ordu-logo
Son Dakika
20 Ocak 2017 Cuma
04 Ocak 2017 Çarşamba, 09:00
OĞUZ SELİM YAZICI YAZICI
OĞUZ SELİM YAZICI YAZICI selimoguzyazici@hotmail.com Tüm Yazılar

BEN BİLDİM BİLELİ…

Çocukluğumuzda bu akşam “yılbaşı” dendiğinde, günün şartlarının biraz üstünde bir yemek ve her geceki uyku saatinden biraz daha geç bir uyku saati gelirdi aklıma. Babam bulabilirse ya da aklına gelirse diyelim yarım kilo kestane alır, ördek soba diye adlandırılan kabuk sobasının üstünde veya meşhur kuzinenin gözünde (fırın yerinde) kızartırdık. Bazen o akşama denk getirilen tavukta olurdu sofrada. Bu çevremdeki tüm arkadaşlarım için böyleydi. Hiçbir şey alamayan babalar çekirdek alırlardı. Anneler kendi ürünleri olan pıtlak mısırları patlatırlardı. Böyle fındıklı fıstıklı, çerezler yok muydu? Yoksa çok pahalı geliyordu alamıyorlar mıydı? Bilemeyeceğim. Bu ülkede teknolojiye yenilen bir kart gönderme, bayram kutlama, yılbaşı kutlama geleneği vardı. Yılbaşında kitapçıların gazetecilerin dükkânlarının önünde kart dizilen, şimdiki gazeteliklerin kart tipine uygun olanı gibi düşünebileceğimiz kartlıklar vardı. Onlarca kart alır uzaklarda amca, teyze, dayı, hala, arkadaş bırakmazdık. “Yeni yılınızı kutlar sağlık ve esenlikler dilerim” Eğer gönderilen büyükse “yeni yılınızı kutlar ellerinizden öperim” şeklinde yazılırdı. Postacılar yeni yılın ilk haftasını kart dağıtmakla geçirirlerdi. Şimdi pek görülmeyen takvimler, ajandalar dağıtılırdı. Milli piyango ile günün anlam ve önemine binaen tam geçiş esnasında televizyona çıkan bir assolistte işin ballı kaymağı oluyordu. Birde işin vaz geçilmezi sadece o akşam büyük küçük herkes tarafından oynanan “tombala”. Nasıl bir oyunsa sadece yılbaşında oynanır ve tombala torbası bir sonraki seneye kadar ortadan kalkardı. Biz Hristiyan âdetimi, Müslüman âdetimi sorgulamazdık. Tüm dinlerde “Âdem ile Havva’dan” geldiğimiz söylenirken kardeşlerin farklı inançlarda, farklı yaşantılarda olması sorgulanmaz, yargılanmazdı.

Ne olduysa dinin “Ahlak ve Vicdan” olmazsa olmazından çıkıp gösteriş amacına yönlendirilmek istenmesiyle oldu. İslam dininin hoşgörüsü, insan sevgisi, insana verilen değer, Allah’ın verdiği cana kast etmenin direk cehennem ile cezalandırılacağı söylemleri geri planda kaldı. Ahlak ve vicdan olmazsa din olmaz görüşünün yerini din adına katliam yapan ve buna icazet veren katiller doldurdu.

Dünyanın bilinen en eski yerleşim merkezlerinden olan “Anadolu” tarih boyunca geçişlere, değişik kültürlere ev sahipliği yaptı. Bu topraklar üzerinde barış içinde kardeşçe yaşanmasını kimse engelleyemedi. Ayrıştırmaya yönelik olan yeni oyunu “Türkiye” çabuk çözdü.

Küresel emperyalizmin gayri meşru çocukları. Tetikçiler, katiller. Çok uzun zamandır ülkem üzerinde oynadığınız Alevi-Sünni, Kürt-Türk, Sağcı-Solcu oyununa çoğu zaman düştük. Ama her düşüşte daha güçlü ve daha bilinçli dirildiğimizi anlayın. Şimdi oynadığınız oyun “laik-Anti laik” oyunu. Bilin ki, emin olun ki düşmedik, düşmeyeceğiz.

 

 

 

 

 

 

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort gaziantep escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort konya escort Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri eskişehir web tasarım escort ataşehir antalya escort