ordu-logo
Son Dakika
20 Ocak 2017 Cuma
06 Nisan 2016 Çarşamba, 09:05
OĞUZ SELİM YAZICI YAZICI
OĞUZ SELİM YAZICI YAZICI selimoguzyazici@hotmail.com Tüm Yazılar

AKLIMIN ERDİĞİ

“Yağmurdan kaçarken doluya tutulmak” , “Düzen değişir, değişmeyen☺ değişmez”, “ Neyin iyi neyin kötü olacağına zaman karar verir”, “Adaletli, dürüst yöneten her yönetim güzeldir” gibi sözler halk olarak çok meraklı olduğumuz siyasi sohbetlerin baş tacı sözleridir. Okumak araştırmaktan ziyade yazılı ve görsel basından edinilen kendilerine hazır sunulan bilgiler ile dedikodumsu bir şekilde edinilen bilgilerle sohbeti severiz. Bir başka ulusal huyumuz da nasıl yaparız? Nasıl olur? Bilinmez ama aynı olayı siyasi görüşümüz doğrultusunda yorumlamayı beceririz. Hiç savunulmayacak olayların arkasında dağlar gibi durur, hiç tanımadığımız bir sapığı aslanlar gibi savunabiliriz.
Şimdi size insanları ikiye ayıran iki büyük ideolojiden “Komünizm, Faşizm”… birini ağırlıklı olarak anlatacağım. Komünizmin, faşizm ve kapitalizm karşısında tutunamadığı, kâğıt üzerinde ideolojinin uygulamalarda kabuk değiştirerek evrimleştiği, dünyaya örnek gösterilen ülkelerin bir bir düştüğü bir gerçek. İnsanlar kapitalizmin kanlarını emdiğinin farkında ve bilincinde olsalar bile “Dünya Nimetlerinden” yararlanmak ve kısacık ömürlerinde rahat, konfor, tüketim… istiyorlar. Komünizm ve sosyalizmi, demokrasi kuralları içinde yaşayan ve kapitalizmi vahşiliğinden kurtararak uygulayan İskandinav ülkeleri şu an dünyanın cazibe merkezleri.
Faşizm, bize sunulan şekliyle alakası olmayan, her şeyde olduğu gibi bizde “Kısaca” politik anlamda kullanılmak üzere sulandırılmış” haliyle hayatımıza girmiş. Bayrağımı, vatanın bölünmez bütünlüğünü, diye başlayan söylemlerin karşılığında kısa ve net “Faşist damgası” hazır vaziyette tutulmuş. Faşizmin en büyük belirtisi, demokratik düzeni kullanarak iktidar olması, gücü ele geçirdiğinde demokrasiyi ret etmesi, gücü bir sınıfın, zümrenin, kişinin emrinde toplamasıdır. İnsanlar kanlı ve baskıcı bir düzen olarak tanıdıkları komünizmden kaçarlarken “kötünün iyisi” olarak kendilerine sunulan faşizmin kucağına düşmüşlerdir.
Tarihte ilk bilinen babası “ Benitto Mussolini” dir. Mussolini’yi, Almanya’nın Hitleri, İspanya’nın Franco’ su takip etmiştir. 1930’lu yıllar bu rejimin altın çağlarıdır. Faşizm ülkelerin içinde bulunduğu kaos ve istikrarsızlık ortamlarını sever. Geçmişinde büyük imparatorluklar yaşayan ülkelerin geçmiş günlere özlemleri, görkemli zaferlere hasretleri, şatafatlı günlere dönme arzuları kamçılanır. Japonya örneğinde olduğu gibi komünizmden kaçarken faşizme yakalanmak gibi bir tehlikeyi dünya yaşamıştır. Bunun bedeli ise milyonlarca insanın ölümüdür. Kan ve gözyaşıdır.
Dünyanın büyük devletleri kendi kanlarının yetmediğini veya yetmeyeceğini hissettiklerinde mutlaka geçmişe özlem, ekonomik rahatlık başta olmak üzere tüm verileri kullanarak dünyayı, bir kan denizine çevirmekten kaçınmayacaklardır. Örneklerimiz yakındır. 1. ve 2. Dünya Savaşları, savaşın tarafları ve günümüzde kaynakları sömürülmek üzere karıştırılan ülkeler. Eğitim, iyi bilgilendirme, şeffaflık her bireyin anlayabileceği şekilde ülke politikalarının halka anlatılması koruyucu önlem olabilir.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort gaziantep escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort konya escort Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri eskişehir web tasarım escort ataşehir antalya escort