ordu-logo
Son Dakika
19 Ocak 2017 Perşembe
26 Eylül 2016 Pazartesi, 10:30
UFUK ERSOY
UFUK ERSOY ufukersoy52@hotmail.com Tüm Yazılar

Ağzı olan konuşuyor…

Elin ağzı torba değil ki büzesin. Ağzı olan konuşuyor. Engel olamıyorsunuz bir türlü. Milleti çok ilgilendiriyormuş gibi, caddede, sokakta, evde, kahvede, çay ocağında, cami avlularında, muhabbet masalarında iki kişi yan yana gelmeyi görsün, konu dönüp dolaşıp memleket meselelerinden açılıyor her nedense.
Mutlaka birisi karşısındakine doğru hafif kaykılıp, gözlerini kısarak, dar bir koridordan bakıyormuşçasına, kuşkulu bir ifadeyle, karşısındakinin göz bebeğine odaklanıp, merakla soruyor. “Ne olacak bu memleketin hali…” Diğeri televizyon ekranında milyonlara hitap eder bir edada başlıyor anlatmaya.
“Emisyon şart arkadaşım, içinde yaşadığımız global dünyada, şişmiş olan para arzının daraltılması, konvertibl olmalı ki bu ekonomi nümizmatik olsun, rahatlasın. Ben olsam… “
Nedendir bilinmez, en iyi bildiğimiz, uzman olduğumuz konuların başında gelir bu memleket meseleleri. İster ekonomi, ister siyaset ya da spor fark etmez, hemen hemen her konuda, hangi sınıftan olursak olalım, eğitim seviyemiz ne olursa olsun, okumuş yada okumamışsın, az buçuk mürekkep yalamışsan bile idare eder, mutlaka mevcut gidişat konusunda bir fikir beyan etmesek olmaz. Mutlaka üç yada beş cümle kurmak, spontane çözümler üretmek Allahın emri. Ben şimdiye kadar “valla bu konuya yabancıyım, ne söylesem yalan olur” diyene rastlamadım. Hele konu çilingir sofrasında tartışılıyorsa, aramızdan çok büyük cevherler çıkma olasılığı büyük. Memlekette yıllar boyunca yapılamayan en önemli projeler, siyasi problemler, halkın en önemli sorunlarına diller henüz peltekleşmeye, oturduğun mekânın duvarları etrafta dönmeye başlamadan çözümler bulunur. Bize has Allah vergisi bir yetenektir bu.
***
Bizim memlekette gündem özellikle cami avlusunda konuşulur. Lakin şimdilerde çok şey konuşuluyor da, en çok konuşulan konulardan birisi Efirli’de, neredeyse 3 aydan beri bir türlü el atılamayan, selden zarar gören köprü.
Araçlar, Kumbaşı’na vardıklarında, yan yola sapıyor. Yine bugünlerde çok sağlıklı olmadığı, ağır vasıtaların özellikle kullanmasının çok sakıncalı olduğu ifade edilen Cezaevi’nin hemen yanı başındaki köprüden geçerek Perşembe İlçesine ulaşıyorlar. İşin garip tarafı Efirli’deki araç trafiğine kapalı köprüyü, yayalar ve bisikletli vatandaşlar kullanmaya devam ediyor. Bu sırada köprünün altından çamur rengi sular akmaya devam ediyor.
Hayret ediyorsunuz aslında. Büyükşehir sıfatını kazanmış bir kentin, ilçeyle bağlantısını sağlayan bir köprünün bu zamana kadar kaderine terk edilmesine bir anlam veremiyorsunuz. Bu işler “hoooop” diye olmaz. Köprünün gündeme gelebilmesi için programa alınması, ihaleye çıkarılması, derken bir takım prosedürlerin ardından yapımı gerçekleşmesi gerekir diye söyleyebilirsiniz. Biliyoruz… Lakin doğal bir afet sonucu kullanılamayan, tehlike boyutunda hasar görmüş, bu kadar aciliyeti olan köprünün bir an evvel yapılması ve hizmete sunulması gerekmez mi? Bu eziyet ne zaman sona erecek dersiniz?
Peki, çözüm ne sizce? Kim bilir belki de; Cezaevinin yanındaki eski köprüden bir kamyon, tır, belki bir otobüs dereye uçacak, ya da bir araç yolcularıyla birlikte sulara dalacak, birileri canından olacak…
Elin ağzı torba değil ki büzesin. Lakin en iyisini halk bilir. Görünen o ki; daha uzun bir süre, vatandaş caddede, sokakta, evde, kahvede, çay ocağında, cami avlularında, muhabbet masalarında birbirine sorup duracak yine…
“Ne olacak bu memleketin hali…”

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort gaziantep escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort konya escort Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri eskişehir web tasarım escort ataşehir antalya escort