirse, oyuncuların üzerinde etki yapacağını düşündüm. Devre arasında önermiştim, olmadı. Sonra başkanla görüştük ve Metin hoca Ordu’ya geldi.
Türkiye’de menajerliğini yaptığınız oyuncu var mı?
– Türkiye’de bir dönem Orduspor’da oynayan, şimdi de Süper Lig ekibi Alanyaspor’un kalecisi olan Alişan Şeker’in menajeriyim. Bazı futbolcularla da anlaşmak üzereyiz.
Orduspor’un borcunun çok olması ve bu aşamalara gelmesinde yanlış menajerlerle çalışmasının etkisi var mı?
– Orduspor’un bu duruma gelmesinde yanlışlıklar zinciri oluşmuş demektir. Sadece bir değil, birden çok hata yapılmış. Spor yöneticiliği ile şirket yöneticiliği çok farklı. Yönetimsel olarak çok büyük hatalar yapıldı ki, bu duruma gelindi. Yanlış bir şey olduğunda herkes menajeri suçluyor. Hangi menajer, hangi spor kulübün başkanını tehdit etmişte, bu oyuncuyu al demiştir? Böyle bir örmek yok. Nedim Türkmen ve Şükrü Bodur’a Orduspor Kulübü olarak satın alma departmanı kurmaları gerektiğini söyledim. Bunların hiçbirini yapmadılar. Futbolcu transferi Türkiye’de başlı başına yanlış. Avrupa’da futbolcu transferi Şubat ayında biter. Türkiye’de ise son günde yapılıyor. Orduspor’da satın alma politikalarında yanlış işler yapıldı. Orduspor formasını giymeye layık olmayan oyuncular geldi. Ordu amatöründe oynayabilecek bazı futbolcular Orduspor’a gelmiş olabilir. Almanya’dan bir oyuncu gelmişti. O futbolcunun kalitesinde Kirazlimanıspor’da bile oyuncu vardır. Bu Ordu amatöründeki oyuncuya hakarettir.
Orduspor’un nasıl bir yol haritası izlemesi lazım?
– Sisteminizin olması ve kendi modelinizi yaratmalısınız. Ancak bu şekilde Orduspor bir yere gelebilir. Kulüple ve şehirle özdeşleşmiş insanları kulübün içine çekmek lazım. Satın alma, bütçe ve plan konularında dikkatli olmak lazım. Günü kurtarmak değil, sistematik çalışmayla yola devam etmek lazım. Uzun vadede yaptığınızın işin meyvelerini 3-4 sene içinde toplayabilirsiniz. Türkiye’de bunu yapan Altınordu Kulübü var. İnşallah Orduspor, hak ettiği yere gelir. Taraftarların ilk maçtan itibaren Orduspor’a destek versin. Sonra bir şey söyleyeceklerse, onlara bir şey söyleme hakkı doğsun. Maça gelmeden eleştiri olursa, haksızlık olur.
Ordu Hayat / Tevfik Kul (Özel Haber)

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort gaziantep escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort konya escort Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri eskişehir web tasarım escort ataşehir antalya escort