ordu-logo
Son Dakika
21 Ocak 2017 Cumartesi
02 Şubat 2016 Salı, 09:11
GÜRSEL YILDIRIM
GÜRSEL YILDIRIM yildirim.gursel@gmail.com Tüm Yazılar

ADALETNAME

1609’da Padişah I.Ahmet’in ilan ettiği bir belgedir Adaletname kitabı.

Şöyle yazar;

“…..Birisi attan düşmüş olsa, siz buna katl (öldürülmüş) süsü vererek o köye gidip yerleşiyor, sözde katili ortaya çıkartmak için köylüleri zincire vurmak veya dövmek suretiyle onlara kötü muameleler yapıyorsunuz. Osr-i Diyet adı altında yüzlerce altun ve gümüş aldıktan sonra, salgun adı altında köylülerden ücretsiz at, katır, arpa, saman, odun, koyun, kuzu, tavuk, yağ, bal vs yiyecek topluyorsunuz. Has gelirlerinizi de ölçüsüz olarak voyvodolarınıza iltizama veriyorsunuz. Onlar da çok sayıda atlı ile devre çıkıyor; haslarınızdaki gelirleri defterde yazıldığı gibi kanunlara göre almakta yetinmiyor, keyiflerince almaya çalışıyorlar. Onlar suçlu arama bahanesiyle, sıradan köylerden başka bağışıklı olan padişah hassı, evkaf ve emlake giriyorlar; her köyden fazladan ayda otuz kırk altun istiyorlar. Padişah onlara hitapla; siz beyler ve voyvodolarınız, eşkıyanın hakkından gelecek yerde onlardan para alıp serbest bıraktığınız için yüz bulan eşkıya, gruplar halinde reayanın üzerine düşmüştür. İşte bu gibi zulümler benim kulağıma gelmiştir…”

Aynı Adaletname’de Kadılar hakkında da şu yolsuzluklar yazılıdır:

“…Kadılar ve naipleri, köylerde suçluları yargılamak veya diğer hukuki işler görmek bahaneriylevoyvodolar ile köyleri dolaşmakta, maiyetlerini ve hayvanlarını beslemek için reayanın koyun, tavuk, yağ, bal, arpa, saman ve otunu ücretini ödemeden almaktadır. Kadılar miras taksiminde binde 15 veya 20 resim almaya yetkilidirler. Fakat çağrılmadan veya gereksiz miras taksimine karışmakta, ölenlerin gömülmesi için kendilerinden izin alınmasını şart koşmaktadırlar. Köylerde devre çıktıkları zaman mezarlıkları geziyor, yeni mezarları sayıyor, izinsiz gömenleri cezalandırıyorlar…”

Osmanlı’da I.Ahmet devri nispeten halkın korunduğu zamanlardan sayılır. Ancak bu belge Osmanlı’da yaşananları bütün açıklığıyla anlatmaktadır. Neticede karar verici Padişah’tır. O zaman yürürlükte olan Mecelle onun isteği üzerine yürütülmektedir.

Cumhuriyet, Mecelle yerine hukuk sistemini getirmiş, Misak-ı Milli sınırları içinde yaşayan herkesi vatandaş kabul etmiş ve vatandaş hukukuyla eşitlemiştir. Arada Kadı ve onun vergi toplayıcısı voyvodalar yoktur. Haksızlığın aranacağı kapı mahkemelerdir.

Sistemi, Kurtuluş Savaşı’nı örgütleyen ve başaran Misak-ı Milli Meclisi kurmuştur. Bu meclis halkın seçtiği milletvekillerinden oluşmuştur. Bütün yasa ve bütçeler, askeri kararlar, dış bağlantı sözleşmeleri bu Meclis’in yürüttüğü sistem içinde yürürlüğe girmiştir. Belki yaşanılan bazı dönemlerde aksamalar olmuşsa da sistem ana mihverini korumuştur.

Şimdi!

Şimdi bu sistemi beğenmeyen, hatta yürürlüğünü aksatan bir yapıyla karşı karşıyayız. Meclis’in çoğunlukla devre dışı bırakılacağı “Başkanlık” denen bir yapı dayatılmaktadır. Birçok mücadeleden çıkmış bu meclisli yapı, yaşadığı demokrasi deneyimleriyle geleceğimiz için de bir umuttur.

Herhalde konuyu daha çok kaşıyacağız.

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort Samsun Escort Bursa Escort mersinliescortt izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort konya escort oyuncak hikayesi 4 izle Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri eskişehir web tasarım escort ataşehir