ordu-logo
Son Dakika
20 Ocak 2017 Cuma
07 Ocak 2016 Perşembe, 11:20
COŞKUN ÖZBUCAK
COŞKUN ÖZBUCAK cozbucak52@hotmail.com Tüm Yazılar

Anayasa tartışmaları

 

 

Türkiye’de gündem o kadar hızlı değişiyor ki, kimi can, kimi mal ya da makam derdinde…

Açlık, yokluk, yoksulluk; savaş, çatışma, baskı, ölüm, gözaltı, tutuklamalar… İnanç ve kimlik grupları arasında geliştirilen düşmanlıklar… say sayabildiğin kadar…

Tüm bunlar içinde iki konu öne çıktı, gündem bunların etrafında şekilleniyor. Başkanlık ve özyönetim! İkisi de var olan anayasada olmayan talepler. Yeni anayasa yapılmak isteniyor ama tek taraflı tartışmalarla toplum yönlendirilmek isteniyor. Televizyonda değişik kanallarda hep aynı yüzleri görüyoruz!

Bir partinin, sendikanın, derneğin tüzük ve programı ne ise,  ülkenin anayasası odur. Tüzük ve program değişikliği üyeler tarafından tartışıp biçim verilmeye çalışılıyorsa ülkenin anayasası için de toplumun tüm kesimleri tartışabilmelidir.

Nasıl bir anayasa istiyoruz? Dernekler, sendikalar ne diyor, kendi çıkarları için nasıl bir anayasa istiyor soran yok! Oysa en küçük alanda bile bu konular tartışılabilmeli. İşçiler, üreticiler, kadınlar, gençler, engelliler, yaşlılar, esnaf; gazeteciler, aydınlar;  inanç ve kimlik grupları ne diyor?

Anayasayı uzmanlar yapacak ama nasıl bir anayasa olması gerektiğini de ülkenin insanları (toplumsal kesimler) karar verecek.

Başkanlık sistemi tartıştırılıyor ama televizyonlarda, gazete köşelerinde. Sendikaların, derneklerin kendi içinde, salonlarda, sokaklarda tartışılmayan anayasa yeniden değiştirilmek zorunda kalınır. Ben yaptım oldu, anlayışı artık geçerli değil!

Anayasa yapılırken yapılan tartışmalara sınır getirilmez. Düşünce özgürlüğü gereği herkes istediğini dillendirebilmeli ki, toplumda duyulmayan, talep edilmeyen konu, sorun kalmasın! Burada televizyonlara büyük görev düşüyor. Farklılıkların tümü dillendirilmeli. Zaten bu bilindiği için toplumun yönlendirilmesi de televizyonlar aracılığıyla yapılıyor. Algı operasyonu!

Tartışmalarda kendimize göre uygun olmayan önerileri de dinleme becerisini gösterebilmeliyiz. Hemen düşmanlaştırıcı – dışlayıcı tutum içine girmememiz gerekiyor. Toplumsal sözleşme olan anayasa ancak böyle yapılırsa anlamlı olur.

Yarın ‘değiştirilmesi gerekir’ denmeyecek bir anayasa için demokratik ortam yaratılmalı ve aceleye getirilmemeli. Hatta yeni anayasa için hazırlanan öneriler ‘seçenekli tercih’ yöntemiyle halka sorulmalı.

 

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort gaziantep escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort konya escort Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri eskişehir web tasarım escort ataşehir antalya escort