ordu-logo
Son Dakika
21 Ocak 2017 Cumartesi
24 Eylül 2016 Cumartesi, 11:38
SEVİNÇ E. KAMBER
SEVİNÇ E. KAMBER kambersevinc@hotmail.com Tüm Yazılar

Ayakkabı

İnsanları yürüyen ayakkabılar olarak görmekten vazgeçsek diyorum. Çeşit çeşit modelleri, çeşit çeşit renkleri, dokuları, yükseklikleri, alçaklıkları var; kimi çok ses çıkarır, kimi var mı yok mu beli değildir. Bazısı rahattır, bazısı ayağınızı felç eder. İnsanoğlu işte gideceği yola göre seçer ayakkabısını. Ya da seçemez çeker çilesini!
Bazen kahvemi yudumlarken düşünüyorum? Sıradan olmayı biz mi seçiyoruz? Önceleri huzurun aydınlıkla ışıldadığı bir deniz manzaram vardı. Mazi oldu! Hiç sorulmadı zaten yolda yürüyen ayakkabılardan farkımız yoktu. Bizler nedenini sorunca bu farksızlığın; taş devrinde tekerleği bulan adam her şeyin başı dediler! Tekerleği buldu diye illa petrole güç verip yolda keyfine göre takıl demedi, sanırım. Bir de hala çözemediğim bir şey var dava sürerken inşat bitmiş olacak, oradaki ağaçlarda çoktan kütük olmuş olacak. Yürüyen ayakkabılardan farkımız ne?
Burada yaşayan insanlar; buraya fazladan para ödediler neden mi? Manzarası, konumu için. Eee! Demek ki manzara beş para etmiyor zaman geçince. Aynı yürüyen ayakkabılar gibi zamanla yollara dayanamayıp eşinip sandalete talim olmayacağı ya da yüksek ökçelerin bel fıtığı yapmayacağının garantisi yok. Hak demiş ya ne yaşatırsan yaşamadan ölmesin. Kesin bu evlere girerken, ayakkabıyı çıkartıp terlik verme yüzünden oldu.
Düşünsenize biri çıkıp diyor ki üç beş çevreci ayakkabı yüzünden kıyamet koparıyor. Vermeyecektiniz gelen misafirlere terlik, herkes ayakkabısının getirdiği döküntüyü temizleyecekti. Bir de bu yetmezmiş gibi kalıba koyup ayağı vurmasın çıktı. İlla da kösele tutturanları, vazgeçilmez apartman toplukları tarihten buyana temcit modası oldu başımıza. Ne diyeyim insanoğlu işte ayağının sağlığını düşünmez cebini düşündüğü kadar.

Dayak
Bireysel saygıyı uzakdoğu sporları kadar kanıtsayamadık. Kadın her daim Türk toplumunda değerlidir. Sıfatı ne olursa olsun saygınlığı ve yaradılış itibarıyla Hayat gibidir. Ne ekersen onun hasadını misliyle alırsın. Şort giymiş, çarşaf giymiş tercihtir. Dış görünüşü sorgulayamazsın. Önce bilinçaltındaki açıklıkları sorgulayıp temizlemelisin. Türk kadını dayağı mı hak ediyor? Sen saygı duymasan özüne, başkaları hiç duymaz senin özüne.
Açıkça söylemek gerekirse; kadın bir insandır. Her canlı cinsel kimliğiyle dünyaya gelir. Bu da onun ayrı bir zenginliğidir. Bu zenginliği bilinçaltı doyumsuzluğunuzu kendinizce kullanırsanız, sizin beyinsel ahlaksızlığınızdır kusura bakmayın.
Toplum olarak sıfatlara nasıl bir saygınlık verirseniz etnik yapınızı o şekilde şekillendirirsiniz. Ben şort giyeni döven adama acıyorum, yazık! Kendine saygınlığını ne çok yitirmiş ki, cinsel sapkınlıklarını alenen şiddet eyleminde ortaya sermekten çekinmemiş.
Bir toplumda insanları kişisel hak ve çıkarlarıyla değerlendirmeyip, yapabilme beceri ve emeğiyle değerlendirmeyip, cinsel kimliğiyle ayrılırsa, ona göre çoğunluk oluşturursa yazık ki insanlık adına saygınlığınızı yitirirsiniz. Evde de döver, dışarıda da döver; kadında döver, çocuk da döver, tüm eksikliğini zayıfın üzerine çıkıp onu ezerek gösterir.
Güç, onu yapabilmek alenen sergilemek değildir ki. Kendine saygınlığını sergilemiş olduğun davranıştadır. Güç, görünüşte olsaydı dinozorlar ve filler dünyanın hakimi olurdu.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort Samsun Escort Bursa Escort mersinliescortt izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort konya escort oyuncak hikayesi 4 izle Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri eskişehir web tasarım escort ataşehir