ordu-logo
Son Dakika
20 Ocak 2017 Cuma
28 Eylül 2016 Çarşamba, 10:22
COŞKUN ÖZBUCAK
COŞKUN ÖZBUCAK cozbucak52@hotmail.com Tüm Yazılar

Ateşi söndürebilmek için…

untitled-1

Yazar Necmiye Alpay ‘ateşi söndürmek’ için verdiği mücadele nedeniyle cezaevinde… Cezaevinden yazdığı bir mektupta kendini de anlatan ve herkesin sorumluluğunu anımsatan güzel bir cümle kurmuş: “Ateşi söndürmek için ateşe yaklaşmak gerekiyor.”
İtfaiye çalışanlarının yaşamlarının tehlikede olduğunu bu nedenle biliyoruz. Yangına müdahale edebilmek için ateşe yaklaştıkça yaklaşıyorlar… Belki bir can ya da mal kurtarabilmek umuduyla… Bir can kurtarmayı bırak bir buzdolabını kurtarsalar dünya onların oluyor! Kurtarmak, emek ister; can tehlikesi olsa da…
Yaşam mücadelesi de böyle değil mi? Çevremiz yangın yerine dönmüş. Açlık, yokluk, ölüm… İtfaiye çalışanı yangına nasıl ‘yakından’ müdahale ediyorsa, insanlık da çevresindeki yangına ‘yakından’ müdahale edebilmelidir. Yoksa yangın büyür de büyür…
Kahve köşelerinde, sokakta, işyerlerinde, evlerde o kadar çok değerlendirmeler, tahliller yaparız ki, sanki yaşamın merkezindeyiz! Her şeyi biliriz… Ateşin yaktığını da biliriz ve bu nedenle ateşe elimizi sokmayız! Çünkü başkaları ateşin yakıp yakmadığını öğrenmek için elin ateşe sokmuştur. Bir gerçek ortaya çıktıktan sonra deneyi yinelemeye gerek yok…
Peki, teorik olarak ateşi söndürmek için ateşe yaklaşmak gerektiğini bilmeyen var mı? Bence yok… Çünkü ateşi söndürmek için ‘uzaktan’ müdahale ederek söndürmenin çaresi bulunmadı; bu nedenle de yaklaşmak zorundayız ateşe söndürmek istiyorsak.
Ateşi söndürmek için ateşe yaklaşmak gerektiğini biliyoruz da bildiğimizi uygulayabiliyor muyuz? Yangının karşısına geçip seyredenlerden miyiz yoksa utandığımız için yangını görmemek için sırtını dönenlerden miyiz? Hangisinden olursak olalım, insanlığımızı kaybetmişiz demektir!
Ateşi görüp de uzak durmak, sırt dönmek yerine kendi çıkarımızı (tehlikeyi) düşünmeden insanlık görevi olarak, ateşe yaklaşıp su mu dökeriz, toprak mı atarız yoksa yanan kütükleri birbirinden mi ayırırız kolayca yapacağımız ne varsa yaparız, yapmalıyız.
Yangına yaklaştığımızda kaşlarımız mı, saçımız mı tütsülenir; elimiz ayağımız mı yanar; güzelim giysimiz mi yanar bilemeyiz, bir zarar görürüz ama yangının da sönmesi için emeğimiz olur.
Ülkemizde, Ortadoğu’da (dünyan her yerinde) yangın büyüyor, özellikle de büyütülüyor. İnsan olarak ne yapacağız? Bana dokunmayan yılan, bin yaşasın mı diyeceğiz? Ya da bir fıkrada Hz. İbrahim’in yakılmasını engellemek için bir damla su taşıyan karınca mı olacağız?
Yangının büyük ama karıncanın taşıdığı suyun bir damla olduğunu söyleyenlere karıncanın yanıtı hazırdır: “ Olsun, hiç olmazsa hangi taraftan olduğum anlaşılır.
Haksızlıklara, yolsuzluklara, adaletsizliğe; sömürü ve talana karşı sessiz mi kalacağız yoksa tavır mı geliştireceğiz?

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort gaziantep escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort konya escort Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri eskişehir web tasarım escort ataşehir antalya escort