ordu-logo
Son Dakika
20 Ocak 2017 Cuma
22 Haziran 2016 Çarşamba, 11:28
YAVUZ KALYONCU
YAVUZ KALYONCU yavuzkalyoncu@hotmail.com Tüm Yazılar

Aza kanaat edip mutlu olmayı başarmak…

Gergin Türkiye gündeminden uzaklaşıp stres atmak için sıkça yaptığım gibi yine bir yayla kaçamağı sırasında, insanımızın nasıl aza kanaat edip mutluluğu yaşadığına bir kez daha şahit oldum.
Geçen sene evleri kundaklanarak yakılan Maden Obasında tanıdıkları ziyaret ederken son durak, obanın en alt tarafında tarihi Cami yanında kendine bir düzen kuran Kürdoğlu lakaplı bir sülalenin en yaşlılarından her zaman yanına uğradığım çayını içip sohbetini aldığım, Obanın en yaşlısı yayladan vazgeçmeyen, Mehmet Amcanın evine misafir oldum. Bu sefer Ramazan nedeniyle ağzımız bağlıydı çay, çorba yerine sohbetle, hasretlikle karnımızı doyurduk.

1

Mütevazı tek katlı yayla evinin dışında otururken sisin yakıp meyvelerini dökmüş olduğu kiraz ağacında dikkatleri üstüne çekmek için öten, dünya tatlısı bir erkek Çütre kuşu gördüm. Mehmet Amca hanımına seslenerek ‘’Hanım seninki yine geldi.’’ Dedi.

2
Yaylalarda yüksek rakımlı yerlerde yaşayan İspinozgillerden Erkek Çütre. Halk arasında Dedebiş kuşu (Carpodacus erythrinus) .
Pancarlığın kenarında dikenli tele konmuş bize bakarak ‘’Biş de biş, biş de biş’’ diye ötüyordu. Mehmet Amca ‘’Onun konuşması da bu, ötüyor ama aslında konuşuyor. Bakın şimdi hanımla neler konuşacak.” Dedi.
Tek katlı yığma taşla, toprak zemin üstüne yapılan üzeri çinkolu yayla evinin sobalı mutfak kısmından, Başı çemberli pazen elbisesi üzerine keşan peştamalı ile 80 yaşını göstermeyen gülünce yüzünde nurlar açan Deher Yenge dışarı çıktı, az ilerdeki sisten meyveleri yanmış olan, kalanlarında doludan yere düşmüş olduğu, kiraz ağacının dibine oturdu. Çütre kuşu heyecanla daldan dala atlayıp olanları izliyordu, aralarında bir tanışıklık olduğu çok hissediliyordu. Seher Yenge ‘’Sen benimi özledin? Al saçlım tatlı dillim, bak ben buradayım, öt bakim neler diyeceksin, ben bu yaşıma rağmen seni özledim yine yaylaya geldim. Hasretine dayanamadım gel biraz daha yaklaş yamacıma gel’’ deyip parmaklarını birbirine sürtüyordu. Çütre kuşu büyülenmiş gibi dinliyor, heyecandan ötmeden daldan dala atlıyor, bakışlarını, Tebessümle kendisi ile konuşan Seher yengeden ayıramıyordu. Seher yenge sustu Çütre kuşu konuşmaya başladı;
“Bişde biş, de biş, demiş de miş” daha neler, dakikalarca konuştular. Kuş bir müddet sonra, Uçtu karşı ormana doğru, iki üç dakika sonra eşi ile beraber geldi ağacın dalları üzerinde mankenlerin podyumda gösteri yapmaları gibi, ileri geri alt dala üst dala, aşağıya yere, dikenli tele atlayıp zıplayıp, uçarak değişik namelerle uçuyorlardı. Bu görsel zenginlik karşısında, etkilenmemek imkânsızdı. Mübarek Ramazan ayının ’da vermiş olduğu duygusallıkla, Küçükken dinlemiş olduğum bir hikâye aklıma geldi.
Dünyanın ilk yaratıldığı yıllarda, kuşun biri, bir adamın başına konmuş. Adam kuşu ani bir hareketle yakalayıp tüylerini yolup kaldırıp atmış. Canı çok yanan kuş. Kuşlarla konuşan peygamber olan Hz. Süleyman’a derdini anlatmış; “Ya Süleyman Allah’a söyle kötü insanları tanımamız için bize yol göstersin, bu gün bir adamın başına kondum iyi bir adam sandım, mutlu olsun dedim tam ötecektim ki adam beni tuttu tüylerimi yolup kaldırıp attı” Demiş. Rivayet odur ki o günden sonra insanların suratında ki ifadeyi kuşlar anlarmış.
(Kuran- Kerim Neml Suresi 16. Ayet’’ Ey İnsanlar bize kuşların dili öğretildi ve bize her şeyden nasip verildi. Doğrusu bu apaçık bir lütuftur’’)
Seher yenge de gözlemlediğim, yaşı sekseni aşmış kuşların şikâyeti ile yüzüne nur inmiş bir kadındı. Tek katlı yayla evinde atmış yılı aşkın ayni yastığa baş koyduğu eşi Mehmet Amca ile birlikte iki göz yayla evinde mutlu huzurlu yaşıyor. Bizlere hizmet edemediği için mahcubiyetini ifade ediyor bu durumdan çok rahatsız oluyordu. Kuşlarla konuşarak terapi yapıyor, bulunduğu ortamı huzurlu hale getiriyordu.

3

Yüksek rakında yetişen, Kuzu Kulağı

Müsaade isteyip kalktığımızda; “İftara kalın kuzu kulağı pirinçlimle, yumurta kırar mıhlama yaparım, kaldirik turşusu ile taze evelek mantarı da var. Allah ne verdiyse yeriz beraber” dedi. Gönlü zengin nur yüzlü Seher yengenin ve Mehmet amcanın ellerini saygıyla öptüm. Çoğu insanın yapmadığı güzel davranış örneğine şahit olmanın mutluluğu ile gönüllerini alarak oradan ayrıldım.
Rahmetli olmuş bir büyüğümün dediği gibi insan bu devirde, kendi evladına gitmeye bile çekiniyorken; Çoğu insanın gösteremediği misafir ağırlama cesaretini göstererek, aza kanaat etmesini bilip, mutluluğu yakalamak bu olsa gerek.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort gaziantep escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort konya escort Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri eskişehir web tasarım escort ataşehir antalya escort