ordu-logo
Son Dakika
17 Ocak 2017 Salı
30 Mayıs 2015 Cumartesi, 11:59
OĞUZ SELİM YAZICI YAZICI
OĞUZ SELİM YAZICI YAZICI selimoguzyazici@hotmail.com Tüm Yazılar

BAZI… BAZI

Bazen aptal olmak ya da aptala yatmak gelir içimden. İnsanların gördüklerinde “elleme delidir, ne yapsa yeridir” demelerini özlerim. Hatta kenarda aptal rolüne yatıp gerçek aptalları izlemenin hayatımın en güzel anlarından birisi olacağına bahse bile girerim. Günün birçok saatinde “yemedim ama senle uğraşacak gücüm, sana bir şeyleri anlatacak kuvvetim kalmadı” yı hissederim. Söylemlerimi bir kaynağa, bilime, ilime dayalı anlattıkça karşımdaki insanın “televizyon haberlerinden alıntı yapması” ya da “ birinden duyduğu sokma bilgileri amaçsız, ne söylediğini, nereye çıktığını bilmeden” tekrarlaması da yorar bazen. Hele de karşındaki insan adının önünde bir unvan taşıyan mürekkep yalamış bir mürekkep balığıysa.
Sömürünün kılıktan kılığa girdiği günümüzde “düzenin değiştiği ama üzülenin değişmediği” günler yaşadık. Yaşantı, ödenen bedel olarak Kars kaşarı kadar olmasak ta kaşarlandık tabiri caizse. Her görüşte her inanıştı bedel ödeyen gerçek inananların değil, kenarda durup ortada bulunanların kaymağa bal sürdüğünü gördük. Dilim döndüğünce konuştuğum, konuşabildiğim tüm insanlara “İnsanların diline, dinine, rengine” bakmadan doğru, dürüst, ilkeli, güvenilir insansa dostluklarını pekiştirmelerini öneriyorum. Aynı düşünüyoruz ama “hırsız”, aynı düşünüyoruz ama “kişiliksiz”, aynı düşünüyoruz ama “Çıkarı için her şeyini satar” diyebildiğimiz ve bu örnekleri çoğalttığımız insanların ayıplarını düşüncelerinden dolayı örterken kendimizde düşünce olarak kirlenmiyor muyuz? Kendi içimizi temizlemedikçe bir başkasının kirliliğini konuşamayacağımızı bilmiyor muyuz? Aslında haklısınız savunulacak bir durum yok ama “aynı partideniz”, “aynı sendikadanız”, “aynı takımdanız” gibi savunma mekanizmalarının genel anlamda toplumda sosyal etik denilen kavramı bir kurt gibi kemirdiğinin farkına varmıyor muyuz?
Ümidimi kıran gelişmelere baktığımda; Binlerce yıl önce söylenmiş bilge sözlerinde bile bu gün yakındığımız temalar var. Demek ki bu davranışları aşamıyoruz. Hz Ali’nin, Hayyam’ın, Mevlana’nın, Şems’in, Pir Sultan’ın, Nazım’ın, Can Yücel’in sözleri dolaşıyor sosyal paylaşım sitelerimizde. Profilimizde, telefonlarımızda. Hz Ali’den bu yana dost ve ..şt kavramında bir değişiklik yapamamışsak, Hayyam’dan bu yana dinle sömürme tekniklerinde bir gerileme sağlayamamışsak, Mevlana’nın, Şems’in “Aşk” ını yüreğimize indirememişsek, Nazım’ın anlattığı çocuklar dünyanın herhangi bir yerinde hala ağlıyorsa, açsa, Can Baba’nın “Bu durum sövmeden anlatılmaz” ını aşamamışsak, Pir Sultan’ı öğrencisi asmışsa ilerleme sağlayamadığımız alanlarda patinaj yapıyoruz demektir. Bu durum benim umutsuzluğumdur.
Ümidimi diri tutan gelişmelere baktığımda; Çağın gerekleri ön planda tutulup, çağın gerekleri yapılırsa, her yaş gurubunda bir milyon insanımız var. Demokrasiyi özümsemiş, yaşam şekline dönüştürmüş, ülke kaynaklarını halkına eşit biçimde bölüştürmeyi, sosyal paylaşımı ön planda tutan ülkeler mevcut. Sosyal refah sağlanmış, eğitim-öğretim, bilim ön planda, insanların insan olduğu için değer gördüğü yaşamsal alanlar. Bu durum benim umudumdur. Biz de yapabiliriz. Ne dersiniz?

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
gaziantep escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri escort ataşehir antalya escort