ordu-logo
Son Dakika
23 Ocak 2017 Pazartesi
11 Mayıs 2015 Pazartesi, 10:57
COŞKUN ÖZBUCAK
COŞKUN ÖZBUCAK cozbucak52@hotmail.com Tüm Yazılar

Beton üzerine beton!

Yeşil ile mavinin kaynaştığı illerden biri olan Ordu’nun içi başka, dışı başka! Dışarıdan gelenler yeşil ve maviye hayran ama Ordu’da yaşayanlar betonlaşmanın da farkında.

Gün geçtikçe şehir büyüyecek mutlaka. Göç, adımız oldu. Bu nedenle şehirdeki hareketliliği önlemenin olanağı yok. Beton istemimiz dışında fazlalaşacak. Ancak planlı bir şehirleşme betonu gizler! Şehir kenarlarda büyüyor, oralardaki yeşil alan sorununu çözmek belki daha kolay. Planlar yapılır, yeşil alanlar bırakılır…

Ya şehir merkezi dediğimiz yerler ne olacak? Betonlaşmaya ‘dur’ denmeyecek mi? Küçük bir alan hemen betonlaştırılmak isteniyor. Nedir bu beton sevdası!

Bilal Köyden Gazeteciler Müzesi, Mehmetçik Parkı, Çay bahçesi, Evlendirme Dairesi’nin bulunduğu binayı da kapsayan alan için imar kararı çıkmış! Bu konuda mahalleli kararın iptali için dava hazırlığı yapıyormuş.

Dava açılmalı ama yeterli değil. Biliyoruz ki, davalar uzun zamanı alıyor. Bu süre içinde betonlaştırmacılar, alana zarar vermiş olabiliyor. Bu nedenle mahkeme süreci devam ederken kamuoyu baskısı da devam etmeli. Yani halk yaşam alanına sahip çıkmalıdır.

Karayolu boyunca bakıldığında bir boş alan burası kalmış! Göze batmış hemen. Bu kadar beton içinde oluşan bu çirkinlik derhal yok edilmeli! Oraya büyük büyük binalar dikerek güzelleştirme (!) yapılmalı!

Sahil betondan kurtulması gerekirken aksine yeni betonlar dökülmek isteniyor. Aslında Anemon Otel’den başlayarak en azından Yalı Cami’ye kadar kıyı binalar yıkılmalı… Çevre yolu da yapılıyor, Ordu için keyfine doyum olmayan sahil ortaya çıkar. Eğer ‘güç varsa’ bu yapılsın. Fakat kolay yol seçiliyor: Beton arasında kalan küçük bir yeşil alanın betonlaştırılması…

Şimdi ülkede kıyamet koyuyor, her taraf talan ediliyor. Dağ, taş, dere yok ediliyor, sen bir avuç yeri mi önemsiyorsun, diyenler olabilir. Ama önemli olan kimin gücü neye yetiyorsa orada yaşam alanlarını korumaya yönelik adım atmasıdır. Duyarlılığın küçüğü, büyüğü olmaz. Öncelik duyarlılığın kendisindedir. ‘Küçük’ denileni koruyamazsak, ‘büyükleri’ hiç koruyamayız…

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort Samsun Escort Bursa Escort mersinliescortt izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort konya escort oyuncak hikayesi 4 izle Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri eskişehir web tasarım escort ataşehir