ordu-logo
Son Dakika
19 Ocak 2017 Perşembe
04 Ocak 2017 Çarşamba, 11:16
ALİ ÖZTÜRK
ALİ ÖZTÜRK aliozturk@hotmail.com Tüm Yazılar

BİTSİN ARTIK BU TERÖR

Yılbaşı Gecesi eğlence merkezlerinden Ortaköy’deki Reina’ya yapılan saldırıda yine masum insanlar acımasızca katledildi.
2017’ye umutla girmek yerine böylesine acı travma ile giriyorduk ne yazık ki…
Yılbaşı Kutlamalarının aleyhine, dinci kesimler tarafından günler öncesinden yoğun bir kampanya başlatılmış, bu kutlamanın dinimizde yeri olmadığı propagandası yapılmıştı.
Dinci terör örgütü İŞİD’in de her fırsatta terör girişiminde olduğu böyle bir zamanda buna rağmen kalenkişoflu bir terörist tek başına bir eğlence merkezini basıp çoğu yabancı uyruklu 39 kişiyi katledip 60 kadar kişiyi de yaralayabiliyordu. Bu da bize güvenlik tedbirlerinin ne derece yetersiz olduğunu açıkça göstermektedir.
O gece orada hayatını kaybeden genç insanlarımızdan biri de, kendileri her ne kadar tanımasam da aile fertlerinden çoğunu yıllar öncesinden tanıdığım Mustafa Sezgin Seymen’di…
Sürmeneli Seymen ailesinden Mustafa Sezgin, uzun yıllar Ordu’da Ziraat Bankasında görev yapmış, öfkesi bile espri yüklü bir kişi olan rahmetli Kadir Seymenoğlu’nun torunudur.
Eskilerinin yakından tanıdığı, hala buruk bir sevgi ve tebessümle anımsadığı Kadir Seymenoğlu’nun Fiskobirlik’ten emekli oğlu merhum Sezgin Seymen’in mahdumu, eski dost ve arkadaşlarımızdan Av. Sakin, merhum Nadir ve Kemal Seymen kardeşlerin de yeğeni olan Mustafa Sezgin, nişanlısı ile birlikte yılbaşı eğlencesi için gittiği eğlence merkezinde ne yazıktır ki terörün kahpe kurşunlarına hedef oluyordu.
Daha geçtiğimiz ay Beşiktaş’taki hain saldırıda da yine Ordulu bir gencimizi, Görkem Yazıcı’yı kaybetmiştik. O da Ordu’da bizim jenerasyondan merhum Cemalettin Yazıcı’nın biricik evladıydı…
Henüz hayatının baharında geleceğe umutla bakan nice gençlerimizin, kimi asker, kimi polis, kimi sivil bir meslek sahibi ya da öğrenciydi terör kurbanlarının pek çoğu… Hepsinin de kendine göre yarım kalan bir hikaye vardı… Kimileri nişanlısına, sözlüsünü kavuşmadan göçüp giderken bu dünyadan, şehit olan asker ve polislerimiz ise arkalarında, boynu bükük yetimleriyle, acısını, ”vatan sağ olsun” sözleriyle dindirmeye çalışan gözü yaşlı ana, baba, eş ve kardeşlerini bırakıyordu.
Yüce Milletimizin başına musallat olan bu terör belasını def etmenin zamanı geldi de geçti bile… Bu yüce Türk Milleti ki, en zor şartlar altında bile Kuvaı Milliye ruhuyla bekasını devam ettirmeyi başarmıştır. Bu belayı da mutlaka def edecektir. Yeter ki ayrışmak yerine ortak milli değerlerimiz etrafından birlik olmayı hedefleyelim. Birbirimizin yaşam biçimlerine, dini inançlarına saygı göstermeyi bilelim, dinimizin ibadet boyutlarını önemsediğimiz kadar ahlaki değerlerini de dikkate alalım, dinimizle ilgisi olamayan bir takım hurafelere inanmayalım istiyoruz ama görülen o ki, bugünkü şartlarda bunu sağlamamız pek de öyle kolay değil gibi…
Nitekim bir yandan insanlarımızın yaşam biçimleri için dayatmalar olurken bir yandan da sosyal medyada, bu son menfur olayda yaşamını kaybedenler hakkında bile nefret dolu söylemleri görmekteyiz. Makam, mevki sahibi bazı kişiler dahi birleşmemize vesile olabilecek Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ü itibarsızlaştırma gayreti içindeler.
İşte Rize Belediye Başkanı… Akıl almaz çakma bir bahaneyle kentin Cumhuriyet Meydanındaki Atatürk heykelini kaldırdı. Hem de Irak’ın devrik lideri Saddam’ın heykelinin kaldırış biçimini anımsatacak bir saygısızlıkla. Rize Belediye Başkanı Reşat Kasap’ın bu saygısızca uygulamasında kendisini savunmak amacıyla yaptığı şu açıklamasına bir bakar mısınız?
Rize’nin 2 Mart 1916 Rus işgalinden kurtulmasını delil gibi göstererek, ”Rize’yi Atatürk kurtarmadı” diyebiliyor Reşat Kasap…
Anlaşılan o ki, 1916 dan sonraki gelişmelerden kendileri ya bihaber, ya da işine gelmediğinden bilmezden gelmekte… Eğer Gazi Mustafa Kemal, ülkemiz topraklarını yabancı devletlere peşkeş çeken o Sevr Antlaşmasını yırtıp atmasaydı bugün kendilerinin Belediye Başkanı olduğu Rize, hangi yabancı bir devletin toprakları olacaktı acaba?
Kendileri bugünkü gibi yine ibadetini rahatça yapabilecek miydi? İllerinin ekonomisinin yetersizliğinden gurbete mahkum olan Rizelileri ferahlatan çay tarımının öncüsü, bugün heykelini kaldırdığı O Atatürk değil miydi?
Maiyeti ile birlikte Kuvayı Milliyeye destek veren Rizeli Mataracı Mehmet Efendi ile Atatürk’ün kendisine ‘Emice’ diye hitap ettiği İpsiz Recep’in kemiklerini sızlattığının bile farkında değil ne yazık ki Rize Belediye Başkanı…
Nankörlük ediyorsun sen ey Rize
Belediye Başkanı Reşat Kasap!
Bil ki tutmaz senin, geçmişi unutup
geleceğe yaptığın bu hesap…
Ülkemizin bugünkü terör badiresini atlatması için aramızdaki her türlü farklılığı bir kenara koyup tek yürek olmaktan başka çıkar yolumuz olmadığını asla unutmayalım.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort gaziantep escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort konya escort Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri eskişehir web tasarım escort ataşehir antalya escort