ordu-logo
Son Dakika
17 Ocak 2017 Salı
25 Haziran 2016 Cumartesi, 11:51
YAVUZ KALYONCU
YAVUZ KALYONCU yavuzkalyoncu@hotmail.com Tüm Yazılar

Açıklanamayan, Gizli kalmış Gerçekler…

Bilim ve teknolojinin her türlü problemi çözdüğü, inanılmaz icatların yapıldığı günümüzde, halen çözülmeyi bekleyen izah edilemeyen gerçekler var. Yüzlerce yıldır muamma olup insanı ürperten mantıklı hiçbir yaklaşım yapılamayan bilinmeyenlerle ilgili bir araştırma yaptım.
Daha önce internet üzerinde açmış olduğum bloğumda paylaşmış olduğum çok ilgi çeken bu araştırmada bazı bilinmeyen gerçekleri paylaşacağım.
Gizem Dolu Anadolu
Yeryüzünde açıklaması yapılamayan olayların çoğunun ülkemizde olduğunu biliyor muydunuz? En çok devletin kurulup yıkıldığı yer olan, medeniyetler beşiği Anadolu, gizemlerle dolu. Yer altı mağaraları, yer altı şehirleri, devamlı yenisi bulunan tarihi kalıntılar. Kral mezarları, kaya mezarları, Mucizeler yarattığı kulaktan kulağa anlatılarak inanılan evliyalar ve onların gizemli türbeleri. Arazilere kayalara yapılmış şekiller, Daha neler neler…
Piri Reis
Tarihte bir gezinti yaparsak Ünlü Deniz adamı Efsane Kaptan PİRİ REİS’in 16. Yüzyılda yapmış olduğu dünyaca ünlü haritasını o günkü teknoloji ile nasıl yaptığı bilim adamlarınca hala izah edilemedi.

1
Piri Reis’in Ünlü Haritasını 1513 yılında çizdiği bilinmektedir. O yıllarda uçak yoktur. Fotoğraf çeken uydular yoktur. Peki tüm detayları ile kıtaları denizleri koyları anlatan bu harita nasıl yapılmıştır. Osmanlı Kaptanı Piri Reisin çizdiği haritaları 1929 yılında Topkapı müzesinde incelemeler yapan müze müdürü bulmuş, Ceylan derisi üzerine yazılmış olarak bulunan haritaları, hemen, Mustafa Kemal Atatürk’e götürmüş. Atatürk haritaları uzmanlarla beraber inceleyince durumu anlamış ve haritaları çoğalt tırmış. Tüm Avrupa’da uzmanlara birer örnek göndermiş. Daha sonraki yıllarda kayıp kıta MU’nun sırrı ile nasıl ilgilendiyse haritalarla da ilgilenip dünyaya kazanımını sağlamış. Piri Reisi tüm dünya tanımış. Ama o günkü imkânlarla böyle detaylı bir haritayı nasıl yaptığı konusuna kimse aydınlık getirememiş.
Akdeniz’de başka bir yere gitmediği bilinen PİRİ REİS’in Bu Harita üzerinde kuzeyinde ve güneyinde 32’şer uçlu birer rüzgârgülü olup, Afrika üzerinde Fil ve deve kuşu resmi, Güney Amerika’da ise lama ve puma resimleri çizilmiş. Piri reis o ülkelerde bu hayvanların yaşadığını nereden biliyordu?
Bir dönem dünyada ses getiren ‘’Tanrıları Arabaları’ ’adlı kitabın yazarı Erich von Daniken’’Bir uzay gemisinin Kahire üzerinden çekmiş olduğu fotoğraf ile Piri Reis’in haritasının bire bir benzerliğine dikkat çekmiş ve ‘’Piri Reisin uzay gemisi yoktu Kalyonları vardı’’ diye kitabında yazmış.
Meryem Ana Manastırının bulunması
İzmir in Selçuk ilçesine 9 km mesafede bulunan, Efes’te Meryem Ananın evi olduğu söylenilen yerin bulunması da mucize bir şekilde olmuş. Hayatında Türkiye ye hiç gelmemiş, Türkiye’yi görmemiş, çocukluğundan itibaren yürüyemeyen kör ve sakat bir kadın olan rahibe Anna’nın gördüğü rüyayı Vatikan yetkililerine anlatmasıyla gerçekleşir. Onun tarifleri sonucunda yöre bulunur, yapılan araştırmalarda haç şeklindeki eski kilise kalıntılarına ulaşılır. (Hz. İsa çarmıha gerilince, Aziz Jean Azize Meryem’in zarar görmemesi için onu kaçırır ve Bülbül dağına getirir.) 1957 yılında Papalık tarafından resmi olarak Meryem ana evi olarak onanır.

2

Kapadokya’da, Ürgüp Göreme’deki Peri Bacaları.
Pers dilinde (Katpatuk) güzel atlar ülkesi olarak anılan, Kapadokya’da Hititler(M.ö 2000), Persler(224), Romalılar(73), Selçuklular(1092) ve Osmanlılar yaşamışlar. Peki, Peri bacalarının oluşumu ile ilgili tarihçiler arkeologlar ne diyor; Tahminlerine göre altmış milyon yıl önce hareketli yanardağ olan Erciyes, Hasan dağ ve Güllü dağın püskürttüğü lavlar; zamanla dondu kaya oluşturdu. Bu kayalar yağan yağmur, kar, dolu rüzgâr gibi tabiat olayları ile bu günkü hallerine kavuşmuşlar. Daha sonra bu kayaların yumuşak olduğunu keşfeden, insanoğlu da kayaları oyup birbirine bağlı odacıklardan oluşan evler haline getirmişler. Ürgüp’te peri bacalarının yapılışının ve burada bulunan bacaların içine konulan yiyeceklerin hiç bozulmadığının bilimsel izahı kafa karıştırıyor. Açıklaması yapılan 5000 yıllık medeniyetler 55 Milyon yılın açıklaması muamma. Bu günkü teknoloji ile bile o yumuşak denilen kayaların böylesine mükemmel bir mimari ile yapılması mümkün değilken o yeraltı mahzenleri gizli geçitler, gizli düzeneklerin yapılması gizemini halen koruyor. Oyulan kayalardan artan fazla malzemeler nereye atılmış onunda bir izahı yok. Bazı şeylerde bilimde yetersiz kalıyor.

3

Likya Krallarının mezarlarının nasıl yapıldıkları ve neden kayaların ortasına gömüldükleri bilinmiyor. Muğla ve Amasya da yalçın kayalıkların gövdesinin binlerce yıl öncesinde nasıl oyulup işlemelerle süslenerek Krallara mezarların nasıl yapıldıkları bilim adamları tarafından halen izah edilememektedir.

4

Yine Anadolu’nun değişik 13 ayrı bölgesinde mezarları bulunan yedi uyurların gizemleri neydi?

Akılla karşı çıkılan fakat dini duygularla inanılan yedi uyuyanlar mağarası; MS 250 Yılında Roma’da İmparator Decius zamanında ezilen Hristiyanlardan yedisi ve Kıtmir isminde birde köpeklerinin kaçarak sığındıkları, Yeryüzünde otuz üç yerde olduğu söylenen, yedi uyurlar mağarası için en inanılır olanlarından beşi Türkiye’dedir. Birincisi Afşin’de, ikincisi Selçuk’ta, üçüncüsü Efes’te, dördüncüsü Lice de ve diğeri ’de Tarsus’tadır. Hristiyanların kabul ettiği bu efsanede adı geçen yedi arkadaş Efesliydiler Bizanslı askerlerin elinden kurtularak, Selçuk Efes harabelerinin yakınındaki Panayır dağı eteklerindeki mağaraya saklanarak 200 yıl uyurlar.
Yedi uyurlar Kuran’da Kehf suresinin 17.Ayet’inde ‘’Güneş doğduğu zaman mağaralarının sağ tarafından geldiğini ve battığı zaman sol taraftan onların yanlarından geçtiğini görürsün. Ve onlar mağaranın kuytu bir köşesinde idiler. Bu Allah’ın mucizelerindendir’ ’denmektedir.

5

Bir başka gizem. Kapadokya’da Kaymaklı, Derinkuyu, Öz konak, Mucur, Ören tepe, Gümüş kent, Tatlarin, Dua ören ve Gökçe Toprak yeraltı şehirleri nasıl yapıldılar? Nevşehir’e sekiz kilometre mesafedeki Kaymaklı ve 30 kilometre mesafedeki, Derinkuyu yeraltı şehirlerindeki 55 mt derinlikteki 8 katlı yeraltı şehrinin, inanılmaz havalandırmaları ve dehlizlerin girişlerine konulan hareketli değirmentaşlarının sırrı, bu taşlarda öyle bir düzenek uygulanmış ki dışardan açmanız mümkün değil ancak içerden kolayca açabiliyorsunuz. Bir adamın kaybolan tavuklarını ararken tesadüfen bulduğu mağaranın, Nasıl ne zaman kimler tarafından yapıldıkları uydurma ifadelerle geçiştiriliyor. Hiç bir şekilde açıklanamadıkları için vatandaşlar tarafından, Kırk metre derinliğindeki sekiz katlı yer altı şehirlerinin havalandırmaların uzaydan gelenlerce yapıldığı anlatılıyor.

6

İlimizde onlarcası bulunan ve bir o kadarı ’da halen sırlarıyla keşfedilmeyi bekleyen kaya mezarları.

7

Karapınar’da midye kabuklarıyla karıştırıp horasan yapılan bir kaya mezarı ve Ekrem Akdeniz.

Denizin daha iç kesimlerde olduğu, Süveyş kanalının açılması ile alçalmadan önceki yıllarda Karapınar mahallesi sınırları içinde bulunan istiridye kabukları karışımı ile yapılmış defineciler tarafından açılmış bir kaya mezarı

8

Kiraz Dere’de bulunan bir kaya mezarı.

Kaya mezarı olarak anılan, Ordu’da yüze yakın bulunan, içine bir insanın zor girebildiği bu oyuklara bir insanın nasıl gömülebileceği kafa karıştırıyor. Kaldı ki hepsinin içinde, döşemesinde ikinci bir oyuk yapılmış. Hep soru işareti.

109

Hacılar Mahallesindeki Kaya Mezarı.

1211

Akpınar Mahallesinde iki ayrı Kaya Mezarı.

NEMRUT
Adıyaman’ın Kâhta ilçesinde( 2206)Nemrut Dağının tepesinde yüzleri güneşe bakar vaziyette yapılmış olan ikişer metrelik, kralların ve Olympos tanrıları olarak bilinen Zeus, Apollon, Herakles’in taştan yapılmış başları ne amaçla kimler tarafından oraya konulmuş? Ve kimler tarafından dağın tepesine ne için yerleştirildiler. Bu günkü şartlarla açılamayan, Zirvede ’ki Tümülüs’te neler saklı?

13

14

2206 Rakımlı Nemrut Dağının zirvesinde Kral Başları ve Tümülüs.

NOSTRADAMUS
Gizli ilimler üzerine insanlar tezler hazırlıyorlar, izahı mümkün olmayan ilginç olaylarla karşılaşıyorlar. 16. Yüzyılda yaşamış olan ve hala söyledikleriyle dünyayı meşgul eden geleceği tahmin eden kehanetlerde bulunan NOSTRADAMUS, gelmiş geçmiş kâhinlerin en ünlüsü. Söyledikleri, gerçekleştikçe tüm dünyada herkes tarafından kabul gördü. Daha başka kâhinler falcılar çıktı. İnsanlar falcılardan geleceğini öğrenme yarışına girdi. Nostradamus 1503 te doğmuş. Önce 1555 te yazdığı bir şiirde Kral 2. Henry’nin nasıl öleceğini şiirle anlatmıştı.
‘’Genç aslan üstün gelecek yaşlısına-Kavga alanında teke tek düelloda-Altın kafesinden gözleri delinecek-İki yaradan biri, sonra acılı bir ölüm’’ Bu dörtlükte yazdıkları da gerçek olmuş Kral bir düelloda genç bir kont tarafından altın zırhı mızrakla delinip göğsünden ve gözünden iki yara alıp yaralanmış on gün sonra ölmüştü.

15

Yine Napolyon için yazdıkları gerçek olur. Napolyon(1769-1821)
’’ Batı Avrupa’nın en alt kısmından-Fakir aileden, bir çocuk doğacak- Tatlı diliyle kalabalıkları kandıracak-Etkisi doğu saltanatından fazla olacak.’’ Dedikleri aynen gerçek olmuş.

16

Hitler(1889-1945) ve Nazizm hakkında yazdıkları da gerçekleşir. ‘Üçüncülerin ilki, Nerondan daha kötü-Yiğitçe değil çok insan kanı dökecek- İnşa edecek o fırını-Altın cağ ölü, yeni kral çok belalı’’ Üçüncüler diye kastettiği üç diktatör. Franco, Mussolini, Hitler. İlki en güçlüsü Nerondan daha acımasızı Nazi lideri Hitler. Yiğitçe yani askerce değil askerlik haricinde yüz binlerce insanın kanını dökmüştür. Toplama kamplarında insanları yakmak için fırınlar inşa ettirmiştir.16. yüzyılda yazdıkları 18. Yüzyılda çıkmaktadır. Yüzlükler adı ile yazmış olduğu şiir kitabında, Nostradamus’un kehanetleri şifrelerle doludur meraklıları şifreleri çözmek için uğraşmaktadırlar. Sırrı halen çözülememiş olup kitap onlarca meraklısı tarafından incelenmektedir.
1550 li yıllarda Türkiye ile ilgi yazmış olduğu şiirler.
1-Tanrı, gökler tüm ilahi âlem suyun içinde—Giriş İstanbul’da yedi traşlı baş ile –Karşı mesh edilmeye üç yüz Trabzonlu—İki yasa konacak korku, inançsızlıktan doğan.
2-Vahşi bir saldırı hazırlanıyor Kıbrıs’ta—Gözlerde yaşlar, harabeler görülüyor, Türk donanması, Rumlar büyük zararda,–İki karşıt çatışma, büyük bir kayalıkta.– Bunun gibi dört ayrı şiiri daha var. Birinci dörtlükte İstanbul’un yedi tepesiyle ilgili muhteşem bir olaydan bahsederken, İkinci dörtlükte Kıbrıs harekâtını açıkça anlatmış.
Nostradamus’a göre, dünya yanlışlıklar, günahlar, ihtiraslar dolu olan geçici bir yerdir. Buradaki her şey hata doludur. Tanrı insanları burada dener.
Atatürk
Mustafa Kemal Atatürk’le ilgili birkaç gizemli olay; Trablusgarp cephesine savaşmaya giden subaylar yolda mola verdiklerinde bir falcı bedeviye fal baktırırlar. Fal baktırma sırası Mustafa Kemale gelince, el falına bakan bedevi’’ Sen Padişah olacaksın on beş sene hüküm süreceksin’’ Der.
Mustafa Kemal Cumhurbaşkanı olduktan sonra karaciğerinden rahatsızlığı anlaşılınca, doktorları ‘’Paşam sağlığınıza dikkat etmeniz gerekir. Alkol ve sigaradan uzak durun deyince Atatürk’’ Bedevi Arap yıllar önce söylemişti, hesaba göre bu sene son senem’’ Demiş. O sene 1938 miş.
Hindistan kurtuluş savaşı sırasında Atatürk’ü ve Türkiye’yi yalnız bırakmayan ülkelerdendi. Kurtuluş savaşından yıllar sonra 1929 yılında Atatürk’ü bir Hintli mihrace ziyarete gelir, Pera Palasta 101 no2lu odada gerçekleşen bu ziyaret sırasında Atatürk’e bir ipek seccade hediye eder. Altın sırma ile işli seccade üzerinde ki farklı desenlerin ve gül motiflerinin arasında roma rakamlı bir saat motifinde saat 09’08 i gösteriyordu. Atatürk üç dakika farkla 10. Kasım 1938 de saat 09,05 te vefat etti.
Yol değiştirten Evliyalar
Bir tanesi de ilimizde Ordu spor kulüp binası yanında olan çevreleri olağan üstü güçler tarafından korunduğu söylenilen, mantıklı bir açıklaması yapılamayan mezar yerleri. Anadolu’nun her yerinde karşılaştığımız insanlarımızın saygı ile andığı özel günlerde ziyaretlerine gidip Fatiha okuyup dilek dilediği Evliya olduğuna, mübarek kerem sahibi insanlara ait mezarlar olduğuna inanılan yerler vardır.
Adana’da Çoban Dede, anlatılanlara göre bir kadın tepenin en yüksek yerindeki tek mezara dua okuyup bir ev dilemiş, kısa zaman sonra ev almak nasip olunca, mezarın üstünü kapattırıp türbe haline getirtmiş. Zaman sonra yetkililer çevrede yol açma çalışmaları yaparken o tepeninde yıkılmasını kararlaştırıyorlar. Çalışmalar tepeye doğru gelince gariplikler başlıyor arabalar, kepçeler arıza yapmaya başlayınca personel den kimse araçların sırtına çıkmaya cesaret edemiyor. Olaya sinirlenen bir mühendis kepçenin biri ile türbenin etrafındaki ağaçları deviriyor’ ’Yarında türbeyi yıkacağım deyip mola verip evine gidiyor. Merdivenleri çıkarken kalp krizi geçirip ölüyor. Araçların başına bir bekçi bırakıp inşaata ara veriyorlar. Ertesi sabah bekçinin kulübede ölüsünü buluyorlar. Bütün bunlardan sonra yıkımdan vaz geçiyorlar. Adana Belediyesi tarafından bölge yeşillendirilerek Park alanı ilan ediliyor.
Bu tür olaylara örneklere, Türkiye’nin birçok yerinde rastlıyoruz. Bergama’da Bazalt Dede, İstanbul’da Nur Baba, Ankara’da Gül Baba. Örnekleri çoğaltıp yüzlü rakamlara çıkartmak mümkün her evliyanın farklı hikmeti farklı özelliği olduğuna inanılmış. Bu hassas konu üzerine de kimse gitmemiş bizde öyle yapalım bir Fatiha okuyup ruhlarına gönderelim.

17

Ordu Hatipli mezarlığında baş ayak taşlarında Osmanlıca yazıları olan onlarca mezardan biri.

18

Şiirt Tillo’da Hocası İsmail Fakirullah’ın ayakucuna gömülmesini vasiyet eden İbrahim Hakkı Hazretlerinin Türbesi.
Mütefekkir, İbrahim Hakkı hazretleri, hadis ve fıkıhta, tasavvuf ve edebiyatta, psikoloji ve sosyolojide, tıp ve astronomide başarı göstermiş. Bu konularla ilgili toplam 58 eser yazmış. 1757’de yazmış olduğu MARİFETNAME en önemli eseridir.
1996 yılında ailemle birlikte gittiğim, Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri’nin türbesi, bir büyük iki küçük kubbenin örttüğü, iki oda ve bir hol ile bir kuleden ibaret. Türbeyi ilginç kılan Tillonun 4km doğusunda bir tepe üzerine, İbrahim Hakkı hazretleri tarafından yapılmış olan taş duvarda 40 x 50 cm boyundaki pencereden, her yıl, gece ve gündüzün eşit olduğu 21 Mart günü yeni yılın, yeni doğan ilk güneşinin, ilk ışıklarının yapılan taş duvarın içindeki pencereden geçerek 4km mesafedeki türbenin kulesinin penceresine vurarak, kule içine özel yapılmış ayna sistemi ile güneş ışığının kırılıp yansıtılarak Hocası İsmail Fakirullah Hazretlerine ait sandukanın baş tarafını aydınlatmasıdır.
Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri hocası İsmail Fakirullaha olan saygısını bu sistemi ve türbeyi yaptırarak ’’Yeni yılda doğan ilk güneş hocamın başucunu aydınlatmazsa ben o güneşi neyleyim’’ Diyerek göstermiştir.
Bu günkü teknolojinin bile çözemediği, yansıma şekliyle özel aynalar kullanılarak gerçekleştirilen sistem; ne yazık ’ki yenileme işlemleri sırasında bozulmuş, düzeltmek için yerli ve yabancı bilim adamlarından yardım istenmişse ’de, sistem eski haline getirilememiştir.

19

20

Kızılağaç Obası üstünde Eriçok Tepesindeki yüzlerce tarihi mezar.

21

Van Ahlatta’ki tarihi mezarlar

22

Mezarlardan çıkan Balbal’lar

23

Yandan İnsan silüeti oluşturulmuş kaya(Ünye Kalesi)

24

Ünye Kalesinde İnsan başı şeklindeki kayalar.

25

26

İlimizde bolca bulunan yeraltına doğru inen, korumayı bile başaramadığımız, düzgün kesimli mağaraları, bugünkü imkânlarla bile yapmakta zorlanırız.
Beynimizin bile halen yüzde onunu kullanabildiğimizi unutmayalım. Kafanızı fazla karıştırmamak için, bazı konuları burada yazmayacağım. Her şeyin muhakkak mantıklı bir izahı vardır. Ama bu yazımda açıklama yapması henüz mümkün olmayan şeyleri sundum.

Yorum

  1. Sertac

    8 Ocak 2017 at 16:55

    Bilgilerinizden dolayı teşekkürler

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
gaziantep escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri escort ataşehir antalya escort