ordu-logo
Son Dakika
11 Aralık 2016 Pazar
Layout 1Layout 1
15 Kasım 2016 Salı, 11:37
GÜRSEL YILDIRIM
GÜRSEL YILDIRIM yildirim.gursel@gmail.com Tüm Yazılar

(2) CUMBULİSTAN

“Yaşamak için umudun olmalı”
Cumbulistan’ın feylozofu kamlumbağanın ahşap evinin kapısındaki bu sözden pek anlamasa da Ormanlar Kralı Arslan zaman zaman buraya gelip sözü okur, yanındakilere okutturur, açıklama beklemeden sarayına geri dönermiş. Bir görüşe göre sarayında canı sıkılan Kral, etrafındaki yağlaşlarından iyice bıkmış ve kendine yeni teselliler aramaya başlamış. Her hafta topladığı tebaasına attığı nutuk bile çare olamıyormuş.
Ne yapsın?
Canlılık gelsin diye arada bir kükreyince, yağlaşlarının dediklerine göre, örneğin, en güzel öten horozların sesi bile kısılmış. Daha da korkan tavşanlar yuvalarından çıkmayınca tilkiler dertlenmeye başlamış. Maymunlar daldan dala zıplamaktan, çakallar leş aramaktan, kuşlar mandanın sırtını gagalamaktan, kurbağalar viyaklamaktan vazgeçmişler. Kral’ın rakibi fil efendinin bağırtısı olmasa, neredeyse Cumbulistan ülkesinin derin sessizliği, BM’nin araştırma konusu olacakmış.
Komşuları bile bu sessizlikten, Cumbulistan halkının bu ürkekliğinden korkar olmuşlar. Korku dağları sarınca eşkıyanın nerede ve nasıl hüküm süreceğini iyi bildiklerinden, bu durumun kendi ülkelerine de sıçramasından endişelenmişler.
Kral Arslan’a elçiler gitmiş. Muhteşem sarayında ağırlanan elçiler, ona akıl vermeye kalkınca bir güzel azarlanıp geri döndürülmüşler. Elçilerin en kıdemlisi Kral’ın bu tutumuna alışık olduğundan yine de konuşmuş. “Eşekler neyse de hiç olmazsa koyunlara meleme hakkı tanınsa ülke biraz rahatlar“ diye söylenmiş. Örneğin, leyleklere biraz daha laklaklama hakkı tanınsın istemiş.
Cumbulistan’ın batı ucundaki ülkelerden gelen öneriler ise Kral’ın huzurunu hepten kaçırmış. Hakmış, hukukmuş derken tahtı hakkında söylentilerden çekinen Kral, onlara da ağzının payını vermiş.
Gittikçe canı sıkılan, sıkılan canına çare bulamayan Kral en sonunda düzen değişikliğinde karar kılmış. Emirler yağdırmış, yeni düzen seçeneklerinin Cumbulistan halkına anlatılmasını istemiş. “Orman Tipi“ modeli pek beğendiğinden kendini meydanlara salıvermiş. Onun her yaptığına karşı çıkan Panter Derneği’ ni ve kavak yapraklarına yazılar yazan basın erbabını çember içine alıp konuşmalar yapmaya başlamış.
Günlerdir anırmayan eşekler buna çok sevinmişler. Anırmaları yüzünden başka sesler duyulmaz olmuş. Koyunlar sürü sürü ardı sıra yürümeye, çakallar alkış tutmaya, mandalar geğirmeye başlayınca, ağaçkakanlar hariç kuşlar kanat çırpmaya soyunmuşlar. Bıldırcınlar, keklikler ve hatta yılanlar, çayanlar sarmaş sarmaş omuşlar.
Ne var ki, Cumbulistan’ın üzerine kara bir bulut çökmüş. Gece ile gündüz ayrılmaz olmuş. Yağmurun ne zaman yağacağı, fırtınanın ne zaman geleceği zamanını şaşırmış. Çağlayan dereler sessiz akmaya durmuş. Arada bir ay dede kendini gösterse de faydası olamamış.
Velhasıl, akıllara ziyan bir durum.
Cumbulistan’ın orman halkı, aralarından bir heyet seçip feylozof kaplumbağanın yolunu tutmuşlar. Akıl sormaya gitmişler. Kaplumbağa onları karşılamış ama ağzından dökülen bir ses yok, şaşırmışlar. Feylozof arkasını dönmüş, kabuğuna çekilirken başıyla evinin üstündeki yazıyı işaret etmiş.
Bakmışlar ki, daha önceki yazının altında ikinci bir levha var. Daha koyu, daha iri yazılmış.
“Ormanlar aklı hür, vicdanı hür varlıklar ister!“

Önemli not: Beni (gurselyildirim.com) eş domain (ordubülten.com) sitesinden takip edebilirsiniz.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım paykasa
gaziantep escort porno izle bursa escort bursa escort izmir escort Bursa Escort Samsun Escort mersinliescortt istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort Fethiye Escort porno izle