ordu-logo
Son Dakika
16 Ocak 2017 Pazartesi
04 Şubat 2016 Perşembe, 09:13
ALİ ÖZTÜRK
ALİ ÖZTÜRK aliozturk@hotmail.com Tüm Yazılar

ATAMA BEKLEYEN ÖĞRETMENLER

Çevre ve Şehircilik Bakanlığının yaptığı düzenlemeyle atık kağıt alan firmalara 140 bin TL ceza kesilecekmiş artık…
Bu düzenlemeden en fazla olumsuzca etkilenecekler ise, hiç şüphesiz, metropollerdeki ara sokaklarda atık kağıt toplayarak geçimlerini sağlayan binlerce gariban olacaktır.
Kağıt toplayanların çoğu, böyle bir işi, sırf mecbur kaldıkları için yapmaktalar. Öyle ki aralarında, 10 yıldır atama bekleyen Ramazan Gezer gibi fizik öğretmenleri bile var.
Birkaç yıl kadar önce Türkiye Cumhuriyetini adının Osmanlı olarak değiştirilmesi gibi bir zırvayı gündeme getiren ünlü yönetmen Sinan Çetin’in alkol bağımlısı olan oğlu Rüzgar, geçtiğimiz hafta Beşiktaş Barbaros Bulvarında trafik kazası yaptı… Henüz 29 yaşında olmasına rağmen 28 kez trafik cezası almış olan Rüzgar’ın kullandığı son model lüks otomobil, rüzgar gibi uçarken hatalı bir şekilde şerit değiştirince karşı yönden gelen bir polis aracına çarpıyordu… Cinayet niteliğindeki bu kaza sonucunda polis aracında bulunan 2 polis memurundan 33 yaşındaki İsmet Fatih Alagöz hayatını kaybetti.
İsmet Fatih Alagöz’ün de asıl mesleği öğretmenlikmiş… Ancak ataması yapılmadığından, işsiz kalmamak için polisliği tercih etmiş o da…
Onun gibi asıl mesleği öğretmenlik olduğu halde başka meslekleri yapmak durumunda kalan daha pek çok kişi var, bildiğim kadarıyla. Nitekim terörle mücadelede şehit olan bazı polislerimizin de atama yapılmayan öğretmenler olduğunu görmekteyiz.
Öğretmenlerimizin atamalarının kadrosuzluk nedeniyle yapılamamasını ise anlamış değilim. Neden, derseniz?
Benim Ortaokul ve Lise öğrenimine devam ettiğim 1960’lı yıllarda Ordu’da sadece Lise ile Erkek ve Sanat Okulları vardı. Ticaret Lisesi ise sanırım 1964 yılında öğrenime başladı. İlçelerden sadece Perşembe’de öğretmen okulu bulunuyordu… Diğer ilçelerde ise ne lise, ne de bugünkü meslek okullarından hiç biri yoktu. Bu yüzden oradakiler lise öğrenimi için ya Ordu’ya gelirler, ya da Haydarpaşa Lisesi gibimega kentlerdeki yatılı okullara giderlerdi.
Okul sayısı bu kadar az olmasına rağmen, öğretmen sayısı yine de yeterli değildi. Bu yüzden derslerin pek çoğuna avukat, doktor, muhasebeci ya da resmi kurumların il müdürleri gibi başka mesleklerden kişiler girerlerdi.
O günlerin Orman Müdürlüğü avukatı merhum Selahattin Gürer, ortaokullardaki Türkçe ve Yurttaşlık Bilgisi, Ordu eski senatörlerden Av. Orhan Vural ile eşi merhum Av. Çiğdem Vural Türkçe ve Yazı; muhasebeci merhum Hasan Erzurumluoğlu Matematik, Ziraat Müdürü Hasan Akınoğlu da Tarım gibi bazı derslere girerdiler. Lisede ise merhum Dr. Osman Hilmi Memecan Kimya, stajer avukatlardan merhum Orhan Kulaçoğlu ile Yüksel Alaybeyoğlu Sanat Tarihi ve Astronomi derslerinde öğretmenlerimizdiler.
Asıl meslekleri öğretmenlik olmamasına rağmen onlar, yine de görevlerini layıkıyla yapmışlardır. Bu bakımdan buradan, kendilerine minnettar olduğumuzu belirtirken, şu an aramızda olmayanlara yüce Allah’tan rahmet, kalanlara ise sağlıklı ömürler dilerim.
Lise 2. sınıftaki Askerlik derslerine ise öğretmen olarak, bugün de olduğu gibi o zaman da yine Askerlik Şubesi Başkanları girerlerdi.
Bizim Askerlik dersi öğretmeniz de albay rütbesindeki Şube Başkanıydı. Onunla ilgili bir anekdotumu, konu dışına çıkmış olsam da sizlerle paylaşmadan edemeyeceğim, yine de…
Askerlik derslerinin diğer derslerden bir diğer farklı yanı, öğretmen sınıfa girerken ve çıkarken sınıf mümessilinin, “dikkaaat!” deyip sınıfı ayağı kaldırıp esas duruşa geçirmesiydi. Dersimize giren albay, çok katı disiplini olan bir askerdi. Bu yüzden ders anlatırken sınıfın onu tam bir askeri disiplin içinde dinlemesini ister, bunu yapmayanları ise sert bir dille uyarırdı. Sınıf mümessiline de ‘çavuş’ derdi.
Hiç unutmam, bir gün not defteri elinde, sırayla sınıfı sözlü yapmıştı… Teneffüse çıkma zili çalmasına rağmen, nedense o dersi bitirmeyip sözlü sınava hala devam ediyordu. Ne var ki, sözlü sınav sırasının kendilerine de geleceğinden ürken bazı arkadaşlar, önlerindeki sırada oturan sınıf mümessilinin alttan ayağına vurarak ısrarla, “ dikkat çek de gitsin artık” dediklerinde, onların dolduruşuna gelen mümessil, albay daha dersi bitirmemişken durduk yerde birdenbire dikkat çekmesin mi?
Vay sen misin böyle zamansız dikkat çeken! Sert mizaçlı hocamız albayın asık suratındaki çatık kaşları daha da çatıldı, elindeki açık durumdaki not defterini kapayıp tüm öfkesiyle açtı ağzını, yumdu gözünü, başladı saymaya:
“Ulan kim oluyorsun da bana defol git diyorsun ha!… Ben senin gibi ne çavuşları tımar etmiş bir subayım…” gibi sözlerle mümessili fırçaladıkça öfkesi daha da artıyordu…
Allahtan, ders zili çaldı da hemen sonra, bir sonraki dersimiz felsefenin öğretmeni merhume Necmiye Hanım kapıda görününce sınıftan çıkmak zorunda kaldı… Çıkarken de mümessile öfkeyle, “seni Yüksek Disiplin Kuruluna vereyim de gör !” diyordu.
Sonradan öğrendik ki albayımızın Yüksek Disiplin Kurulu dediği, meğer okul idaresiymiş…
27 Mayıs Askeri İdaresinden sivil yönetime yeni geçmiş olduğumuz bir zamanda bu yüksek disiplin kurulunu bizim mümessil, askeri mahkeme gibi bir kurul sandığından epeyce korkmuştu da…
Neyse, biz yine esas konumuza dönelim…
Yukarıda da belirttiğim gibi okulların sayısının bir hayli az olduğu o dönemlerde bile öğretmen açığı vardı. Diğer mesleklerden yüksek öğrenimi olan kişilerle bu açık gideriliyordu.
Şimdi ise bırakın ilçeleri, neredeyse köylerde bile orta öğretim yapan ortaokul, lise ve meslek liseleri var. Özel dershaneler de cabası… Buna rağmen öğretmenlerimiz yıllarca atama beklemekteler yine de… Beklemekten usananlar ise eğitimleriyle ilgisi olmayan başka meslekleri seçmek durumunda kalmaktalar.
Bu nasıl bir tezattır, anlamış değilim…
Demek ki ilgili okullarımızda, ülkemizin ihtiyacından çok fazla öğretmen yetişmekte… Bu da gösteriyor ki, fakülte ve diğer yüksek okullarımızın sayıları ve öğrenci kontenjanları ülkemizin ihtiyaçlarına göre planlanmamakta…
Olan da, bu okullardan mezun olan gençlerimize oluyor ne yazık ki!…

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
gaziantep escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri escort ataşehir antalya escort