ordu-logo
Son Dakika
22 Ocak 2017 Pazar
07 Nisan 2015 Salı, 12:06
GÜRSEL YILDIRIM
GÜRSEL YILDIRIM yildirim.gursel@gmail.com Tüm Yazılar

BOŞUNA MI DOLAŞTIK BİZ BU YOLLARDA

Dillerin varlık nedenlerinden biri toplumun düşünsel etkinliğini artırmaktır.Dolayısıyla dil,ayrıca bilim konusudur.Her toplum kendi dil varlığının gelişmesi için şairlerin,yazarların,düşünenlerin önünü açmaya çalışır.Bilim kendini o toplumun diliyle ifade ettiğinde hem zenginleşir,hem de halkın malı olur.Geliştirilemeyen ya da gelişemeyen diller tıkanır,çaresiz kalır ve ölür.
Şimdi Türkçemiz için yapılan etkinliklerden bazılarına bakalım:
*Kaşgarlı Mahmut, Divanü Lügat-it Türk adlı eserinde (1074) Türkçenin güzel ve zengin bir dil olduğunu savundu.Bu eser 7500 kadar Türkçe kelime içermektedir.
*Ali Şir Nevai (1451-1501)Muhakematü’l Lügateyn adlı eserinde Türkçeyi,Farsça ve Hintçeden daha güzel ve zengin olduğunu savundu.
*Karamanoğlu Mehmet Bey (1277) Türkçeyi, Selçuklu topraklarında resmi dil ilan etti.
*İkinci Murat (1421-1444) zamanında Kuran birkaç kez Türkçeye çevrildi.
*Fatih Sultan Mehmet (1444-1481) zamanında da Kuran’ı Türkçeye çevirme çalışmaları sürdürüldü.
*İkinci Bayezit (1481-1512) tarih kitaplarının Türkçe yazılmasını istedi.
Bütün bu çabalar Türkçeye yeni terim ve sözcükler kazandırdı.
M.Kemal ATATÜRK , dilbiliminin önemini Cumhuriyet’le birlikte Türk halkına göstererek Türk Dil Kurumu’nu kurdu.
Şimdi dil üzerine yapılan tartışmalara,dilinin özgünlüğünü korumak için çabalayan kişilere olan saldırıya bakalım.Elbette amaç sadece dil değil;dilin yarattığı birlik ve dayanışma,ulus kültürüdür.
Dilini iyi bilenin dinini de iyi bileceği doğru bir yaklaşımdır. 14.yüzyılda Dante,Latince’ye karşı İtalyanca için;16.yüzyılda Luther,Latince’ye karşı Almanca için uğraş verdiler.Shakespare’nin İngilizceye katkısını yadsıyamayız.Aklımıza gelebilecek nice dilciler var.
Dilini iyi kullanan insan,dinini de daha iyi anlamaya başlamıştır.Dini, ibadet kurumları içine hapsedenlerden kurtaran toplum;dinin sadece ibadetten oluşmadığını,ahlaki boyutunun da önemini fark etmiştir.Ancak bu farklılığın anlaşılması pek çoğumuzun işine gelmeyince gösterişe yönelik çabalar artmıştır.
Nitekim bu durum,coğrafyamızda ve ülkemizde, yakın zamanlarda görülmemiş bir bağnazlık ve dogmatiklik dönemine girmiş,gittikçe sofulaşan bir duruma yönelmiştir.
Artık görüyoruz.Dinimiz sadece ibadet-merasim-muamelat düzeyinde yaşanmaktadır.Ahlaki ve manevi boyutu gözardı edilmektedir.
Bütün bunlar toplum düzeyinde dar bir din kültürüne,bireysel olarak ta dar,çıkarsal ilişkilere yönelmiştir.Yaratmak istediğimiz her kuruma din adamı yetiştirmek gibi sığ düşüncemiz,din eğitiminde tuttuğumuz yol, iç dünyası huzursuz bireyler üretmektedir.Bu anlayışla ne uluslararası başarı gösterebiliriz bir bilim dalı,ne demokratik yaşama örnek bir davranış mümkün.
Sonra gelsin öfkeler,bağnazlıklar,düşmanlıklar,hoşgörüsüzlükler…
Acımasızca öldürmeler,katliamlar…
Fenerbahçe’ye saldırı kültürünün altında yatan nedenlerden biri de bence budur.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort Samsun Escort Bursa Escort mersinliescortt izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort konya escort oyuncak hikayesi 4 izle Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri eskişehir web tasarım escort ataşehir