ordu-logo
Son Dakika
17 Ocak 2017 Salı
21 Mart 2016 Pazartesi, 11:17
OĞUZ SELİM YAZICI YAZICI
OĞUZ SELİM YAZICI YAZICI selimoguzyazici@hotmail.com Tüm Yazılar

BÖYLE BUYURDU HAZRET…

Gün geçmiyor ki koca koca insanlardan, unvanın son demine vurmuş beyinlerden, vatandaş, eğitimci, sağlıkçı, akademisyenden sizi şoka sokacak bir yumurtlama duymayasınız. İşin sizi üzen yanı ise toplumun değer yargılarının yerle bir olması, hoca (akademisyen) diye saygı duyulan, adının önünde yer alan bir karış unvanı olan insanların toplum gözünde “bunu ben de söylerdim”,  “bu kadar ben de saçmalardım”, “bunu söylemek için bu kadar okumaya gerek yok” yargılarının yerleşmesi. Kendisini gerçekten bilime adamış, adının önündeki unvanların her bir kelimesi için hayatını veren bilim insanlarımızı bu kategoriden ayırmak istiyorum. Onların gerçekten çok üzüldüğünü düşünüyor, bunlar bilim insanı değil, diye haykırdıklarını duyuyorum.

Bazen algı oyunları içinde gündemle oynama adına bazı şahsiyetlerin çok profesyonel çıkışlarla gündem belirlediğini biliyorum. Belki yönetimin gereği bu. Belki toplum mühendislerinin zaman zaman gerek duydukları bir oyun. Ama zaman zaman öyle çıkışlar, öyle sözler, öyle fikirler çıkıyor ki. Hep kendime telkin ettiğim sonsuz hoşgörü bile ne yapacağını şaşırıp içimde bir sağa bir sola vurup duruyor.

Ve hep söylenen şu “ Gerçek olan bu değil”

Ve hep anlamadığım şu “ Beyanat verilen alanlarla ilgili en azından lisans düzeyinde eğitim almış insanlar, öğretmenler, din adamları, “la havle” demiyor.

O zaman içimde ki fırtınalar kasırga oluyor ve diyorum ki “ Gerçek bu”

Alanında âlim, önder, yol gösterici, artık adına ne derseniz deyin bir otorite size “cinsel ilişkiye giren bir kişinin, ilişki sırasında “hocasını, şeyhini hatırlaması durumunda, doğacak çocuğun bereketli ve güzel ahlaklı doğacağını” söylerse.

Şimdi okumaya-yazmaya, ilime – bilime filan gerek yok. Böyle bir insan, eğer böyle bir sözcüğü kullanmışsa Saray Köyü’nden Dursun bile O’na şöyle der.

Şimdi güzel ahlaklı! Bir kadını düşünerek veya tersi yakışıklı ahlaklı! Bir erkeği düşünerek yapılırsa da “yakışıklı-ahlaklı” veya “ güzel-ahlaklı” olur mu? Siz de görebileceğimiz şekil (a/b/c/d) var mı?

Sonra geçelim bunları, uğraşacak başka iş mi yok? İnsanlığa, topluma yararlı bir kaç kelam bu cima işinden daha mı zor? Mesela, Mevlana’yı düşünüp “Hoşgörü, barış, sevgi…” konuşmaları yapsak, “Ne olursan ol gel” desek. Fatih olup “ Müslümanları camide, Hristiyanları kilisede, Yahudileri Havrada” görmek isterim desek. Ya da bu muhteşem duruşun altında yatan felsefeyi-hoşgörüyü filan araştırsak. İzmir’in kurtuluşunda ayağının altına serilen “Yunan Bayrağına” basmayıp, yerden kaldırtan adam gibi adamı anlatsak. Adamlığın dinle- imanla-inançla alakalı bir durum olmadığını adamlığın insanlıkla eşdeğer olduğunu ve Yunus’tan bir alıntıyla “ Yaratılanı severim, Yaratandan ötürü” diyebilsek… Şu cima muhabbetlerini kişilere bıraksak.   Kişilerin özellerine saygı duysak… Demi ama…
Dumura uğratmasak toplumu… İnsanların aklını karıştırmasak.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
gaziantep escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri escort ataşehir antalya escort