ordu-logo
Son Dakika
18 Ocak 2017 Çarşamba
27 Mayıs 2016 Cuma, 09:09
Furkan
Furkan furkan@orduhayatgazetesi.com Tüm Yazılar

Ayağının dibini görememek!

İnsanlar yarınlarıyla ilgili (ekonomik, kültürel, sosyal, siyasal) planlamalar yaparken, taleplerini dile getirirken zaman zaman ‘yüksekten’ uçmaktalar. Yarını planlarken bugünü kaybedebiliyorlar. Yani parça ile bütünün bağlantısını kurmazlar.

Hem ayağımızın dibini görmeyi hem de uzağı planlamayı birlikte yapabilirsek başarılı olabiliriz. Bunlardan birini ‘göz ardı edersek’ önemli gördüğümüz hedefe de ulaşma şansını yitiririz.

Yaşamımızın her aşamasında bu çelişkiyle karşılaşırız. Bunu birkaç örnekle somutlarsak: Sendikalarımız var. İşçi, kamu emekçisi, üretici köylü, emekli… Kamu emekçilerinin sendikal mücadelesi işçi sendikalarından biraz farklı olduğundan ikisini ayrı ayrı değerlendirmek gerekir.

Kamu emekçileri Türkiye genelini kapsayan hak mücadelesi veriyor ama mücadeleyi yalnızca Hükümetle yaptığı toplu sözleşme süreci olarak görürse başarılı olamaz. Hükümetle yapılan toplu sözleşme ve ülkenin demokratikleşmesi için verilen mücadele ‘yarınla’ ilgili. Bir de bugünle ilgili mücadele var. Günlük yaşamı da etkileyen işyerlerindeki ya da il genelinde yaşanan sorunlara karşı mücadele önemli değil mi? Yani ayağımızın dibinde olan işyeri ve il sorunlarını görmeden genel mücadele verilir mi? Verilmek istense de başarılı olunabilir mi? Kamu emekçisi işyerlerine yönelik mücadeleyi göz ardı edemez.

İşçi sendikaları daha farklı. Fabrika-işyeri biçiminde örgütlenip mücadele ettikleri için memurlardan ayrılıyorlar. İşçiler de kendi işyerlerindeki sorunlara karşı örgütlenip mücadele etmeden genel anlamda işçi sorunlarının çözümlenebileceğini düşünmemeli.

Partiler daha da farklı. İktidara talip olan partilerin çeşitli ilgi alanları olduğu gibi sorumlulukları da fazladır. Hedefleri, iktidar için mücadele etmek, Türkiye ve dünya sorunlarına ilgi göstermek değildir yalnızca. İllerin, ilçelerin, köy ve mahallelerin kendilerine göre çözüm bekleyen sorunları oluyor. Sorunları ‘iktidara gelince çözeriz’ mantığıyla hareket eden partilerin de iktidar olma şansı yok gibidir. Partiler de yaşamın her anı ve alanıyla ilgilenmelidir.

Hangi alana bakarsak bakalım, mücadele bir bütündür. Hem ayağımızın dibini hem de uzağı görmek zorundayız. Ayağımızın dibindeki sorunla uzakta bulunan sorunun birbiriyle ilgisini kurmak başarıyı artırır. Ordu’da fındıkta yaşanan sıkıntının genel anlamda tarım politikalarından; işsizliğin nedeninin ülke genelinde izlenen politikalardan; eğitimdeki kötü gidişin ülke genelindeki paralı, ezberci, baskıcı eğitimden kaynaklandığını; HES, taş ocağı, maden işletmelerinin artmasının ülke genelinde izlenen yaşam alanlarının ranta açılması, yerli ve yabancı şirketlere yeni pazar yaratma girişimi olduğunu göremez, gösteremezsek yanlış yoldayız demektir.

Sonuç olarak, yakınımızdaki sorunların nedeninin genelden kaynaklandığını bilerek hareket etmeliyiz. Yoksa Nasrettin Hoca’nın ‘göle maya çalması’ gibi işi şansa bırakmış oluruz.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort gaziantep escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri escort ataşehir antalya escort