ordu-logo
Son Dakika
18 Ocak 2017 Çarşamba
20 Ağustos 2016 Cumartesi, 11:24
SEVİNÇ E. KAMBER
SEVİNÇ E. KAMBER kambersevinc@hotmail.com Tüm Yazılar

Yık yap, yık yap neye göre? Nereye kadar?

 

Okuya okuya âlim olmayı düşünmüyorum. Her öğrenimin farklı bir bakış açısı açtığını, kişiler ve kültürler arası öğrenilmişlikleri kavramama sebep oluyor. İnsanları anlıya biliyorum. İnsanları anlaman sana ne kazandırır diyeceksiniz belki? İletişiminiz kolaylaşır ve kendi ifadeniz netleşir. Bu tek yönlü olmaz tabi.

Bundan sanırım bir on sene evveldi. Milli eğitim tarafından duyuru yapıldı ve velilerin okula toplanması eğitimin gelişimi yenilenmesi üzerine konuşma yapacakları belirtildi. Bizde katıldık veli olarak. 4+4+4sisteminin ne kadar geliştirici olduğunu. Okullara bilgisayar sisteminin teknolojik kültür olarak önemi, bu zamana kadar eğitimde yol kat edemediğimizi, şair yazar sanatın önemi ve yeni dönemde yetişmediği, herkesin matematik zekâya değil bulunduğu yatkınlıkta gelişip ilerlemesi gerektiği. Sınavların çocukları yarış atı yaptığını bu sistemde ilerlenirse geleceğe yetiştirilecek çocuklarımızın gelişemeyeceği bu standartta gideceği vs vs…

Bizden bir kâğıda yeni gelecek sistemle ilgili görüşlerimizi yazmamız istendi Milli eğitim sizin görüşlerinizi değerlendirecek dendi. Bu okul, veli, öğrenci ve öğretmen iletişimi adına yapılmış bir uygulamadır dendi. Ben kişileri can kulağıyla dinlerken beynimde sorgularım bir yandan da. Üçlü sacayağı iletişimi denir buna ve her daim herkes rolünü bildikten sonra bu iletişim bana mantıklı gelmiştir.

Şair yazar yetişmiyor mu? Bu bende saçma bir telkinmiş gibi geldi. Neye göre yetişmiyordu? Ya da yetişenler neye göre az? Yetişiyor ama insanlar bunu ticari çıkar olarak yaptıkları için ne fazla rağbet görüyorsa kalemlerini ve duygularını popüler sosyaliteye göre oynatıyorlardı. Kültürel ve sosyal analizin önemli olduğu ve bu aktarımda doğal olarak yazarın kendince öğrenilmişliğindeki aktarımı görmek gerekliliği kabullenmek değil, farklı açılarında olduğunu görmekti sadece. Her kişinin kendince sunumudur bu. İla dikta ya da doğru değildir. İfade özgürlüğüdür. Bu boyuta ki söylemlerin sistemin değil sadece iletişiminin yansımada bir eksikliği gibi algıladım. Teknolojik gelişime gelince alt yapın sağlam değilse teknoloji bence her dönem için her niyete uygun kullanıma açıktır.

4+4+4 eğitim sistemi o zamanda saçma gelmişti bana net bir açılım gelmedi. Eğitimle bu kadar oynanmasının gelecek olarak öğrenim getirmeyeceğinin ve her geleceğin de bir diğerini diskalifiyeye açık bir sisteme götürmekten başka bir iş olmadığı açıktı. Ben öğrenciyken de, veliyken de sınav denilen şeyin yarışma satanından, kişiler arası tatminden, çıkar ve gelecek kaygısının sunduğu yanlış seçimlerden bir adım öteye gitmediği hiç değişmediğini gördüm. Hep dünküne tükürüldü! İzlenen yolarda alt edilenin üzerine çıkıp oradan bir çözüm aranması oldu.

Eğitim öğrettim nefes aldığınız süre devam eder. Buna açık olmak ve üzerine geliştirip geliştirmektir. Bunu sınava tabi tutamasın ya da kalıba. Yaşamla dengeli insanın öz bilincine uygun götürmelidir. İnsan çok değerli bir varlıktır! İşlemesini bilirsen şaheserler yaratırsın. Öğrettiklerinin ne kadarını uygulaya bilecek seviyeye sahip ona bakarsın. Burada öğrencinin emeğini ve öğrenme şeklini göz ardı edersen kaybedersin. O zaman şöyle yazmıştım. Çamurlu patika bir yolda tepeye çıkmasını öneriyorsunuz. Buda yetmiyor taşıyamayacağı yükü sırt çantasına yüklüyorsunuz. Bu yolda ne yaşıyor ne hissediyor hiç sormayıp eline teknolojiyi tutturuyorsunuz. İkide bide güzergâh değiştiriyorsunuz. Bu bir çocuk!

Gazanız mübarek olsun demiştim. Ne ektiysek onu biçiyorsunuz. Hiç kusura bakmayın.

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort gaziantep escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri escort ataşehir antalya escort