ordu-logo
Son Dakika
20 Ocak 2017 Cuma
10 Ağustos 2015 Pazartesi, 12:18
YAVUZ KALYONCU
YAVUZ KALYONCU yavuzkalyoncu@hotmail.com Tüm Yazılar

Kayıp Hazineler ve DEFİNECİLER – 1

 

Günümüzde en çok konuşulan definecileri yazmak istedim küçük bir araştırma yaptım. Aralarına yaklaşmak isteyenlere şüphe ile bakan, ser verip sır vermeyen, hayal ettikleri gömülerin tek sahibi olduğunu sanan kendilerinden emin, bildiği, fakat bulamadıkları definelerin varlığından hiç şüphe duymayan, asla pes etmeyen insanlar.

Hayal ile başlayan bir meslek definecilik. Çevremizde hep duyarız; “filancı gömü buldu zengin oldu. Değişti, yıllardır tanırım daha dün hiçbir şeyi yoktu. Kesin bir şeyler buldu” gibi konuşmalar akılları karıştırıp bazılarının bu işlere başlamasına vesile olur. Birileri yüzyıllar önce, çeşitli işaretler yaparak, bulunmasını zorlaştırarak toprağın altına kıymetli eşyalarını gömüyor, siz yıllar sonra bunu bir şekilde öğreniyorsunuz ve işaretleri bulmaya çıkıyorsunuz. Altın bulma hayaliyle, kazma kürek, elde ilkel bakırdan yapma define arama çubukları, o dağ senin bu tepe benim arıyorsunuz. Bulduğunuz an bütün istekleriniz gerçekleşecektir. Zengin ve güçlü olacaksınız, apartman daireleriniz olacak, yatınız, lüks arabanız, hizmetinizde insanlar olacak. Herkes size saygı gösterecek. Dünyayı gezeceksiniz özel uçakla, köyde yerler alıp köyün ağası olacaksınız. Tabi bulursanız defineyi.

Hayal uğruna…

-İşte bu hayal; Karun kadar zengin olmak ve bunun hayalini kurmak.

-Defineciliği meslek haline getiren insanlar bu hayalin peşinde başlarlar kazmaya. Dağ, taş engel olamaz onlara. Kazma kürek, balyoz murç. Her işaretli kayanın, her şekilli taşın benzetmesini yaparak, kurdukları hayalin peşinde ter dökerler. Hayallere devam ederler. Doğal şekildeki taşları bile benzetme yetenekleriyle bazen kuşa, bazen insana, bazen domuza veya ayıya benzetip yorumlamaya başlarlar onlarla ilgili senaryoları araştırıp ona odaklanırlar.

-Haberlerde duyuyoruz, filan yerde kaçak kazı yapan defineciler yakalandı. İfadeleri alındıktan sonra serbest bırakıldılar. Kanunlarımız bildiğimiz kadarıyla tarihi turistlik yerler zarar verdikleri sürece 3 ayla 2 yıl arası hapis cezası veriyorlar. Ama kazanma hırsı, altın bulma hayali vazgeçirtmiyor. Definecileri kazmaktan.

-Avcılar Derneği Başkanlığı yaptığım dönemde, Eski Müze Müdürü; “Avcılarla, defineciler birbirlerine çok benzerler” demişti. “Hayalci ve Palavracı olurlar” diye. Biz avcılar da ava giderken bol av hayali kurarız. Avdan gelince de 3 domuz vurulmuşsa şehre gelene kadar 3’ü 5 yaparız ama bir fark vardır. Hiç yoktan vurulan 3 domuz vardır. Definecilerin kazıları ise % 99 boş çıkar.

Ordu’daki ilk hazine

Bazı tesadüfü olaylar, dünyadan örnekler, Birde ilimizde gerçekten toprak altından çıkan ve buna bir mahalle halkının şahit olduğu hazine bulunması ve bunun herkesçe duyulması. Endüstri Meslek Lisesi yanında şu anki 344 nolu sokağın başındaki evin altında,1970 yılında ev inşaatı kazılırken tesadüfen bulunan, şu an Sinop müzesinde olduğu bilinen, Reşat altın büyüklüğünde üzeri kabartma elinde fincanlı bir kız figürü, diğer tarafında, Büyük İskender kabartması olan 110 adet altın para insanların ilgisini daha da arttırır. Hazinenin bulunduğu ev sahibesine devlet o günün parası 72 bin Türk lirası vermiş. Olaya şahit olan bir abimizin ifadesine göre evin altında 25 mt uzunluğunda gemi bağlama zinciri de çıkmış. Ayni şekilde Bolaman’da, gemi batığı ve bununla ilgili hazine de yıllardır izinli kazılarla aranıyor. İnsanlarımızın ilgisi ve merakı sonucu bilgiler kulaktan kulağa abartılarak naklediliyor ve bu merak önüne geçilemez bir hastalık haline geliyor.

Emekli ikramiyesini define aramak için satılan detektöre veren insanlar duyuyoruz. Dünya, umut dünyası. Define Aletini resmi olarak fatura karşılığı alan insanlar. Yasal yollarla define aramanın kurallarını bilmeden başlarına iş alıp, milyarlarca lira karşılığı aldığı define aletini yakalatmakla kalmıyor, birde kanun önünde suçlu duruma düşüyorlar. Haber programlarına çıkıp televizyonlarca teşhir ediliyorlar.

Define yönetmeliğine göre faturalı olarak alınan dedektör ile define yerini tespit amaçlı yapılan çalışmalardan yakalananlar, kazı için yanlarında kazma kürek gibi aletleri yoksa ve her hangi bir kazma eylemi gerçekleştirmemişlerse ve araştırma yaptıkları yer, koruma altında değilse örnek olaylarda alınan kararlarla bilindiği gibi, herhangi bir ceza almamaktadırlar.

Doğru olan önce gömünün varsa yerini tespit edip, sonra devletten kazı yapmak için izin almaktır. 2863 sayılı Kültür Varlıklarını Koruma Kanununun 50. Maddesi gereğince önce müze müdürlüğüne müracaat edip gerekli prosedürleri yaptıktan sonra izin alma işlemini gerçekleştirip sonra, aramaya başlamak gerekmektedir. İzinli kazı sonucunda kayda değer kıymetli eşyalar bulunduğu taktirde bulunanlar uzman eksperler tarafından değer biçilerek fiyatlandırılır ve arama yapılan yerin durumuna göre hisselendirilerek ödeme yapılır. Arazi hazine arazisi ise % 50 aracıya. Özel şahıs arazisi ise % 10 arazi sahibine, % 40 aracıya ödeme yapılır. Her iki durumda da devlet payı % 50’dir.

Yayla ve av gezilerim sırasında arazide çok anlamsız yerlerde, tahrip edilmiş Yok yere zarar verilmiş köprü ayakları, kırılmış mezar taşları, çeşme şapşakları, eşilmiş, dinamitle parçalanmış kayalar, değirmen taşları gördüm. Bunları yaptığını tahmin ettiğim insanlar, çevreyi iyi tanıdığım ve çok gezdiğim için, daha sonraları bilgilenmek için yanıma geldiler halende gelmeye devam ediyorlar. Bana değişik yerler sorup cevap almaya çalışıyorlar Her seferinde şaşkınlıkla dinliyor hayretler içinde kalıyorum. Kimi İstanbul da bir Rum’dan, kimi bir Ermeni’den bilgiler aldığını söylüyor, kimisi de uydurma kağıda karalanmış haritalarla kendilerine bir dünya kurmuşlar ve bunlarla mutlu olmuşlar.

İşin dolandırıcıları

İlimize dışarıdan bağlantılı olarak gelen define avcılarının basit taktiklerle, Ordulu kendini kurnaz sanan definecileri kandırdıklarını internet ortamında yazıyı hazırlarken tesadüfen öğrendim. Bu insanlar bir yöreye gelip oranın definecilerini bir şekilde öğrenip. Definecilikte aranılan temel işaretlerin yerlerini bu insanlardan; “Elimde çok sağlam yabancı kaynaklı bilgiler var. Kimsede olmayan makinede var. Bu işaretleri bana buldur, oraya gidelim ben fotoğrafını çekip yurt dışına bildireyim doğru ise parayı dolar olarak hesabına yatırtayım” deyip aradıkları işaretli yerleri tespit ettiriyorlarmış olay yerinin tespiti sonrası da fotoğrafları çekip tam yerini öğrendikten sonra yalandan anlaşmalı bir iki yere telefon açıp; “Ya yer doğru ama burada işi bitirmişler veya aranılan yer burası değil bu işaretin yanında bir de haç veya yılan olmalı burada yok” deyip, öğrendiği bu yere daha sonra kendi ekibiyle gelip araştırmalarını yaparlarmış. Bununla ilgili geçen yıllarda Ünye Esenyurt’a gelen Çorum nüfusuna kayıtlı beş kişi, bu yolla tespit edip kazı yaptıkları yerde gece patlatma yapınca yakalandılar, patlatmada iki kişi ağır yaralanmasa gene yakalanmayacaklardı.

Defineci önceden saklanmış hazineyi bulmaya çalışan insandır. Toprak altında duracağına bulunsun ortaya çıkartılsın. Buna kimsenin itirazı yok. Yalnız yıllardır art niyetli kişiler, özellikle misyoner faaliyet yapan Hıristiyan papazlar ülkemize gelip birilerinin kanına giriyorlar. Güya buralarda eskiden oturan zengin Ermeni ve Rumlar giderlerken kıymetli eşyalarını Müslümanlarca kutsal sayılan Mezarlık, Cami, Çeşme, Köprü gibi yerlere gömmüşler. Bu yalana inanan bizim hayalci definecilerimiz aramaya başlıyor. Kazılmadık mezarlık, kırılmadık çeşme, tahrip olmamış köprü kalmadı. Allah’tan Camilere zarar vermiyorlar. Her halde camiden değil de, cemaatin tepkisinden korkuyorlar.

Ağır tahribatlar

-Yıllar önce bende fotoğrafı bulunan, Tarihi Hatipli Mezarlığında yüksekliği 2 metre boyundan üzerinde Osmanlıca yazılar bulunan dev mezarlar kazılmış. Beşik şeklindeki çocuk mezarları taşları ile birlikte çalınmış.

-Karapınar köyünde yolun kenarında içleri boşaltılmış istiridye kabuklarından yapılmış kaya mezarları tahrip edilmiş.

– Efirli’deki tarihi mezarların bile içlerine girmişler yandan kazarak.

-Kabadüz’e bağlı Esenyurt’ta peri bacalarına benzeyen kayalıklar hep definecilerce kazılmak istenmiş, köylünün uyanıklığı ve dikkati sayesinde korunmakta.

-Turnalık mevkiinde Tosunalağı Obasındaki Felo Süleyman Ağa’nın çocuklarına ait, Kafa taşlarının 200 kiloluk olduğu ve kurşun dökümle birbirine bağlı olduğu söylenen, mezarı 20 yıl önce tahrip edilmiş viran vaziyette duruyor.150- 200 kiloluk mezar taşları çalınmış.

-Akkuş ilçesi Alan köyünde bir mağarada 60 ton altın bulmak için bir araya gelen bir gurup insan Kevgir kalesindeki üç odalı mağarada izinli kazı çalışmaları yapıyorlar.

-Ordu Ulugöl’ü hepimiz biliyoruz. Ya Aydoğan tepedeki doğal gölü? Dibinde altın beşik var masalı uyduruldu. Kocaman göl içinde su ürünlerinin 1990’lı yıllarda bıraktığı 10.000 sazanla birlikte ırmak, bir gecede boşaltıldı. Şimdi göl yok.

-Yakın zamanda Gümüşköy’de Kocakaya mağarasına define arama amaçlı giren beş kişiden birinin suya düşmesi ile kamuoyunda ulusal kanallara düşen olayı sağır sultan duydu.

-Yine botanik bahçesi inşaatında kazı sırasında bulunduğu söylenen iki küp, yetkililer her ne kadar asılsızdır demeçleri verseler de, bizim hayalci define meraklılarımız bu haberi çoktan hikayelerle süsleyip birbirlerine anlatmaya başladılar.

Tahrip edilen çoğu yerleri, zamanında tespiti ve koruma kararı alınmadığı için bilmiyor, ancak tesadüfen köylere gittiğimizde duyuyoruz.

Avcılık amaçlı çok gezdiğim için, şimdiye kadar gördüğüm yerleri hep ilgililerle paylaştım. Oluklu’daki Süleyman Seyyar Ağanın yaptırdığı Şadırvan restore edildi kurtuldu. Halen tescili yapılmayan ve benim de görmediğim yerlerin çok olduğunu düşünürsek, nelerin ve nerelerin tahrip edildiğini bilemeyiz. Ordu tarihi ve kültürel mirasları çok olan bir şehir.

En çok ilgi Karadeniz’de

Yapılan araştırmalara göre ülkemizde en çok define kazısı Giresun, Ordu, Bursa ve Sivas’ta yapılmış. İzinli define kazısı başvurularında  yine Karadeniz bölgesi birinciliği alıyor.

Define yönetmeliği kapsamında müze denetimindeki 2010 yılında 158- 2011 yılında 125- 2012 yılında 106- 2013’te 131 ve 2014’ün ilk 5 aylık verilerine göre 23 izinli define kazısı gerçekleştirilmiş ve hiç birinde kayda değer kıymette bir eşyaya rastlanmamış. Ancak izinli kazı yapanların bir oyununa şahit oldum kazıya asıl tespit ettikleri yerin hemen yanından başlıyorlar, tahmin ettikleri veya tespit ettikleri yere yaklaşınca bir bahane ile kazıya bir süre ara verelim deyip devletin gözlem ekibini ve kazı ekibini izne ayırıyorlar, sonrası malum kendi ortakları ile gece gelip kazmaya devam ediyorlar.

Her türlü başarısız girişime rağmen, hayalciliği elden bırakmayan defineciliği hobi haline getirmiş insanlar. Son yaptıkları başarısız kazılarında; “Ertesi gün geldik ki birde ne görelim, küpün yeri belli idi, Küp kırıkları da yanında duruyordu, bizi takip edip biz gittikten sonra malı aldılar” yalanına inanarak yeni yerler aramaya başlarlar.

(Devamı yarın)

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort gaziantep escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort konya escort Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri eskişehir web tasarım escort ataşehir antalya escort