ordu-logo
Son Dakika
21 Ocak 2017 Cumartesi
18 Kasım 2015 Çarşamba, 10:58
OĞUZ SELİM YAZICI YAZICI
OĞUZ SELİM YAZICI YAZICI selimoguzyazici@hotmail.com Tüm Yazılar

BEKLENTİLER VE GERÇEK

Her zaman çok beğenilen, hep birilerine örnek gösterilen, hiç annesinin dizinin dibinden ayrılmayan uslu çocuklar vardır. Annesiyle, anneannesiyle gezmelere gider. Büyük davranışı sergiler. Hiç yaramazlık yapmaz. Oturduğu yerden de kalkmaz. Hatta ebeveynler böyle durumlarda çocuklara bir çizgi film kanalı bulur veya açarlar. Böylece usluluk pekiştirilmiş olur.

Peki;

İnsanın yapısına, eğitimine, kısacası eğitimine göre yenilenen bilgi ve teknoloji ışığında tekrar değerlendirmeler yapılması, insanın eğitiminin tekrar gözden geçirilmesi gerekmiyor mu? Hareket etmeye programlı bir sistemi 40 dakika otur, 10 dakika teneffüs denilen bir sistemin, kalıbın içine sokmak, sokmaya çalışmak nasıl bir tezattır. Doktora gidersiniz, hareket edeceksiniz, yürüyeceksiniz olmazsa olmaz birinci kuraldır. Çünkü hareket ettikçe beyne daha fazla kan ve daha fazla oksijen gider. Vücudun harekete bağlı işleyişini, gün boyu oturmaya dayalı bir eğitim sistemi ile ne kadar, nasıl kontrol edebilirsiniz?

Okullarımızda;

Sadece oturmak yetmez. Elleri göğsünde bağlı, “çiçek olun bakayım” oturuşu da önemlidir. Biraz kendini sıradan kaydırmış, sıraya yan oturmuş, ayaklarını uzatmış bir öğrenci “terbiyeli” bir öğrenci olmaktan her an çıkabilir. Fizyolojik yapı ile sistemin dayattığı yapı sürekli çelişir. Sistem fizyolojik yapıya uygun sistemler planlayıp uygulaması gerekirken, kolay, maliyeti az ve kurulan fiziki yapıyı çok zorlamayacak sistemleri destekler.

Örneğin; beyin hareket etmek ister, okul bastırır, engeller, ısrarcı olursan cezalandırır. Otorite, bir başka anlatımla disiplin bir duvar gibi çocukların önlerine çekilir. Çocuklardan sürekli olarak askeri bir düzen içinde hareket etmeleri beklenir. Belki uyarılarla ve demokratik söylemlerle çözülebilecek birçok sorun kullanılan üslup yüzünden tepkiler alır ve aykırılık başlar. Sağdan çık, soldan in, musluğu kapat, ışığı söndür, yapma, etme, gibi emir cümlelerinin yerine emir edilen şeylerin niçin yapılmamasını anlatmak çocuk duygularına ve ruhuna daha uygun bir davranıştır. Bu duruma şimdi birde “Kamera ile izlenmektesiniz” , “Sesiniz kayda alınmaktadır” tarzı güya iyi niyetli uyarılar ama abanın altında tehdit içeren yaşama müdahale çizgileri oluşturulmaktadır. Çocuklar tehdit içeren sözcüklere dayanamazlar. Bir bölümü uymuş gibi gözükerek bulduğu ilk fırsatta tehdit duvarlarına tekmeler atar, bir bölümü ise siner, pısırıklaşır, öz güvenini yitirir.

Beklentimiz tabii ki kurallara uyan, demokratik yaşam tarzını yaşam tarzları olarak benimsemiş, adalet, hak, eşitlik gibi kavramlarla donatılmış, saygılı, toplumun koyduğu kurallara toplumun var olması için uyum gösteren, soran, sorgulayan, bilgilerinden yeni çıkarımlara gidebilen, özgüvenleri yerleşmiş, kendi ayakları üzerinde duran çocuklar. Bunun için kalıplaşmış öğretilerin dışına çıkarak, fizyolojik ihtiyaçlara uygun eğitim-öğretim planlamaları yapmalı, beyin-duygu-eğitim üçgenini uyum içinde çalıştırmalıyız.

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort Samsun Escort Bursa Escort mersinliescortt izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort konya escort oyuncak hikayesi 4 izle Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri eskişehir web tasarım escort ataşehir