ordu-logo
Son Dakika
19 Ocak 2017 Perşembe
07 Aralık 2015 Pazartesi, 11:30
MİTHAT BAŞ
MİTHAT BAŞ mithatbas@hotmail.com Tüm Yazılar

BAKIŞ AÇISI

 

Prof. Osman Altuğ’un ülkemizin iktisadi yapısı hakkındaki görüşlerine ve özellikle de anlatım tarzına bayılıyorum. Hocanın ekonomiyle ilgili görüşleri çoklarına aykırı gelse de benim için öyle değil. İktisadi yapımızı biraz da hiciv katarak anlatması, verdiği yalın ve doğru örnekler, bana çok inandırıcı geliyor. Bu nedenle de onun televizyonlarda katıldığı tartışma programlarını her zaman dinlemeye değer buluyorum.

Prof. Altuğ’a göre ülkemizdeki iktisadi yapı, tam bir üçkâğıt ekonomisi. Üretmeyen bir toplum yapısına sahibiz. Bu nedenle de işsizlik, sürekli artmaya mahkûm. Tam bir tüketim toplumuyuz. Halkımızın bankalara borcu 5 yıl önce 80 milyar dolar iken, günümüzde 170 milyar doları geçiyor. Parası olanın istihdam yaratması için bir neden yok. Adamın parası varsa yatırır faize. Vergisi bile olmayan bir gelire sahip olur. Sanayici olmanın da âlemi yok.

Yine hocaya göre kayıtsız ekonomi almış başını gidiyor. Bu nedenle de doğrudan vergi toplamak zor. Kolayı, dolaylı vergiler. Devlet, gelişmiş ülkelerin tersine, vergi gelirlerinin %70’ten fazlasını dolaylı vergilere bağlamış. Dolaylı vergileri toplamanın devlete bir maliyeti de yok. Emme basma tulumba gibi bastırdıkça zammı vergi gelirin artıyor. Onun için de bindirdikçe bindiriyor. Az kazanandan da, çok kazanandan da eşit bir şekilde vergi alabiliyorsun.

Prof. Osman Altuğ, anlattıkça kızıyor, kızdıkça daha çarpıcı açıklamalarda bulunuyor ve bu ülkede iktidara talip olanlara soruyor: “Bankalardaki faiz gelirleriniz kadar mı Müslümansınız? Yoksa istihdam alanı yaratıp ekmek sahibi ettiğiniz insanların sayısı kadar mı?”

Ben hocanın sorusuna hak veriyorum. Halkımız, hocanın sorusunu ne kadar anlar, onu bilemem. Hep olumlu düşünen ve mütevekkil yapılı bir halkımız var.

Yine aklıma bir hınzırlık geldi. Dr. Aybars Akkor’un naklettiği aşağıda ki fıkrayı sizlerle paylaşma hınzırlığı:

“Dursun yakınmış;

-Ula Temel artik yaşlanduk. Ayaklarum, kollarum, başum, anlayacağun her tarafim ağriyi. Bu yaşluluk ne kötü bi şeydür. Ee, sen nasılsun bakalum?

         Temel memnun;

-Eyiyum, eyiyum. Anamdan doğduğum ilk günkü gibiyum. Başımda saçum yok. Ağzımda dişim yok. Altıma sıçayrum haberim yok.”

Bakış açınız size bağlı. İster Dursun gibi olun, ister Temel gibi.

Bu toplumun içinde yaşadığımıza göre bir takım gerçekleri de göz ardı edemeyiz. İnsan olmamız gereği duyarlılıklarımızın da olması doğaldır. Bireysel ve toplumsal sorunlarımıza karşı duyarlı olduğumuz sürece kendimizi ve yaşadığımız toplumu daha da geliştireceğimiz şüphesizdir.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort gaziantep escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort konya escort Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri eskişehir web tasarım escort ataşehir antalya escort